kano ile cümle
kano kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kano ile bir nehirden aşağıya doğru gittik.We went down a river by canoe.
Biz bir kano kiraladık.We rented a canoe.
Tom kanoyu arabasının üstüne bağladı.Tom tied the canoe to the top of his car.
Tom ve Mary kanolarında nehrin aşağısına doğru sürüklendiler.Tom and Mary drifted down the river in their canoe.
Tom bir kano içerisinde nehrin aşağısına gitti.Tom went down the river in a canoe.
Tom fırtına geçinceye kadar kanoyu evin içine koymamız gerektiğine karar verdi.Tom decided that we should put the canoe inside the house until the storm passed.
Kanoyla akıntı yönünde yol aldık.We canoed downstream.
Belki de kanomu satmamalıyım.Maybe I shouldn't sell my canoe.
Üçümüz için kanoda yeterli yer olduğunu sanmıyorum.I don't think that there's enough room in the canoe for all three of us.
Önümüzdeki hafta sonu kano yapmaya gidebiliriz.We could go kayaking next weekend.
Tom zar zor kanoyu devrilmekten kurtarabildi.Tom was barely able to keep the canoe from overturning.
Tom takım arkadaşlarıyla kanoda oturuyordu.Tom was sitting in the dugout with his teammates.
Bizim bir kanomuz var.We've got a canoe.
Tom ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.Tom and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Dev dalga Kanoyu sular altında bıraktı.A giant wave flooded the canoe.
Tom asla tek başına kanosuyla dışarı çıkmaz.Tom never goes out in his canoe alone.
Kanolar yerel olarak kiralanabilir.Canoes can be rented locally.
Bu kano güvenli değil.This canoe is not safe.
Tom kanoya çıktı.Tom climbed into the canoe.
Tom adadan Mary'nin kanosunda ayrıldı.Tom left the island in Mary's canoe.
Bir kano almak istiyorum.I want to buy a canoe.
Tom nadiren kendi başına kano yapmaya gider.Tom seldom goes canoeing by himself.
Tom, Mary'nin yalnızca bir kez onunla birlikte kano yapmış olduğunu söyledi.Tom said Mary has only gone canoeing with him once.
Ben hiç kanoya binmedim.I've never been in a canoe.
Mary yerine Tom'la kano yapmayı tercih ederim.I'd rather go canoeing with Tom than with Mary.
Tom bugün bir kano satın alabilir.Tom might buy a canoe today.
Bulabildiğimiz en büyük ağacı kestik böylece bir kano yapabildik.We cut down the largest tree we could find so we could make a canoe.
Tom ve Mary kanoya gittiler.Tom and Mary went canoeing.
Kano yapmayı severim.I like canoeing.
Kanoyu arabasının üstüne bağladı.He tied the canoe to the top of his car.
Tom kanosuyla akıntıya karşı kürek çekmeye çalıştı.Tom tried paddling his canoe upstream.
The Father of Judo: A Biography of Jigoro Kano (İngilizce).The Father of Judo: A Biography of Jigoro Kano.
1967 yılı boyunca Amerikalı ressam Howard Kanowitz ile çalışmak için Londra'daydı.During 1967 he was in London collaborating with the American painter Howard Kanovitz.
Kanonun ana motifi, Joseph Haydn'ın G-Major'undaki 3. Senfoni'nin final bölümünden elde edilmiştir.The main theme is derived from the final movement of Joseph Haydn's Symphony No. 3 in G-Major.
Hannibal süvarilerini kanolarla karşıya sevk etmeye başladı.Hannibal began to send his cavalry across in canoes.
Kanouté, 6.500.000€ bedelle 17 Ağustos 2005 tarihinde Sevilla'ya satılmıştır.Kanouté was sold to Sevilla on 17 August 2005 for €6.5 million.
Dizi Kotomi Aoki'in popüler mangası Kanojo wa Uso o Aishisugiteru'den uyarlanmıştır.It is the Korean television adaptation of Kotomi Aoki's popular manga Kanojo wa Uso o Aishisugiteru.
Kano Eyaleti, Şeriat hukukunu anayasasına dahil etmeye çalıştı.Kano State has sought to incorporate Sharia law into its constitution.
Her iki okul sırayla Kanon’larını değiştirmiştir.He reformed the collegiate canons in Spalt.
Dr. Noriaki Kano, alınmıştır.The Statue of Dr. Jigoro Kano Unveiled.
MÖ 1. yüzyılda yazılı olarak kaydedilmiş sadece Pali dilinde Kanon yasaları bulunmaktaydı.Collections of this kind were found only in Oriental canon law.
Çizgi romanların kanon olup olmadığına dair hiçbir resmî sözcük bulunmamaktadır.There has been no official word as to whether or not the comics are canon.
Eski Mısır kanopisi kavanozları, MÖ 2686 yılında mumyalanmış organların organlarını tutmuştur.Ancient Egyptian canopic jars with lids held the organs of mummified bodies as early as 2686 BC.
Bu nedenle nakliye işlemleri St. Lawrence Irmağı üzerinden kanolarla gerçekleştiriliyordu.This was accompanied by an improved canal system on St. Lawrence River.
Siyahlı Adam, Sayid ile birlikte Hidra adasına gitmek üzere kanoyla denize açılır.The Man in Black, accompanied by Sayid, takes a boat to the Hydra island to confront Widmore.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.He was trembling when our boat approached, frightened it would run over his tiny canoe.
O dışarıda kanoculuk yapıyor olmak istiyor. O dışarıda dağlara tırmanıyor olmak istiyor.She wants to be out kayaking, she wants to be out climbing mountains.
Aslında, kanonun gövdesi geminin rahmi.In fact, the hull of the canoe is the womb of the vessel.
Onların kanoları, bizim roketlerimiz, onların denizi, bizim uzayımız.Their canoes, our rockets; their sea, our space.
"Ada kanodur; kano ise, ada.""The island is the canoe; the canoe, the island."
Gezegen bizim kanomuz, ve bizler de yolcularız.The planet is our canoe, and we are the voyagers.
40 metre 130 adım uzunluğundaki Kanopi ağaçları bu bölgede sıkça yetişir.Canopied trees as tall as 40 meters, 130 feet, grow densely in the area.
Böylece birkaç kanomuz oldu.I mean, I thought it was a great idea, but I started building kayaks.
Kano, Salaga, hepsi oradaydı.Kano, Salaga -- they were all there.
KanoCity in NigeriaKano
Ayrıca, kanonik meseleler konusunda da çatışıyorlar.They also clash over canonical matters.
Bu etki kanoda birlikte kürek çekmede kullanılır.[4][5]This effect is used by canoeists in a sculling draw stroke.[4][5]
Anamalai Tiger Reserve'deki kanopi köprüsüCanopy Bridge in Anamalai Tiger Reserve
Maxime Beaumont (d. 23 Nisan 1982, Boulogne-sur-Mer) Fransız kanocu.Maxime Beaumont (born 23 April 1982) is a French sprint canoeist.
Sebastian Brendel (d. 12 Mart 1988)[1] , 2007'den beri yarışan Alman kanocu.Sebastian Brendel (born 12 March 1988)[1] is a German sprint canoeist who has competed since 2007.