kanatlı ile cümle

kanatlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.und zwei Türen von Tannenholz, daß eine jegliche Tür zwei Blatt hatte aneinander hangen in ihren Angeln,
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.И две врати от елхово дърво; двете крила на едната врата се сгъваха и двете крила на другата врата се сгъваха.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.ושתי דלתות עצי ברושים שני צלעים הדלת האחת גלילים ושני קלעים הדלת השנית גלילים׃
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.ومصراعين من خشب السرو. المصراع الواحد دفّتان تنطويان والمصراع الآخر دفّتان تنطويان.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.用 松 木 作 門 兩 扇 、 這 扇 分 兩 扇 、 是 摺 疊 的 、 那 扇 分 兩 扇 、 也 是 摺 疊 的
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.用 松木 作 門兩 扇 、 這扇 分兩扇 、 是 摺疊 的 、 那 扇 分兩扇 、 也是 摺疊的
Ben bir "kanatlı kedi" denilen vardı ormanda yaşamış Birkaç yıl önce나는 "날개달린 고양이"에서 뭐라고 부르는가 발생했습니다 숲에 사는 몇 년 전에
Ben bir "kanatlı kedi" denilen vardı ormanda yaşamış Birkaç yıl önceQuelques années avant, j'ai vécu dans les bois il y avait ce qu'on appelait un "chat ailé" en
Ben bir "kanatlı kedi" denilen vardı ormanda yaşamış Birkaç yıl önceכמה שנים לפני כן גרתי ביער היה מה שנקרא "חתול מכונף" ב
Ben bir "kanatlı kedi" denilen vardı ormanda yaşamış Birkaç yıl önceقبل سنوات قليلة من عشت في الغابة كان هناك ما كان يسمى "القط المجنح" في
Ben bir "kanatlı kedi" denilen vardı ormanda yaşamış Birkaç yıl önce池近くのリンカーンのアグリツーリズモ、ミスターGilianベイカーの一つ。
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciAko je okrídlený posol nebies biele obrátené zaujímalo oči
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciComme un messager ailé des cieux à l'œil blanc retroussé demandez
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciComo é o mensageiro alado dos céus aos olhos branco-arrebitado perguntando
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciComo es el mensajero alado de los cielos a los ojos en blanco hacia arriba preguntándose
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciDeoarece este un mesager înaripat al cerului înaintea ochilor alb-upturned întrebam
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciÈ come un messaggero alato del cielo li occhi chiedendosi bianco-rovesciata
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciJak je okřídlený posel nebes bílé obrácené zajímalo oči
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciJak skrzydlaty posłaniec niebios biało-zadarty oczy zastanawiając
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciKot je krilati glasnik neba belo-kvišku spraševala oči
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciKuten siivekäs sanansaattaja taivaasta Unto valkoisen ylösalaisin ihmettelevät silmät
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciMint egy szárnyas hírnöke az ég karvezetõnek a fehér felfelé kíváncsi szemek
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciNhư là một tin nhắn có cánh của thiên đàng cho đến trắng mắt lật tự hỏi
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciSeperti utusan bersayap dari surga Kepada putih-terbalik mata bertanya-tanya
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciSom en bevingad budbärare av himlen Åt den vita uppåtvända undrande ögon
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciSom er et bevinget budbringer af himlen til evig hvide opadvendte undrende øjne
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberci이름으로 흰 눈 upturned 궁금 리라 하늘의 날개 달린 사자입니다
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciWie ist ein geflügelter Bote des Himmels Unto die weiß-upturned staunenden Augen
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciZoals een gevleugelde boodschapper van de hemel op de witte omgekeerde af ogen
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciΔεδομένου ότι είναι μια φτερωτή αγγελιοφόρος του ουρανού Εις το λευκό-ανάποδου αναρωτιούνται μάτια
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciКак крылатый посланник неба на белый перевернутый удивленными глазами
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciКакто е крилатият пратеник на небето бял преобърната чудите очи
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciכאשר הוא שליח מכונף השמים אל הלבן בעיניים הפוכים תוהה
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciكما هو رسول مجنح من السماء حتى أعين بيضاء مقلوبة يتساءل
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberci彼は怠け者-ペーシング雲をbestridesとき彼に見つめるためにフォールバックする人間の
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Ils s'arrêtaient toujours pour rendre visite à ces énormes taureaux ailés qui gardaient
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.그들은 종종 그 고대 도시의 입구를 지키던 거대한 날개가 달린 황소들을 보려고 들렀었고,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Vždycky si zašli prohlédnout tyhle velké okřídlené býky, kteří střežili brány tohoto starobylého města.
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.הם תמיד היו עוצרים לבקר את הפרים המכונפים הענקיים האלה שהיו שומרים על שעריה של העיר העתיקה הזו,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.دائما ما كانوا يتوقفون لزيارة الثيران ذات الأجنحة الضخمة التي كانت تحرس بوابات تلك المدينة القديمة،
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.いつも足を止めました 古代都市の城門を守っていたもので 男の子はこの怪物を
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?시인의 고양이뿐만 아니라 그의 말처럼 날개해야하지 않을까요?
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?Για τους οποίους δεν πρέπει η γάτα ενός ποιητή να φτερωτό καθώς και το άλογό του;
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?לא צריך חתול של המשורר להיות כנפיים, כמו גם את הסוס שלו?
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?لا ينبغي أن قطة الشاعر أن المجنح فضلا عن حصانه؟
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?秋には水潜り鳥(Colymbus glacialis)は、脱皮して入浴する、いつものように、来
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chlapec se bál těch okřídlených býků, ale zároveň ho vzrušovali.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chłopiec zawsze się bał tych uskrzydlonych byków, ale równocześnie go ekscytowały.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Deze gevleugelde stieren boezemden de kleine jongen schrik in maar tegelijkertijd was hij erdoor gefascineerd.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.그 소년은 날개가 달린 황소들이 무서웠지만, 신이 나가도 했지요.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.והילד היה מפחד מהפרים המכונפים האלה, אבל באותו זמן הם ריגשו אותו.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.والطفل كان خائفا من هذه الثيران المجنحة، لكنها كانت تثيره في نفس الوقت.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.怖がっていましたが 同時にワクワクしてもいました 父親はこの牡牛を発端として
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.Apoi am ajuns la costumul de zbor.
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.Azután a szárnyasruha repülésbe kezdtem bele.
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.Daarna begon ik met wingsuit-vliegen.
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.Da questo sono passato al volo con wingsuit.
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.Dari sana saya beralih ke "pakaian bersayap."
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.Ensuite je suis passé au vol en combinaison ailée.
Buradan da kanatlıkıyafet uçuşuna geçtim.여기서부터 제가 윙수트 플라잉으로 시작하게 됩니다.

İlgili Sayfalar