kandırdı ile cümle
kandırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.50 procent z nich oskarżyło mnie o użycie podstępu, o nalanie tego samego koloru do obu buteleczek.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.50% מהנשים האשימו אותי שאני עובדת עליהם, בכך ששמתי את אותו צבע לק בשני הבקבוקים.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.A nők 50%-a azzal gyanúsított meg, hogy trükközöm, és ugyan olyan színű körömlakk van az üvegekben.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.Il 50 percento mi accusò di ingannarle, di aver messo smalto dello stesso colore nelle due boccette.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.한 분께서 제가 같은 색깔의 매니큐어를 두 병에 넣어 속인다고 비난했었죠.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.Το 50% των γυναικών με κατηγόρησαν ότι είναι κόλπο, ότι έβαλα το ίδιο βερνίκι και στα δύο μπουκαλάκια.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.Половина жінок обурилися, що я з ними жартую, бо лак в обох пляшечках був одного відтінку.
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.لقد قالت 50% من المشاركات ان هذه خدعة لان كلا اللونين كانا متشابهين تماما
Kadınların yüzde ellisi beni iki şişeye de aynı rengi koyup onları kandırdığımı düşündü.私が2本に まったく同じ色を 入れたんじゃないかと (会場の笑い)
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.A keď uvidela žena Samuela, skríkla velikým hlasom, a riekla Saulovi: Prečo si ma oklamal, veď si ty Saul!
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.Al ver la mujer a Samuel, gritó fuertemente. Y la mujer habló a Saúl diciendo
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.Da nun das Weib Samuel sah, schrie sie laut und sprach zu Saul: Warum hast du mich betrogen? Du bist Saul.
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.In ko žena zagleda Samuela, zavpije z močnim glasom, in reče Savlu: Zakaj si me prekanil? ker ti si Savel!
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.Khi người đờn bà thấy Sa-mu-ên , bèn la tiếng lớn nói cùng Sau-lơ rằng : Cớ_sao ông gạt tôi ? Ông là Sau-lơ !
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.Khi người đờn bà thấy Sa-mu-ên, bèn la tiếng lớn nói cùng Sau-lơ rằng: Cớ sao ông gạt tôi? Ông là Sau-lơ!
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.여인이 사무엘을 보고 큰 소리로 외치며 사울에게 말하여 가로되 당신이 어찌하여 나를 속이셨나이까 당신이 사울이시니이다
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.Men da kvinnen så Samuel, skrek hun høit; og hun sa til Saul: Hvorfor har du narret mig? Du er jo Saul.
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.Toen de vrouw Samuël zag, gilde zij: "U hebt mij bedrogen! U bent koning Saul!"
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.ותרא האשה את שמואל ותזעק בקול גדול ותאמר האשה אל שאול לאמר למה רמיתני ואתה שאול׃
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.فلما رأت المرأة صموئيل صرخت بصوت عظيم وكلمت المرأة شاول قائلة لماذا خدعتني وانت شاول.
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.婦 人 看 見 撒 母 耳 、 就 大 聲 呼 叫 、 對 掃 羅 說 、 你 是 掃 羅 . 為 甚 麼 欺 哄 我 呢
Kadın, Samueli görünce çığlık atarak, ‹‹Sen Saulsun! Neden beni kandırdın?›› dedi.婦人 看見 撒母耳 、 就 大 聲 呼叫 、 對掃羅說 、 你 是 掃羅.為甚 麼 欺哄 我 呢
Kendinizi kandırdınız.Autoamăgire.
Kendinizi kandırdınız.Autoilusão.
Kendinizi kandırdınız.Autoinganno.
Kendinizi kandırdınız.Fue autoengaño.
Kendinizi kandırdınız.L'aveuglement.
Kendinizi kandırdınız.Sebaklam.
Kendinizi kandırdınız.Selbsttäuschung.
Kendinizi kandırdınız.To samozakłamanie.
Kendinizi kandırdınız.Zelfbedrog.
Kendinizi kandırdınız.Самозаблуда.
Kendinizi kandırdınız.Самообман.
Mercan da. "Beni kandırdın.Karang itu berkata, "Kau penipu.
Mercan da. "Beni kandırdın. Kiranı ödemedin" der.산호초는 "너는 사기를 쳤어. 너는 집세를 내지 않았어."라고 말합니다.
Mercan da. "Beni kandırdın. Kiranı ödemedin" der.Korale się skarżą, że glony nie zapłaciły im czynszu, wyrzucają je na bruk, a potem umierają.
Mercan da. "Beni kandırdın. Kiranı ödemedin" der.והאלמוגים אומרים, "רימיתם! לא שילמתם שכר-דירה."
Mercan da. "Beni kandırdın. Kiranı ödemedin" der.المرجان يقول , لقد خدعتني لم تقم بدفع الايجار
Mercan da. "Beni kandırdın. Kiranı ödemedin" der.サンゴは藻を追い出し、追い出された藻は死んでしまいます
Mercan da. "Beni kandırdın.Les coraux disent, "Vous avez triché.
Mercan da. "Beni kandırdın.San hô nói "Mày lừa tao.
Mercan da. "Beni kandırdın.Кораллы говорят:
Müdür Oh Yoon Joo'yu kandırdım.Becsaptam Oh Yun Ju igazgatónőt.
Müdür Oh Yoon Joo'yu kandırdım.J'ai trompé la Directrice Exécutive Oh Yun Ju.
Müdür Oh Yoon Joo'yu kandırdım.Ξεγέλασα την Έφορο(του μουσείου) Ο ΓιουνΤζου.
Müdür Oh Yoon Joo'yu kandırdım.وخدعت المديرة اوه يون جو
Neden Michio'yu kandırdın?Come osi prenderti gioco di Michio?
Neden Michio'yu kandırdın? Haydi, söylesene.Alors comment vous avez fait pour amadouer Michio ?
Neden Michio'yu kandırdın? Haydi, söylesene.Como hiciste enloquecer a Michio? vamos, cuentame.
Neden Michio'yu kandırdın? Haydi, söylesene.Πώs ξεμυάλισεs τον Μίκιο; Πεs μου!
Neden Michio'yu kandırdın?Как ты одурачила Мичио?
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.È incredibile che abbiate ingannato una donna così buona.
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Huijasit sitä kilttiä naista.
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Hur kan ni lura den snälla kvinnan?
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Hvordan kan I snyde den søde kvinde?
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Não acredito que enganaste aquela simpática senhora.
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Nie wierzę, że oszukałeś tę miłą kobietę.
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.No puedo creer que engañaras a una mujer tan buena.
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Δεν το πιστεύω ότι κορόιδεψες αυτή την καλή κυρία.
O iyi kadını kandırdığına inanamıyorum.Не могу поверить, что ты обманывал эту добрую женщину.