kapıların ile cümle
kapıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Malikanenin ön kapılarını gördüm.もう広大な敷地です
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.A metáfora é importante porque abre as portas à descoberta.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.A metafora fontos, mert ajtót nyit a felfedezéseknek.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Ẩn dụ quan trọng vì nó mở ra cánh cửa để khám phá.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.은유는 발견의 가능성을 주기 때문에 중요합니다.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.La metafora è importante perchè apre le porte alla scoperta.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.La metáfora importa porque abre las puertas al descubrimiento.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.La métaphore est importante parce qu'elle ouvre la porte de la découverte.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metafora contează pentru că ea deschide poarta către descoperire.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metafora je důležitá, protože otevírá dveře objevům.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metafora penting karena ini membuka pintu penemuan.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metaforen spelar en viktig roll därför att den öppnar upp för nya upptäckter.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metaforen zijn belangrijk omdat ze de deur openzetten voor ontdekkingen.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metafory są ważne bo otwierają drzwi do odkryć.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metaphern sind wichtig, denn sie lassen uns Neues entdecken.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Η μεταφορά είναι σημαντική επειδή ανοίγει την πόρτα στην ανακάλυψη.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Метафора важна потому, что она открывает путь к открытиям.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Метафората има значение, защото отваря вратата към откритието.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Метафори мають значення, адже вони прокладають шлях відкриттям.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.מטאפורות חשובות כי הן פותחות פתח לגילוי.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.فالتعبير المجازي مهم لانه يفتح الباب للإكتشاف
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.我々は問題解決や新たな発見の局面では
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.- a fost implicat în asta - poate deschide ușa spre comunicare unor oameni care au fost muți.
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.Âm nhạc có thể mở cánh cửa giao tiếp của những người từng bị câm
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.la musica può aprire le porte alla comunicazione con persone che erano mute.
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.la musique peut ouvrir les portes pour communiquer avec les gens qui ont perdu la parole.
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.המוסיקה יכולה לפתוח פתח לתקשורת עם אנשים שהיו אילמים.
"Neyi öğrenmek istiyorsun Ruma? İşaret dili mi ?". İşaret dilini öğrenmek bana bu dünyanın kapılarını açtı.Il y a un fort manque de connaissance et de stigmas sociaux, sur le fait d'avoir un enfant différent.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Aby oni i synové jejich byli při branách domu Hospodinova, v domě stánku po strážích.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Aby oni i synowie ich byli we drzwiach domu Pańskiego, w domu namiotu na straży.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Así ellos y sus hijos fueron porteros por turno en la casa de Jehovah, es decir, en la casa del tabernáculo
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.A tak boli oni aj ich synovia nad bránami domu Hospodinovho, domu stánu, podľa stráží.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.De och deras söner stodo därför vid portarna till HERRENS hus, tälthuset, och höllo vakt.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.de og deres Sønner holdt Vagt ved Portene til HERRENs Hus, Teltboligen.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.De og deres sønner stod ved portene til Herrens hus, telthuset, og holdt vakt.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Ei şi copiii lor păzeau uşile Casei Domnului, adecă ale casei cortului.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Essi e i loro figli avevano la responsabilità delle porte nel tempio, cioè nella casa della tenda
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Eux et leurs enfants gardaient les portes de la maison de l`Éternel, de la maison de la tente.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.저희와 그 자손이 그 반열을 좇아 여호와의 전 곧 성막문을 지켰는데
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Niin he ja heidän poikansa olivat vartijoina Herran temppelin, telttapyhäkön, ovilla.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Õk és fiaik õrizik vala renddel az Úr házának, a sátornak kapuit.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Oni in njih sinovi so imeli nadzorstvo pri vratih hiše GOSPODOVE, ob hiši šatora, kot straže.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Sejak itu mereka dan keturunan mereka tetap menjadi penjaga pintu gerbang Rumah TUHAN
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Zij en hun nakomelingen hadden de leiding over de tabernakel van de HERE.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.И они и сыновья их были на страже у ворот дома Господня, при доме скинии.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.И така те и потомците им надзираваха портите на Господния дом, на дома на скинията като вардеха по ред.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.והם ובניהם על השערים לבית יהוה לבית האהל למשמרות׃
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.وكانوا هم وبنوهم على ابواب بيت الرب بيت الخيمة للحراسة.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.他 們 和 他 們 的 子 孫 、 按 著 班 次 看 守 耶 和 華 殿 的 門 、 就 是 會 幕 的 門
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.他 們和 他 們的 子孫 、 按 著 班次 看守 耶和華 殿 的門 、 就 是 會幕 的 門
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Azaż odkryte są tobie bramy śmierci? bramy cienia śmierci widziałżeś?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Či sú ti zjavené brány smrti, alebo brány tône smrti si videl?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Cửa âm phủ há có bày ra trước mặt ngươi chớ? Có thấy các cửa của bóng sự chết chăng?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Cửa âm_phủ há có bày ra trước mặt ngươi chớ ? Có thấy các cửa của bóng sự chết chăng ?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Haben sich dir des Todes Tore je aufgetan, oder hast du gesehen die Tore der Finsternis?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Har dødens porter vist sig for dig, og har du sett dødsskyggens porter?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Hava dödens portar avslöjat sig för dig, ja, såg du dödsskuggans portar?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Jsou-li tobě zjeveny brány smrti? A brány stínu smrti viděl-lis?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?사망의 문이 네게 나타났었느냐 사망의 그늘진 문을 네가 보았었느냐
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Les portes de la mort t`ont-elles été ouvertes? As-tu vu les portes de l`ombre de la mort?