kano ile cümle
kano kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
KanoCity in NigeriaKanoCity name (optional, probably does not need a translation)
KanoCity in NigeriaKanoCity name (optional, probably does not need a translation)
KanoCity in NigeriaKanoCity name (optional, probably does not need a translation)
KanoCity in NigeriaKanoCity name (optional, probably does not need a translation)
KanoCity in NigeriaΚάνοCity name (optional, probably does not need a translation)
KanoCity in NigeriaКаноCity in Nigeria
KanoCity in NigeriaКаноCity in Nigeria
KanoCity in NigeriaКаноCity name (optional, probably does not need a translation)
KanoCity in NigeriaカノCity in Nigeria
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.C'erano Kano, Salaga -- erano già lì.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Kano, Salaga - ahí estaban.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Kano, Salaga -- erau la fel.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Kano, Salaga - sie waren alle dort.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Kano, Salaga -- toutes l'étaient.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Kano, Salaga -- ze waren er allemaal al.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.카노, 살라가에도 시장이 있었습니다.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Ott volt még Kano és Salaga is.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Η Κάνο, η Σάλαγκα - το ίδιο.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Кано, Салага -- всички са били там.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Кано, Салага — тоже.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.קנו, סלגה -- כולן היו שם.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.كينو ، سالاغا -- كانوا جميعا هناك.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.西アフリカでさえ 市場活動は
Kanoya AbKanoya Ab
Konuşmamı bitirirken size şunu öneriyorum: Gezegen bizim kanomuz, ve bizler de yolcularız.Als afsluiting zou ik jullie dit willen meegeven: de planeet is onze kano, en wij zijn de reizigers.
Konuşmamı bitirirken size şunu öneriyorum: Gezegen bizim kanomuz, ve bizler de yolcularız.Así que para concluir me gustaría decir que el planeta es nuestra canoa y nosotros somos los viajeros.
Konuşmamı bitirirken size şunu öneriyorum: Gezegen bizim kanomuz, ve bizler de yolcularız.Quindi per concludere vorrei dirvi che il pianeta è la nostra canoa, e noi siamo i viaggiatori.
Konuşmamı bitirirken size şunu öneriyorum: Gezegen bizim kanomuz, ve bizler de yolcularız.Итак, в заключение я бы хотела сказать: планета - это наше каноэ, а мы - путешественники.
Limanın çevresinde, ilk Avusturalyalılar bu hayaletlerin gitmesi için ateşler yakıp, kanolarından bağırırlar.Pierwsi Australijczycy rozpalają wokół portu ogniska i nawołują ze swych łodzi, aby przepędzić zjawy.
Limanın çevresinde, ilk Avusturalyalılar bu hayaletlerin gitmesi için ateşler yakıp, kanolarından bağırırlar.Xung quanh cảng, những người Úc đầu tiên đốt lửa và họ la hét từ thuyền của họ để xua đuổi sự xuất hiện này
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.Chce pływać kajakiem, chce wspinać się po górach.
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.Elle veut sortir faire du Kayak, elle veut sortir faire de l'escalade.
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.Sie will Kajak fahren, sie will bergsteigen.
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.Ze wil kunnen kajakken, ze wil bergen beklimmen.
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor.Quer andar de caiaque.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.As suas canoas, os nossos foguetões, o seu mar, o nosso espaço.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ca nô của họ, tên lửa của chúng ta biển của họ, không gian của chúng ta.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Canoele lor, rachetele noastre, marea lor, spaţiul nostru.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Hun kano's, onze raketten, hun zee, onze ruimte.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ich canoe, nasze rakiety, ich morze, nasz kosmos.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ich kanoe, naše rakety, ich more, náš vesmír.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Ihre Kanus, unsere Raketen, ihr Meer, unser All.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Jejich kánoe, naše rakety, jejich moře, náš vesmír.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Kano mereka, roket kita, laut mereka, antariksa kita.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Kenuik a mi űrhajóink, tengerük a mi űrbéli terünk.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.그들의 카누와 우리의 로켓, 그들의 바다와 우리의 우주.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Le loro canoe, i nostri missili, il loro mare, il nostro spazio.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Leur canoës, nos fusées, leur mer, notre espace.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Sus canoas, nuestros cohetes, su mar, nuestro espacio.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Τα κανό τους, οι πύραυλοί μας, η θάλασσά τους, το διάστημά μας.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Их каноэ - как наши ракеты, их море - как наш космос.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Їх каное, наші ракети їх море, наш космос
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Техните канута, нашите ракети, тяхното море, нашият космос.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.הקאנו שלהם, הטילים שלנו, הים שלהם, החלל שלנו.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.ان زوارقهم تشابه .. مكوكات الفضاء خاصتنا ان بحرهم ..يشابه فضاءنا
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.彼らの海原 我々の宇宙 老人たちの知恵は
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Als sich unser Boot näherte, zitterte er vor Angst, in seinem winzigen Kanu überfahren zu werden.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Cuando nuestro bote se acercó estaba temblando; temía que su pequeña canoa fuera embestida.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Ele tremia quando o nosso barco se aproximou, com medo que atropelássemos a sua minúscula canoa.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Em run rẩy khi thuyền của chúng tôi đến gần, cứ sợ thuyền đè qua cái canoe bé xíu của em.