kapını ile cümle

kapını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada, California valisinin bir gün kapınızda birden Terminatör olarak belirmesinden bahsetmiyorum.Nous en avons maintenant 5300.
Burada, California valisinin bir gün kapınızda birdenСамо да добиете представа.
Burada, California valisinin bir gün kapınızda birdenהאובדן ליחידה שלו ועל כך
Burada, California valisinin bir gün kapınızda birdenهذا الفقدان كان أمرا قاسيا على وحدته, و على أنهم
Burada, California valisinin bir gün kapınızda birden最も勇敢な兵士を失うのが
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Fui atirado para um espaço branco, diante de uma grande entrada.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Jag kastades i ett vitt ljus framför en stor dörr.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Jeg blev kastet igennem hvidt lys foran en stor dør.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Me arrojaron a un espacio blanco, justo delante de una gran puerta.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Minut heitettiin valkoiseen tilaan suuren portin eteen.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Sono stato lanciato in uno spazio bianco, davanti a un grande cancello.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Zostałem wrzucony w białą przestrzeń przed wielkimi wrotami.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Εκσφενδονίστηκα σε κάτι λευκό, μπροστά σε μια μεγάλη πύλη.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Меня бросило в белое пространство у больших ворот.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım. (Çekiçler çınlıyor)Kijk eens naar de figuren in de vorstelijke ingang. hamer geluid
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım. (Çekiçler çınlıyor)Podívejte se na postavy na královském portálu (zvuk kladiv)
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Jetons un regard sur les statues sur le portail royal.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Przypatrzmy się postacion w ościeżach królewskiego portalu.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Давайте посмотрим на фигуры на столбах между вратами.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Поглянемо на фігури Королівського порталу.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Bojují o přední místa v cyklistickém závodě nudistů a míří si to přímo k vašim vstupním dveřím.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Concurează într-o cursă de ciclism şi se îndreaptă direct spre uşa dvs.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.De konkurrerer i et nøgen cykelløb og de er på vej lige til din hoveddør.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Egy meztelen kerékpárversenyen vesznek részt, és egyenesen az ajtód felé tartanak.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Es ist ein nacktes Fahrradrennen und sie kommen genau auf dich und deine Haustür zu.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Están compitiendo en una carrera nudista de bicicletas y van en dirección a su puerta de entrada.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Estão a competir numa corrida de ciclistas nus e dirigem-se para a porta da vossa entrada.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Họ đang thi đấu trong một cuộc đua xe đạp khỏa thân, và họ được phép chạy thẳng tới trước cửa nhà của bạn.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Ils courent dans une course de vélo nudiste, et ils se dirigent droit sur votre porte d'entrée.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.벌거벗은 채로 하는 자전거 경주 중인 사람들인데 여러분의 현관문쪽으로 달려오고 있어요.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Ścigają się nago na rowerach i jadą prosto na drzwi.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Tekmujejo v nudistični kolesarski tekmi in kolesarijo naravnost proti vašim vratom.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Ze strijden in een naakte wielerkoers, en ze komen recht op je voordeur af.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Διαγωνίζονται σε μια γυμνή ποδηλατοδρομία, και κατευθύνονται προς την εξώπορτά σας.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Они участвуют в велопробеге нудистов и несутся прямо к вашей двери.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.Те участват в състезание за голи велосипедисти и се насочват право към външната ви врата.
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.הם מתחרים במירוץ של רכיבה בעירום על אופניים והם מתקדמים ישירות אל דלת הכניסה שלכם
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.مشتركون في سباق دراجات للعراة ومتجهون إلى باب منزلكم مباشرة
Çıplak bir bisiklet yarışındalar ve direkt olarak sokak kapınıza yönelmiş vaziyetteler.あなたの玄関に突進してきます その映像を思い浮かべてください
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi ki그리고 우리는 닫혀진 문 앞에서 잠시 멈추었는네, 로빅첵 박사는
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiNastępnie zatrzymaliśmy się przed zamkniętymi drzwiami i doktor Robicsek powiedział, z wyraźną dumą:
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiPotom sme zastali pred zavretými dverami a Dr. Robicsek s očividnou hrdosťou povedal:
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiואז עצרנו לפני דלת סגורה וד"ר רוביצ'ק אמר,
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiثم توقفنا أمام الباب المغلق قال السيد روبيكسك
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi ki「さあこの先はレジスタンス作品だ」
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Oj, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Ó, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va aduce apă de băut din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va da să beau apă din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David eut un désir, et il dit: Qui me fera boire de l`eau de la citerne qui est à la porte de Bethléhem?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ao_ước rằng : Chớ_chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ao ước rằng: Chớ chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ước_ao rằng : Than_ôi ! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ước ao rằng: Than ôi! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.E Davi, com saudade, exclamou: Quem me dera beber da água da cisterna que está junto a porta de Belém!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.E Davi, ofegante, exclamou: Quem me dera beber da água do poço de Belém, que está junto � porta!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.In Davida je obšla želja in je rekel: O da bi mi kdo dal piti vode iz studenca v Betlehemu, ki je pri vratih!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.In Davida je obšla želja in je rekel: O, da bi mi kdo dal piti vode iz studenca v Betlehemu, ki je pri vratih!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.다윗이 사모하여 가로되 베들레헴 성문 곁 우물 물을 누가 나로 마시게 할꼬 하매
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Pohnul se pak David žádostí, a řekl: Ó by mi někdo dal píti vody z čisterny Betlémské, kteráž jest u brány.

İlgili Sayfalar