kapılar ile cümle

kapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.Αι πυλαι των ποταμων θελουσιν ανοιχθη και τα παλατια θελουσι διαλυθη.
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.Речните порти се отварят, И палата се разрушава.
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.Речные ворота отворяются, и дворец разрушается.
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.שערי הנהרות נפתחו וההיכל נמוג׃
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.ابواب الانهار انفتحت والقصر قد ذاب.
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.河 閘 開 放 、 宮 殿 沖 沒
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.河閘開 放 、 宮殿 沖沒
İşaret dilini öğrenmek bana bu dünyanın kapılarını açtı.아무튼 수화를 배우는 것은 나에게 이 사회를 향한 첫걸음 이었습니다.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.A Joyce povedal, že chyby sú bránami k objavom.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.A Joyce říká, že chyby jsou bránou k poznání.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.A Joyce, że błędy są bramami do odkryć. A Joyce, że błędy są bramami do odkryć.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Dan [Joyce] berkata bahwa kesalahan merupakan kunci bagi penemuan dalam pembelajaran.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.E Joyce ha detto che gli errori sono i portali della scoperta.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.En [Joyce] zei dat fouten de portalen zijn van de ontdekking.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Et [Joyce] a dit que les erreurs sont les portails de la découverte.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Joyce szerint a tévedések a felfedezéshez vezető kapuk.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.[죠이스]는 이렇게 말했습니다. 실패는 발견으로 통하는 길이다 라고요.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Și [Joyce] a spus că greșelile sunt portalurile către descoperire.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Und [Joyce] sagte, dass Fehler die Tore zur Entdeckung sind.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Và James Bonds nói rằng sai lầm là cánh cổng của khám phá.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Y [Joyce] dijo que los errores son los portales del descubrimiento.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Και ο Τζόις είπε ότι τα λάθη είναι οι πύλες της ανακάλυψης.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.Джойс е казал, че грешките са вратата към откритията.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.И [Джойс] сказал, что ошибки — это предвестники открытия.
[Joyce] şöyle demişti; hatalar keşfin giriş kapılarıdır.وقال جويس: أن الأخطاء هي بوابات للاكتشاف.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.A mai făcut curtea preoţilor, şi curtea cea mare, cu porţile ei, ale căror aripi le -a acoperit cu aramă
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.A spravil dvor pre kňazov aj veľké nádvorie i dvere na nádvorí a ich dvere pokryl meďou.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Fece il cortile dei sacerdoti, il gran cortile e le porte di detto cortile, che rivestì di bronzo
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Fez mais o átrio dos sacerdotes, e o átrio grande, e as suas portas, as quais revestiu de bronze.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Ja hän teki pappien esipihan ja suuren esikartanon sekä esikartanon ovet; ja ovet hän päällysti vaskella.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.또 제사장의 뜰과 큰 뜰과 뜰 문을 만들고 놋으로 그 문짝에 입혔고
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Megcsináltatá a papok pitvarát is és a nagy tornáczot; és ajtókat a tornáczra, s azok ajtait rézzel borítá be.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Người cũng làm hành lang cho thầy tế lễ, và cái sân rộng, các cửa của sân, rồi bọc đồng các cánh cửa ấy.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Người cũng làm hành_lang cho thầy tế_lễ , và cái sân rộng , các cửa của sân , rồi bọc đồng các cánh cửa ấy .
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Så bygget han prestenes forgård og den store gård og dører til gården, og dørene klædde han med kobber.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Udělal potom síň kněžskou, též síň velikou, a dvéře u též síně okoval mědí.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Zbudował też sień kapłaóską, i sień wielką, i drzwi u onej sieni, a drzwi ich obił miedzią.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.И сделал священнический двор и большой двор и двери к двору, ивереи их обложил медью.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.При това направи двора за свещениците, и големия двор, и порти за двора, и покри вратите им с зад.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.ויעש חצר הכהנים והעזרה הגדולה ודלתות לעזרה ודלתותיהם צפה נחשת׃
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.وعمل دار الكهنة والدار العظيمة ومصاريع الدار وغشّى مصاريعها بنحاس.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.又 建 立 祭 司 院 、 和 大 院 、 並 院 門 、 用 銅 包 裹 門 扇
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.又 建立 祭司 院 、 和 大院 、 並院門 、 用銅 包裹 門扇
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.A kňazi a Levitovia očistiac sa očistili ľud, brány i múr.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.A očistivše se kněží a Levítové, očistili také lid, brány i zed.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.A oczyściwszy się kapłani i Lewitowie, oczyścili też lud, i bramy, i mur.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Da Præsterne og Leviterne havde renset sig, rensede de Folket, Portene og Muren.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.E os sacerdotes e os levitas se purificaram, e purificaram o povo, as portas e o muro.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.És minekutána megtisztíták magokat a papok és a Léviták, megtisztíták a népet is, s a kapukat és a kõfalat.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.In duhovniki in leviti so se očistili, in očistili so ljudstvo in vrata in obzidje.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.I sacerdoti e i leviti si purificarono e purificarono il popolo, le porte e le mura
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.제사장들과 레위 사람들이 몸을 정결케 하고 또 백성과 성문과 성을 정결케 하니라
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Les sacrificateurs et les Lévites se purifièrent, et ils purifièrent le peuple, les portes et la muraille.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Los sacerdotes y los levitas se purificaron y purificaron al pueblo, las puertas y la muralla
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Och prästerna och leviterna renade sig och renade sedan folket, portarna och muren.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Og prestene og levittene renset sig, og de renset folket og portene og muren.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Papit ja leeviläiset puhdistautuivat ja puhdistivat kansan sekä portit ja muurin.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Preoţii şi Leviţii s'au curăţit, şi au curăţit şi pe popor, porţile şi zidul.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Und die Priester und Leviten reinigten sich und reinigten das Volk, die Tore und die Mauer.
Kâhinlerle Levililer önce kendilerini, sonra halkı, kapıları ve surları paklama görevini yerine getirdiler.Και εκαθαρισθησαν οι ιερεις και οι Λευιται, και εκαθαρισαν τον λαον και τας πυλας και το τειχος.
İlgili Sayfalar