kapını ile cümle

kapını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Filmde Sarah bunu "Diğer muhafıza sorsam, bana bu kapının kaleye açıldığını söyler mi?" sorusuyla yapar.영화에서의 답은 "다른 보초라면 이 문이 성으로 통한다고 대답해 줄까요?"였다.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.이뿐만 아니라 해양오염또한 그들에게 영향을 끼치고 있으며, 그물에 걸려서 익사하는 경우도 많다.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.후렴 단결한 회사가, 우리가 하리.
Kapının camı kırılmış.창문은 깨졌다.
Askerler kapının arkasında beklemektedirler.보병 출입용 문은 후방에 있다.
Tek çare kapının kırılmasıydı.그러나 깨진 창문을 통해 나온 사람은 나 혼자였다.
Yarışmacı bu durumda ilk seçimini korumak ya da iki kapının ardındakilerin toplamını seçmek hakkına sahiptir.경기 시작시 동전을 던져 이긴 쪽에서 서브권이나 코트 위치 둘 중 하나를 택일하여 결정할 권리를 갖는다.
Hayır, her kapının anahtarı olan para yani rüşvet !!각 수의 대한 주석은 구두점을 이용한다. "!"
Porta kapının içinde bulunan küçük kapı insan girişi içindir.빛으로 향한 동굴의 좁은 통로가 입구까지 달하고 있다.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.אֶמְצָא תְּרוּפָה לִכְאֵבִי, מִקִּינָתִי אֶגְהֶה מְזוֹרִי!
Silah da kapının yanına savrulur.המחבלים ירו לעבר הדלת.
Tebrikler Amerika kapınızda.להצלחה בארצות הברית.
Amaç, muhafızlardan birine bir soru sorarak hangi kapının kaleye açıldığını bulmaktır.איך ניתן בעזרת שאלה אחת בלבד לגלות מה הדלת המובילה לאוצר?'.
Kapının dışında.בדלת.
Kapının niçin inşa edildiği bilinmiyor.Не се знае защо постройката е била изоставена.
Bu sırada kapının kendiliğinden açılıp kapandığını görür.Пример: Вратата се отвори сама.
Kapının iç ve dış duvarları var.Започва се със стените и вратата.
Kapının adının kaynağı bölgede bulunmuş olan Ayia Paraskevi Manastırı'dır.Същинското име на парка обаче идва от намиращия се на негова територия будистки манастир Хемис.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Мила дума, ласка нежна, Ах, сърцето не мълчи!
Kapının camı kırılmış.Vrata so bila porušena.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Tako na primer moja vrata so ti odprta pomeni pri meni si dobrodošel.
Altta bulunan sarı ve kırmızı ışıklar ise kapının kilitli veya kilitsiz olduğunu gösterir.Rdeče in zelene signalne luči so nameščene na portalih, in kažejo katere steze so odprte ali zaprte za promet.
Tam o sırada kapının üzerinde kırmızı bir şimşeğin çaktığını görür.Zvečer je zagledal svetilko, ki se je prižgala na hiši.
Kent surlarla çevriliydi ve dört kapının dört yönetim merkeziyle yönetiliyordu, kentte iki kışla vardı.Mesto je imelo obzidje s štirimi mestnimi vrati in dve mestni četrti zidanih hiš.
Kapının dışında.Lauke už durų.
O kapının ardında araba olma olasılığı hâlâ 1/3'tür.Iš pradžių, tikimybė, kad už vienerių iš šių dvejų durų slepiasi automobilis yra 2/3.
Kapının üzerindeki yazı bandında Hicri 1235 tarihi okunmaktadır.Manoma, kad ant piliakalnio stovėjusi rašytiniuose šaltiniuose 1253 m. minima Paminijės pilis.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Aš jam kalną pyliau – jis man duobę kasė.
Çocuk, kapının arkasına saklandı.Vaikas pasislėpė už durų.
Askerler kapının arkasında beklemektedirler.Jäänud talli ukse taha valvama.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Ala ve meid kodvusehe, no päzuta meid pahaspäi.
Kapının niçin inşa edildiği bilinmiyor.Tänaseni pole selge, miks kabel ehitati.
Kapının dışında.Uks asub ukseavas.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Darnach maß er die Weite der Tür im Tor zehn Ellen und die Länge des Tors dreizehn Ellen.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.És méré a kapu nyílásának szélességét tíz singre, és a kapu hosszúságát tizenhárom singre;
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.In meril je širjavo odprtine med vrati: deset komolcev, dolgost hodišča v vratih: trinajst komolcev.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Ja hän mittasi portin oviaukon leveyden: kymmenen kyynärää, ja portin pituuden: kolmetoista kyynärää.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.또 그 문통을 척량하니 광이 십척이요 장이 십 삼척이며
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Mediu mais a largura da entrada da porta, que era de dez côvados; e o comprimento da porta, treze côvados.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Midió el ancho de la entrada de la puerta, el cual era de 10 codos. El largo del umbral era de 13 codos
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Người đo bề rộng của lỗ hiên cửa , có mười cu - đê , và bề dài mười_ba cu - đê .
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Người đo bề rộng của lỗ hiên cửa, có mười cu-đê, và bề dài mười ba cu-đê.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Och han mätte portöppningens bredd: den var tio alnar, och portens längd: den var tretton alnar.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Og han målte bredden av portåpningen: den var ti alen, og portens lengde: den var tretten alen.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Potom zmeral šírku otvoru brány, desať lakťov, dĺžku brány trinásť lakťov.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Så målte han Portindgangens Bredde til ti Alen og Portgangens til tretten.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Vervolgens mat hij de totale breedte van de ingang van de poort op: 4,50 meter. De hoogte bedroeg 5,85 meter.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Wymierzył też szerokość drzwi onej bramy na dziesięć łokci, a długość bramy na trzynaście łokci.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Změřil též i širokost dveří té brány desíti loket, a dlouhost též brány třinácti loket,
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Και εμετρησε το πλατος της εισοδου της πυλης, δεκα πηχας, και το μηκος της πυλης, δεκατρεις πηχας.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.И като измери широчината на входа на портата, тя беше десет лакти, а дължината на портата тринадесет лакти.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.Ширины в отверстии ворот он намерил десять локтей, а длины ворот тринадцать локтей.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.וימד את רחב פתח השער עשר אמות ארך השער שלוש עשרה אמות׃
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.وقاس عرض مدخل الباب عشر اذرع وطول الباب ثلاث عشرة ذراعا.
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.他 量 門 口 、 寬 十 肘 、 長 十 三 肘
Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin genişliği on üç arşındı.他 量門口 、 寬 十 肘 、 長 十三 肘
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.하지만 마지막에서, 이스마엘 밝혔다 가고, 당신이 말 안 들려? 문 앞에 떨어져; 여러분의 패치 부츠는 방법을 중단하고 있습니다. 그러니 제가했습니다.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.Але далі, Ізмаїл, сказав, що я нарешті-то, не чуєш? піти від до дверей; ваш пропатчен чоботи зупинки в дорозі.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.אבל קדימה, ישמעאל, אמר לי סוף סוף, אתה לא שומע? להתרחק לפני הדלת; מגפי טלאים שלך לעצור את הדרך. אז הלכתי על.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.あなたのパッチを適用したブーツは、道を停止している。というように私は行きました。 私は今本能で、確かに、そこのため、水のある方向へかかった通りに従いました

İlgili Sayfalar