Ana içeriğe geç
Sözlük

kandan ile cümle

kandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.The earth became red with blood.
Kandan korkar mısın?Are you afraid of blood?
O tüm kusurları ile birlikte etten ve kandan oluşan bir adamdır.He is a man of flesh and blood with all his flaws.
O etten ve kandan oluşan bir adam.He's a man of flesh and blood.
Lij unvanı "çocuk" olarak tercüme edilir ve gencin asil kandan geldiğini göstermesine hizmet eder.Lij is translated as "child", and serves to indicate that a youth is of noble blood.
Hastane etrafındaki oluklar kandan dolayı tamamen kırmızıya boyanmıştı.The gutters around the hospital ran red with blood.
Et ve kandan oluşuyorum.I'm flesh and blood.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.who were born not of blood, nor of the will of the flesh, nor of the will of man, but of God.
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.Created man from an embryo;
İnsanoğlunun çamurdan ve kandan yaratılmasında görev almıştır.She was involved in the creation of humankind from clay and blood.
Sizin için kara elmas, kandan daha değerli değil mi?Für Sie ist schwarzer Diamant wertvoller als Blut, nicht wahr?
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.Kein Blut verschmähst du.
Bunun nedeni, böbreklerin fazla şekeri kandan atmak için aşırı çalışmasıdır.Deve però mantenere una quantità elevatissima di zuccheri nel proprio sangue.
Hepatit testlerine de bu kandan bakılmaktadır.Также это зависит от гемоглобина в крови.
Kendisinin Allah'ın peygamberi ve resulü olduğunu, diğer peygamberler ile aynı kandan geldiğini anlattı.هذا وعد الله ورسوله »، وكبر وكبر الناس معه فكانوا كلما وصلت طائفة كبروا ثم نزل على المدينة.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Hemácias ou sangue total são recomendados, enquanto plaquetas e plasma geralmente não são.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Erytrocytenconcentraat of volbloed wordt aanbevolen, maar bloedplaatjes en vers bevroren plasma meestal niet.
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.Nikt nie odbierze nam wolności.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Blodplättar (separeras från helblod) och färsk, fryst plasma rekommenderas normalt inte.
Lij unvanı "çocuk" olarak tercüme edilir ve gencin asil kandan geldiğini göstermesine hizmet eder.Lij перекладається як «дитина» і служить для позначення того, що молодь благородної крові.
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.Kvůli mně nesmí být prolita žádná krev.
Serumun kandan ayrıştırılmasında dönme işlemi kullanılır.Mizí, když se dostaví samotná Sanda.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Trombocitele (separate de sângele integral) și plasma proaspăt congelată nu sunt recomandate de obicei.
Bunun nedeni, böbreklerin fazla şekeri kandan atmak için aşırı çalışmasıdır.Acest lucru se datorează modului diferit în care câinii metabolizează zahărul din sânge.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Vérlemezkék (a teljes vérből kiválasztva) vagy friss fagyasztott plazma átömlesztése általában nem javasolt.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Platelet (dipisahkan dari darah utuh) dan plasma segar yang dibekukan biasanya tidak dianjurkan.
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.沒有任何鮮血能令你退縮。
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Обикновено не се препоръчват тромбоцити (отделно от цяла кръв) и прясно замразена плазма.
Hastane etrafındaki oluklar kandan dolayı tamamen kırmızıya boyanmıştı.Neka prostranstva oko njega bila su doslovno natopljena krvlju.
Bunun olabilmesi, ateromu kandan ayıran örtü dokularda yırtılmalarla mümkün olur.Kas turi galimybę, siūlomas lapų džiovinimas krosnyje.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Ecco, io batto le mani per le frodi che hai commesse e per il sangue che è versato in mezzo a te
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.És ímé, összecsapom tenyeremet nyereségeden, a melyet csináltál, és a vérontásokon, melyek lõnek te benned.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.너의 불의를 행하여 이를 얻은 일과 네 가운데 피 흘린 일을 인하여 내가 손뼉을 쳤나니
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Maar Ik zal nu in mijn handen klappen en zo uw oneerlijke winsten en het bloedvergieten een halt toeroepen.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Tetapi sekarang Aku akan menghantam para perampok dan pembunuhmu
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Vả , ta đập tay vì sự trộm_cướp mầy đã phạm , và vì máu đã bị đổ ra giữa mầy .
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Vả, ta đập tay vì sự trộm cướp mầy đã phạm, và vì máu đã bị đổ ra giữa mầy.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Ето, затова плеснах с ръце поради безчестната печалба, която си събрал, и поради кръвта, която бе всред тебе.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.והנה הכיתי כפי אל בצעך אשר עשית ועל דמך אשר היו בתוכך׃
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.فهانذا قد صفقت بكفي بسبب خطفك الذي خطفت وبسبب دمك الذي كان في وسطك.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.看 哪 、 我 因 你 所 得 不 義 之 財 、 和 你 中 間 所 流 的 血 、 就 拍 掌 歎 息
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.看哪 、 我 因 你 所得不 義 之 財 、 和 你 中間 所 流 的 血 、 就 拍掌 歎息
Et ve kandan oluşuyorum."Estoy hecho de carne y huesos"
Et ve kandan oluşuyorum.Saya daging dan darah.
Et ve kandan oluşuyorum.Sono di carne ed ossa.
Et ve kandan oluşuyorum.Аз не съм машина. Аз съм от плът и кръв.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.A kik nem vérbõl, sem a testnek akaratából, sem a férfiúnak indulatjából, hanem Istentõl születtek.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.Door geloof in Zijn naam worden zij opnieuw geboren, natuurlijk niet als mens, maar geestelijk uit God.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.hvilke ikke bleve fødte af Blod, ej heller af Køds Villie, ej heller af Mands Villie, men af Gud.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.i quali non da sangue, né da volere di carne, né da volere di uomo, ma da Dio sono stati generati
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.jotka eivät ole syntyneet verestä eikä lihan tahdosta eikä miehen tahdosta, vaan Jumalasta.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.ki se niso rodili iz krvi, ne iz volje mesa, ne iz volje moža, marveč iz Boga.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.이는 혈통으로나 육정으로나 사람의 뜻으로 나지 아니하고 오직 하나님께로서 난 자들이니라
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.Kteřížto ne ze krví, ani z vůle těla, ani z vůle muže, ale z Boha zplozeni jsou.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.ktorí nie z krví ani z vôle tela ani z vôle muža, ale z Boha sú splodení.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.Którzy nie z krwi, ani z woli ciała, ani z woli męża, ale z Boga narodzeni są.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.là kẻ chẳng phải sanh bởi khí huyết, hoặc bởi tình dục, hoặc bởi ý người, nhưng sanh bởi Ðức Chúa Trời vậy.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.los cuales nacieron no de sangre, ni de la voluntad de la carne, ni de la voluntad de varón, sino de Dios
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.născuţi nu din sînge, nici din voia firii lor, nici din voia vreunui om, ci din Dumnezeu.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.non du sang, ni de la volonté de la chair, ni de la volonté de l`homme, mais de Dieu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod