kapımı ile cümle

kapımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bekle , biri kapımı çalıyor.Hold on, someone is knocking at my door.
Ne zaman gelirsen gel sana her zaman kapımız açık.Whenever you come, you are always welcome.
Çirkin bir adam benim kapımı çaldı.An ugly man knocked on my door.
Postacı kapımıza bir not bıraktı.The mailman left a note on our door.
Size kapımız daima açık.You're always welcome here.
Ofislerimiz arasında bir kapımız var.We have a door between our offices.
Kapımı her zaman çalabilirsin.You're always welcome at my place.
Kapımı kapattım.I closed my door.
Kimse kapımı çalmıyor.Nobody knocks on my door.
Ben artık kapımı açık bırakmıyorum.I don't leave my door unlocked anymore.
Ön kapımı kontrol etmek zorundayım.I've got to check my front door.
Arka kapımın onarılması gerekiyor.My back door needs to be fixed.
Komşunun arabası bizim kapımızın önünde.The neighbor's car is in front of our door.
Tom gecenin ortasında kapımı çaldı.Tom knocked on my door in the middle of the night.
Sokak kapımın sürgüsünü tamir edebilir misin?Can you fix the latch on my front door?
"Bir 'diye kapımızı onun arabası durdu."An' he stopped his cart at our door.
Şimdi sizlere şunu söylemek için burdayım: Hayalini kurduğumuz gelecek nihayet kapımıza kadar geldi.Now I am here to tell you that the future that we were dreaming for has eventually arrived.
Gelecek kapımızda, Ve gelecek şu anda.The future has arrived, and the future is now.
Kapımı kilitlemiyorum,I leave the door unlocked,
Daha iyi haber ise gelecek neredeyse kapımızda-- ve gelecek doku mühendisliğidir.So the better news is the future's almost here -- and the future is tissue engineering.
Kapımı tıklatan kim?Who's that knocking at my door?
Kapımız, herkesin katılımı ve katkılarına açık.We welcome the participation of everybody and the contributions.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.And there was a wasp's nest that I had let grow in my yard, right outside my door.
Sen kapımı Bu erken vurmayınız Ve eğer, ben sadece bunu takdir ediyorum lütfen.And please, I would just appreciate it if you don't knock on my door this early.
Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu!Blessed is the man who hears me, watching daily at my gates, waiting at my door posts.
Strpce halkının iyiliğini isteyen herkese kapımız açık.Anyone who wishes good to the people in Strpce is welcome.
AB Yetkilileri: Türkiye'ye Kapımız Açık KalmalıdırEU Officials Say Door Should Be Kept Open for Turkey
Bizim kapımız her zaman açık.Nuestra puerta siempre está abierta.
Bizim kapımız her zaman açık.Наши двери всегда открыты.
En azından gelecek kapımızı çalıncaya dek.Pelo menos até o próximo pico.
Komşuların arabası kapımızın önünde duruyor.De auto van de buren staat bij ons voor de deur.
Ama kendisi biliyor, siz de biliyorsunuz ki o filmi yapmak istediği zaman kapımız ona açık."そして、「もし、自分の映画だったらこう撮るのになあ」とあれこれ構想をめぐらす。
Ama kendisi biliyor, siz de biliyorsunuz ki o filmi yapmak istediği zaman kapımız ona açık."내가 그 배역을 맡았더라면 영화를 망쳤을 것이라 확실한다”라고 시간이 흘러 밝혔다.
Altı yaşındayken bir gün eve geldim, kapımızın önünde içi lezzetli şekerlemelerle dolu bir araba duruyordu.제가 6살이었을 때, 어느 날 집에 왔더니 집 앞 현관에 맛있는 단 것들이 손수레 가득 수북히 쌓여 있었어요.
Altı yaşındayken bir gün eve geldim, kapımızın önünde içi lezzetli şekerlemelerle dolu bir araba duruyordu.Jako sześciolatek znalazłem na progu domu wózek wypełniony słodyczami.
Altı yaşındayken bir gün eve geldim, kapımızın önünde içi lezzetli şekerlemelerle dolu bir araba duruyordu.llegué a casa un día y me encontré un carro repleto de los dulces más deliciosos en nuestra puerta.
Altı yaşındayken bir gün eve geldim, kapımızın önünde içi lezzetli şekerlemelerle dolu bir araba duruyordu.Toen ik zes jaar was, kwam ik op een dag thuis en vond een korf met de heerlijkste snoepjes voor onze deur.
Altı yaşındayken bir gün eve geldim, kapımızın önünde içi lezzetli şekerlemelerle dolu bir araba duruyordu.אני זוכר שכשהייתי בן 6, הגעתי יום אחד הביתה ומצאתי עגלה מלאת ממתקים טעימים על מפתן הדלת.
Altı yaşındayken bir gün eve geldim, kapımızın önünde içi lezzetli şekerlemelerle dolu bir araba duruyordu.ある日 学校から帰ると 玄関の前に 最高においしいお菓子で いっぱいのカートがありました 兄弟でむさぼるように食べていると
Aman Yarabbi'm, sanırım bir misafirim var. Kapımı tıklatan kim?Oh mon dieu, oh mon dieu, j'ai de la visite, devinez qui frappe à ma porte ?
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Ada sarang tawon yang saya biarkan berkembang di halaman, tepat di luar pintu rumah saya.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Da war ein Wespennest, das ich in meinem Hof wachsen ließ, direkt vor meiner Tür.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.E c'era un nido di vespe che avevo lasciato crescere nel mio cortile, proprio fuori dalla mia porta.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Er zat een wespennest, dat had ik laten groeien in mijn tuin, net buiten mijn deur.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Et il y avait un nid de guèpes que j'avais laissé grandir dans mon jardin juste devant ma porte.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Havia um ninho de vespas que eu tinha deixado crescer no jardim, mesmo à porta de minha casa.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.그 때 저희 집 앞마당엔 제가 자라게 내버려둔 말벌 둥지가 하나 있었지요. 현관문 바로 바깥에요.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Na podwórku miałam gniazdo os, Na podwórku miałam gniazdo os, tuż przed drzwiami.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Og der var et hvepsebo som jeg havde ladet vokse i min gård, lige uden for min dør.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Şi era un cuib de viespi pe care l-am lăsat să crească în curtea mea, chiar la exteriorul uşii mele.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Volt egy darázsfészek, amit hagytam nőni az udvaromon, rögtön kint az ajtó előtt.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Y había un avispero que había dejado crecer en mi jardín, justo fuera de mi puerta.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Υπήρχε μία σφηκοφωλιά στην αυλή μου, ακριβώς έξω από την πόρτα μου.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.Имаше едно гнездо на оси, което ги бях оставила да направят в двора ми, точно пред вратата.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.У меня было осиное гнездо, которое я оставила во дворе прямо около двери.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.והיה קן של צרעות שאפשרתי לו לגדול בחצר שלי. ממש מחוץ לדלת שלי.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.وكان هناك عش للدبابير تركته ينمو في فناء منزلي. خارج باب المنزل.
Bahçemde büyümesine izin verdiğim bir eşek arısı yuvası vardı, tam kapımın önünde.スズメバチの巣があって 成長するに任せていました たいていの人は小さいうちにそれをたたき落とします
Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu!Autuas se ihminen, joka minua kuulee, valvoo minun ovillani päivästä päivään, vartioitsee minun ovieni pieliä!
Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu!Beato l'uomo che mi ascolta, vegliando ogni giorno alle mie porte, per custodire attentamente la soglia

İlgili Sayfalar