kapıları ile cümle
kapıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Говоривший со мною имел золотую трость для измерения города и ворот его и стены его.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Портите му не ще се затварят денем, (а* нощ не ще има там); (* Гръцки: Защото)
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.וביד המדבר אלי היה קנה זהב למד בו את העיר ואת שעריה ואת חומתה׃
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.والذي كان يتكلم معي كان معه قصبة من ذهب لكي يقيس المدينة وابوابها وسورها.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.對 我 說 話 的 拿 著 金 葦 子 當 尺 、 要 量 那 城 、 和 城 門 城 牆
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.對我說話 的 拿著 金 葦子 當尺 、 要量 那 城 、 和 城門 城牆
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Ils s'arrêtaient toujours pour rendre visite à ces énormes taureaux ailés qui gardaient
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.그들은 종종 그 고대 도시의 입구를 지키던 거대한 날개가 달린 황소들을 보려고 들렀었고,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Vždycky si zašli prohlédnout tyhle velké okřídlené býky, kteří střežili brány tohoto starobylého města.
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.הם תמיד היו עוצרים לבקר את הפרים המכונפים הענקיים האלה שהיו שומרים על שעריה של העיר העתיקה הזו,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.دائما ما كانوا يتوقفون لزيارة الثيران ذات الأجنحة الضخمة التي كانت تحرس بوابات تلك المدينة القديمة،
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.いつも足を止めました 古代都市の城門を守っていたもので 男の子はこの怪物を
Bitince, kapıları açacağız.Kérem, kövessék az utasítást.
Bitince, kapıları açacağız.Respecter la consigne, s'il vous plaît.
Bitince, kapıları açacağız.Λυπόμαστε, αλλά μόλις τελειώσει η έρευνα θα ξανά ανοίξουμε τις πόρτες.
Bitince, kapıları açacağız.ما ان ننتهي سنفتح الابواب مجددا
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduJedna taková osoba, která mi otevřela dveře, byl můj dětský lékař v A.I.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumdu어릴 적 저에게 그런 기회를 주신 분이 계셨어요.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduNem akarnánk inkább ajtókat nyitni a számára ehelyett?
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduUna persona così, che mi ha aperto le porte, è stato il dottore di quand'ero bambina
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduΈνα τέτοιο πρόσωπο, που άνοιξε τις πόρτες για μένα, ήταν ο γιατρός τα παιδικά μου χρόνια στο Ινστιτούτο ΑΙ.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduОднією з осіб, яка відкрила мені двері, був мій доктор, який займався мною в дитинстві в Інституті імені А.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduדוגמה לאדם כזה, שפתח בעבורי דלתות, היה רופא הילדים שלי
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduوكان احدى الأشخاص الذين فتحوا لي أبوابا طبيبي في طفولتي
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumdu子どもの時に通った病院のお医者さんがいます
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Boli teda overiteľné odhady tou veľkou inováciou, ktorá vyslobodila ľudský intelekt z väzenia?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?그러면 시험이 가능한 추측이라는 것이 지적 감옥의 문을 활짝 열어준 큰 개혁이었을까요?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Quindi, sono state le congetture testabili la grande rivoluzione che ha liberato l'intelligenza?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Să fi fost oare ipotezele testabile marea inovaţie care a deschis porţile închisorii intelectuale?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Så var efterprøvede antagelser den store innovation, der åbnede de tankemæssige fængselsporte?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Takže byly ověřitelné dohady tou skvělou inovací, která otevřela dveře z intelektuálního vězení?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Vậy, liệu những phỏng đoán được kiểm chứng có phải là phương pháp vĩ đại mở ra cách cửa tri thức?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Waren dan testbare hypothesen de grote vernieuwing die de deuren van onze intellectuele gevangenis openzetten?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Ήταν, λοιπόν, αποδεικτέες υποθέσεις η μεγάλη καινοτομία που άνοιξε τις πύλες των νοητικών φυλακών;
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Итак, были ли проверяемые гипотезы великим новшеством, открывшим врата темницы умов?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?Тогава дали проверимите догадки са великата иновация, отворила портите на интелектуалния затвор?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?אז האם השערות ניתנות-לבחינה הן החידוש הגדול שפתח את שערי הכלא האינטלקטואלי?
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?إذاً، نحن مُخمنون إختباريون الإبتكار العظيم الذي فتح بوابات السجن الفكرية؟
Bu bağlamda, test edilebilir varsayımlar akıl zindanın kapılarını açan büyük buluş muydu?知力を解放する大革命であったでしょうか? いいえ。通常言われていることとは反して、
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.À côté des portes se trouvent deux personnes assises là.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.A okrem týchto dvoch dverí sa tam nachádzajú taktiež dvaja sediaci chlapíci.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.A vedle těchto dveří sedí dva lidé.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Co więcej, obok drzwi siedzi sobie dwójka ludzi.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Di fianco alle porte sono sedute due persone.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Do lado das portas, há duas pessoas sentadas.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.En naast deze deuren zitten twee personen.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Ja näiden ovien vieressä on kaksi henkilöä istumassa
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.문 옆에는 두 명의 사람이 앉아 있습니다.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Naast de twee deuren zitten twee mensen
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Och bredvid dessa dörrar sitter två människor.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Og ved siden af dørene, er der to mennesker, der sidder der.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Uh, I just--what I meant is that I really appreciate everything that you-- okay.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Und neben den Türen sitzen zwei Männer.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Και δίπλα από αυτές τις 2 πόρτες, υπάρχουν 2 άνθρωποι που κάθονται.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.А пред вратите има двама човека.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.ליד הדלתות יושבים שני אנשים
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.一人はここに、
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Acestea sînt specii cheie. Specii de avangardă care deschid uşile pentru alte comunităţi biologice.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Đây là những sinh vật mở đường. Những loài vật tiên phong mở cửa cho những cộng đồng sinh học khác.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dessa arter är "inkörsportar". Förtrupper som öppnar dörrarna för andra biologiska samhällen.