O yeterince insani görünüyor. Bu herkesi kandırıyor.He looks human enough. It fools everybody...
Sen kendini kandırıyorsun.You're fooling yourself.
Kendini kandırıyorsun.You are deceiving yourself.
Sadece kendini kandırıyorsun.You're only deceiving yourself.
Belki kendimi kandırıyorum.Maybe I'm fooling myself.
Peki kimi kandırıyorsun?So who are you kidding?
Tom ve Mary kendilerini kandırıyorlar.Tom and Mary are deluding themselves.
O yüzden kendisini kandırıyor.So he's tricking himself.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Ма́ша лю́бит (кого?)
Buradaymış gibi yapıp, beni kandırıyorsun demek.Wow! You con artist! All this time you acted like you were carrying it.
Beni 3 yıldır kandırıyorsun!And you deceived me completely for 3 years!
Kimi kandırıyorum?Who am I kidding?
Hey, işte babacığın geldi ! Beni hep tatlı sözlerle kandırıyorsunHey, here comes another adulterer, you! you always take advantage of me with your words
Yani iki düzeyde kandırıyor - müthiş.So it's deceiving on two levels -- fabulous.
"Kimi kandırıyor?"Oh, who is she kidding?
Kimi kandırıyor bu?Who is he kidding?
Sanıyoruz ki bizi kandırıyorsun!We think it's a trick!
Onlar sizi kandırıyor.They are deceiving you.
Efendim, bence kendimizi kandırıyoruz bizim kazama şansımız hiç yok.Sir, I think we were fooling ourselves to believe we had even the tiniest chance of winning this.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.saying, "This man persuades men to worship God contrary to the law."
Bizi kandırıyor ve bize yalan söylüyorlar.They're deceiving and lying to us.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).(Dissertation) Wer ist wer?, Bd.
O yüzden kendisini kandırıyor.Y se engaña a sí mismo.
O yüzden kendisini kandırıyor.Non stava ingannando se stesso?
Kendimizi kandırıyoruz.Мы обманываем себя.
Tomu dinlemeyin. Sizi kandırıyor.Не слушайте Тома. Он вас обманывает.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Юдзан последовал за отцом.
O yüzden kendisini kandırıyor.Пытаясь обмануть его, она обманула себя.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.وهو جد السيد حسن الصدر لأبيه.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).مَنْكُورَة مَقْهُورَة؟ آهْ يَا الصِّينِيَّة. . .
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Seja Singular! (1ª ed.).
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Over welke kenmerken gaat het? 1.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Haimon stelt zijn vader gerust.
O yüzden kendisini kandırıyor.Oszukuje więc sam siebie.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Kogo zagra? (pol.). naekranie.pl. .
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Коя сте Вие? (kоiá ste víe) (formell, feminin) – Vem är Du?
O yüzden kendisini kandırıyor.У цьому він винить себе.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Kiara marně otce přemlouvala.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Află în care fracțiune! ^ HOTĂRÎRE Nr.
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.Úgy határozott, hogy eme két országot, az enyémet és a tiédet zaklatja, pusztítja.
Aslında Hasan babasını kandırıyor babasından para alabilmek için öyle söylüyordu.Sándor tudott az apja ellen készülő merényletről, úgy tudta, hogy apját csak le akarják mondatni.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Először a Ki mit tud?-on lépett fel.
Aslında Hasan babasını kandırıyor babasından para alabilmek için öyle söylüyordu.FuSoYa sanoi, että Zemus hallitsi häntä ja kysyi, tiesikö hän isänsä nimen.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).(Kaikki sitä tekevät mielellään! – Kantri 2) Kuka huijaa nyt?
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).ΒΑΣ. (από τα αρχικά του).
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).To Whom? (untuk siapa/penerima).
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Ketika itulah Rahel mencuri terafim ayahnya.
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.だが私は自分自身の生き様を持って後世、士の道に背く者への戒めにするのだ。
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.山田たかし 父親。
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).』(どらんくどらごん-ばかう-けんきゅうじょ!
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).請多指教!》(1!
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.但這也令法拉墨觸怒了父親。
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).(로비스트) 여~기 있잖소!~ (나혼자 남자다) 이쁴다~ (나혼자 남자다) 누구에요?
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.לאחר מכן הלך ראובן לשמש את אביו.
O yüzden kendisini kandırıyor.לשם כך הוא מרמה את אחימלך.
Siz kimi kandırıyorsunuz! (1. baskı. bas.).Отговаря на въпросите: Какво?(-а;-и) Що? и Кого?
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.Kliještić: Kad se petljaš s mojin poslon, onde se petljaš i s mojim parama!
O yüzden kendisini kandırıyor.Tako je zdaj sama začela varati moža.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Haimon sai seejärel kokkupõrkes isaga surma.
Aşağı beraber inip, sonra ayrılacağız. - Ayrılacak mıyız? - Seni kandırıyor, Ade.Nie ruszajcie się.