Bekle , biri kapıma vuruyor.Hold on, someone is knocking at my door.
Kapıma ne oldu?What happened to my door?
Kapıma "Sigara içilmez" işaretini yapıştırdım.I pasted the sign “No smoking” on my door.
Dakikalar sonra polis kapıma geldi.Minutes later, police arrived at my door.
Ben karda yoldan ön kapıma kadar üç dizi ayak izi gördüm.I saw three sets of footprints in the snow from the road up to my front door.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Tell those brats of yours not to kick my door when they go past
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,One day, two Mormon missionaries came to my door.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Powiedz swoim szczeniakom aby nie kopały w moje drzwi gdy przechodzą obok.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Řekni těm svým spratkům, aby nám nekopali do dveří, když jdou kolem.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Sagen Sie Ihren Gören, sie sollen mir nicht ständig gegen die Tür treten.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Signora Eriksson, dica ai suoi figli di non dare calci alla porta.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Sra. Eriksson, diga a sus hijos que no den patadas a la puerta.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Πείτε στα τερατάκια σας να μην μου κλωτσούν την πόρτα!
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Egy nap, két mormon misszionárius kopogtatott az ajtómon.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Eines Tages standen zwei mormonische Missionare vor meiner Tür.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Eräänä päivänä kaksi mormonisaarnaajaa tuli ovelleni.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Într-o zi, doi misionari Mormoni au sunat la ușă.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Jednoho dne ke mě domů přišli dva mormonští misionáři.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,어느 날, 두 명의 모르몬 교회 선교사가 저희 집에 왔습니다.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Một ngày nọ, hai người truyền đạo Mormon đến trước cửa nhà tôi.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Op een dag kwamen twee Mormoonse missionarissen aan mijn deur.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Pewnego dnia, dwóch Mormonów zapukało do moich drzwi.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Suatu hari, dua misionaris Mormon datang ke rumah saya.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Um dia, dois missionários mórmones apareceram à minha porta.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Un día, dos misioneros mormones vinieron a mi puerta.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Un giorno, due missionari Mormoni bussarono alla mia porta.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Un jour, deux missionnaires mormons sont venus à ma porte.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Μια μέρα, δύο Μορμόνοι ιεραπόστολοι χτύπησαν την πόρτα μου.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Един ден двама мормонски мисионери дойдоха на вратата ми.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Однажды два Мормонских миссионера позвонили ко мне в дверь.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,Одного дня двоє місіонерів-мормонів прийшли до моїх дверей.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,יום אחד שני מיסיונרים מורמוניים דפקו על דלתי.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,في يوم ما ، جاء اثنين من المبشرين المورمون الى بابي.
Bir gün, kapıma iki Mormon misyoner geldi,ロスの賑やかな場所に住んでいたから