Ana içeriğe geç
Sözlük

kaotik ile cümle

kaotik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ne kaotik bir gün.What a chaotic day.
Biraz kaotikti.It was a little chaotic.
Kaotik bir hafta oldu.It's been a chaotic week.
Oldukça kaotikti.It was pretty chaotic.
Durum kaotikleşti.The situation became chaotic.
Durum kaotik hale geldi.The situation became chaotic.
O, kaotik koşullarda büyüdü.She grew up in chaotic circumstances.
Bu çok kaotik bir durum.It's a very chaotic situation.
O çok kaotikti.It was so chaotic.
Kaotik evliliklerinde ilk kez Dania, Fadıl'a hayır dedi.For the first time in their chaotic marriage, Dania said no to Fadil.
Lukas'ın kaotik bir silahı vardı.Lukas had a chaotic gun.
GLF üyeleri birçok hemcins dansı düzenlediler, fakat GLF toplantıları kaotik idi.GLF members organized several same-sex dances, but GLF meetings were chaotic.
Ocak 1905'te durum "ex lex" ve kaotik bir hâl almıştı.By January 1905 the situation had become ex lex or anarchical.
Çok kaotikti."Much missed."
Aerodinamik, türbülans akışında kaotik, stokastik özellik değişiklikleri ile karakterizedir.In aerodynamics, turbulence is characterized by chaotic property changes in the flow.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.For humans, this process can appear extremely chaotic.
Komşu algılama modeli başlangıçtaki kaotik mantar ağından gelen mantar oluşumunu açıklar.Neighbour-sensing model explains the mushroom formation from the initially chaotic fungal network.
Bot güvertesi zaman geçtikçe daha fazla kaotik hale geliyordu.The traffic congestion becomes worse during peak hours.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.It's almost, on a lot of levels, a lot worse than the American Revolution.
Yani olaylar gittikçe kaotik bir hale dönüyordu.So clearly, things were really getting out of hand.
Ev kaotik, gürültülü bir ev olsa gerek.It would have been a chaotic, noisy household.
Bu, oldukça sıradışı ve kaotik bir şey.It's a very unusual and chaotic thing.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.And inside I've just been listening to Nusrat Fateh Ali Khan because he's chaotic.
Her şey çok kaotik."It's a very, very busy area ...
Bu, kaotik ve uydurma bir girişim.It is a chaotic and improvised initiative.
Özel kuvvetler okula girmek için savaşırken kaotik bir savaş çıktı.A chaotic battle broke out as the special forces fought to enter the school.
1818'de Andrew Jackson, oradaki kaotik durumu bastırmak için bir orduyu Florida'ya götürdü.In 1818, Andrew Jackson led an army into Florida to quell the chaotic situation there.
Görsel olarak kaotik hissetmeden renkli olması ve birden fazla görüntü içermesiyle bilinir.Visually, it is known for being colorful and containing multiple images without feeling chaotic.
Vardığında Mustafa Kemal kaotik koşullarla karşı karşıya kaldı.On arrival Kemal found chaotic conditions.
Bu kaotik durum kısa ömürlü olacaktır. II.This chaotic state of affairs would prove short-lived.
1835 yılında sayısız iç savaş Peru'yu kaotik bir ülkeye çevirdi.In 1835, numerous internal wars turned Peru into a chaotic country.
Yörüngesi oldukça eğimli ve eksantriktir ve dönüşünün kaotik olması muhtemeldir.Its orbit is highly inclined and eccentric, and it is likely that its rotation is chaotic.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.Entsprechend vielfältig sind die Systeme, die chaotisches Verhalten zeigen können.
Çok kaotikti."Dann riskierte er zuviel».
Kaotik olmaya meğilleri vardır.Es kommt zum Chaos.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.A menudo sirve para ilustrar los sistemas caóticos.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.In questi punti vi è un comportamento caotico del sistema.
Kaotik şeytan karaktere sahiptir.Come El Diablo hanno il volto coperto.
Çok kaotikti."Io sono perduta".
Kaotik olmaya meğilleri vardır.Кто заказывает хаос
Çok kaotikti."فقده عظيم».
Çok kaotikti."Você perdeu muito."
GLF üyeleri birçok hemcins dansı düzenlediler, fakat GLF toplantıları kaotik idi.Os membros da FLG organizaram vários encontros entre pessoas do mesmo sexo, mas as reuniões eram caóticas.
Kaotik şeytan karaktere sahiptir.O Wikcionário tem o verbete Demônio.
Vahşi ve kaotik bir ortama doğru evrilen gelişmeler bir insan hakları krizi ve anarşi ortamına dönüşmüştür.A situação cada vez mais violenta e caótica evoluiu para uma crise humanitária e para um estado de anomia.
Kaotik şeytan karaktere sahiptir.Hij is de verpersoonlijking van de duivel.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.W większości przypadków ruch staje się chaotyczny.
Çok kaotikti."Я дуже розчарований».
Güneş sisteminin kendisi bir milyon ve bir milyar üstü zamanlarda kaotiktir.Samotná sluneční soustava je v řádech miliard let chaotická.
Çok kaotikti."Oni prohrajou!'
Çok kaotikti."Annyira hiányzik.”
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.Bizonyos feltételek mellett ezek a rendszerek a kaotikus mozgás szemléltetésére is alkalmasak.
Yine ilk albümde olduğu gibi; albüm huzurludan kaotik’e doğru bir seyir izler.Az előző albumhoz hasonlóan a hangulat a nyugodt és a kaotikus között változik.
Kaotik şeytan karaktere sahiptir.Paholaisella on siinä puheosa.
628–632: Birden fazla hükümdarın kaotik dönemi.628-632: Kaotisk tid med flere herskere.
Yine ilk albümde olduğu gibi; albüm huzurludan kaotik’e doğru bir seyir izler.Som på det første album, skifter stemningen på dette album ofte fra det fredfyldte til det kaotiske.
Çok kaotikti."Ia akan sangat merindukan."
Aerodinamik, türbülans akışında kaotik, stokastik özellik değişiklikleri ile karakterizedir.Dalam aerodinamika, turbulensi ditandai dengan kacau, perubahan properti stokastik dalam aliran.
Kaotik olmaya meğilleri vardır.混沌を司る。
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.此时,系统表现出混沌现象。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod