kapıların ile cümle

kapıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kapıların çarptığını duyabiliyorum.I could hear doors slamming.
Üç çocuk binanın kapılarını açtı.The three boys opened the doors of the building.
Bütün kapıların güvenli bir şekilde kapatılıp kapatılmadığını kontrol etti.He checked that all the doors were safely shut.
Ne yazık ki çakma kapıların modası geçiyor.Batten doors are sadly falling out of fashion.
Duvarların kulakları var, sürgülü kağıt kapıların gözleri var.Walls have ears, sliding paper doors have eyes
Bankalar kapılarını kapattı.Banks closed their doors.
Ülke genelinde bankalar kapılarını kapamıştı.Banks across the country had closed their doors.
Tom kimsenin kapılarını kilitlemediği küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town where nobody locks their doors.
Tom gece kapılarını kilitli tutuyor.Tom keeps his doors locked at night.
Duvarların kulakları vardır, kapıların gözleri vardır.The walls have ears, the doors have eyes.
Kapılarını kilitle.Lock your doors.
İçeri gir ve kapılarını kilitle! Pencerelerini kapat! Sisin içinde bir şey var!Get inside and lock your doors! Close your windows! There is something in the fog!
Tom kapılarındaki kilitleri değiştirdi.Tom changed the locks on his doors.
Tom bütün kapılarına yeni kilitler taktı.Tom put new locks on all his doors.
Ruslar, Brandenburg kapılarına dayandı.The Russians have arrived at the gates of Brandenburg.
Kapılarını kilitlemeni tavsiye ediyorum.I'd advise you to lock your doors.
O kapıların kapalı olması gerekir.Those doors should be closed.
Polis dedektifi tüm kapıların ve pencerelerin içeriden kilitli olduğunu söyledi.The police detective said that all of the doors and windows were locked from the inside.
Kapıların her ikisi de açık.Both of the doors are open.
Dan güvenlik görevlilerine tesisin tüm çıkış kapılarını kapatmalarını emretti.Dan ordered the security guards to close all the exit doors of the facility.
Dan bile kapılarını kilitlemedi.Dan didn't even lock his doors.
O kapıların ardında neler döndüğünü kimse bilmiyor.Nobody knows what goes on behind those doors.
Sayılar kapılarda veya kapıların yanında.The numbers are on the doors or next to the doors.
Tom kapılarını kilitledi.Tom locked his doors.
Tom taşrada yaşarken asla kapılarını kilitlemedi.Tom never locked his doors when he lived in the country.
Tom asla kapılarını kilitlemez.Tom never locks his doors.
Tom bile kapılarını kilitlemedi.Tom didn't even lock his doors.
Ben kapılarını kapattım.I closed the doors.
Toys ‘R’ Us iş hayatındaki yetmiş yılın ardından kapılarını kapatacak.Toys ‘R’ Us will be closing its doors after seventy years in business.
Sami insanların kapılarını çalıyordu.Sami was banging on people's doors.
Uyarı tabelaları ayrıca Johor-Singapore Causeway ve diğer sınır kapılarında görülebilir.Warning signs can also be found at the Johor-Singapore Causeway and other border entries.
Onun iyice ezilmiş cesedi Kudüs kapılarından fırlatılacaktır.His thoroughly crushed corpse will be thrown down before the gates of Jerusalem.
1925 yılında Joseph Edy, Oakland'daki "Edy's Character Candies Shop"'un kapılarını açtı.In 1925 Joseph Edy opened the doors to Edy's Character Candies Shop in Oakland.
Ölümün kapılarını bulmaları gerekecek.He guards the Doors of Death.
Ana giriş kapılarındaki kulplar ve tokmaklar dövme demirden yapılır.The handles and knockers on the main entry doors are made of wrought iron.
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.The following day, messengers arrived with news that the enemy was at the gates of the city.
Banka iflasa gider ve kapılarını kapar.They enter and barricade the doors.
Bu kapıların hepsinden çağrılacak kimse var mı?” diye sordu.Why was it that he never questioned them?"
627 başlarında Göktürkler ve müttefikleri Hazarlar, Derbent'in kapılarına ulaştılar.Early in 627, the Göktürks and their Khazar allies approached the Caspian Gates at Derbent.
Strowman, ambulansın kapılarını kapatınca maçı kazandı.Strowman then quickly closed the doors to win the match.
Moro şefi Antalas ile müttefik olan Guntharic, Kartaca'ya yürüdü ve şehir kapılarını ele geçirdi.Guntharic, allied with the Moorish chieftain Antalas, marched on Carthage and seized the city gates.
Ardından Çiğli ipek fabrikası işçileri, fabrika kapılarını kapatarak barikatlar kurdu.As a result of the blast, the factory owners shut the plant.
İşte o okul tam zamanında, 20 Eylül’de kapılarını öğrencilere açmış bulunmaktadır.The school opened its doors to students in September 1923.
Bir elinde cehennemin kapılarını açan bir değnek ve bir dilek taşı (Cintamani) tutar.A patient may lie beside a fire, so they can be comforted by the warmth and sound of the flames.
350 Milyon dolara yenilenen otel, 12 Şubat 2013 tarihinde kapılarını açmıştır. ^The new library, costing $30 million, opened June 14, 2015.
Andrath’ın ötesinde yol –Bree’nin kapılarının hemen batısında- Büyük Doğu Yolu ile kesişir.To the north of Andrath the road met the Great East Road, just west of the gates of Bree.
Kapıların hiç birisi bir diğerine benzememektedir.Neither one of them seemed to like the other.
Şehir, ülkenin Akdeniz'e açılan en önemli kapılarından biridir.One of them is the main door to go into the monastery.
Birçok sanatçıya müzik şirketinin kapılarını açmıştır.As a consequence many musicians left the orchestra.
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.And, third, they put the refrigerated goods behind closed doors with LED lighting.
Metafor önemlidir çünkü keşfin kapılarını açar.Metaphor matters because it opens the door to discovery.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.There are reporters on their way. Find a way to block them.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetics has opened the door to the study of human variability.
Sen de, hapishane kapılarını kapat!And you, close the prison doors!
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?So, were testable conjectures the great innovation that opened the intellectual prison gates?
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.And beside these doors, there are two people sitting there.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.So it opens up a whole new world, and these people saw it.
Program çalışmaya devam etmek istiyorsanız kapılarını kapatıp [döngüsü Başlat] itmek gerekirIf you want to continue running the program you must close the doors and push [CYCLE START]
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.The smells from shop doors were from the rest of the world.
Peki, bunu yapmak yerine, kapılarına istedikleri bir şeyi götürsek?Well, how about instead of doing that, we roll up to the gates something they want.

İlgili Sayfalar