kanamayı ile cümle
kanamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kanamayı durdurmak için bir şey yapılmalıSomething has to be done to stop the bleeding.
Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.Put pressure on the wound to stop the bleeding.
Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Kanamayı durduramam.I cannot stop the bleeding.
Kanamayı durdurabildim.I've managed to stop the bleeding.
Tom kanamayı durdurmaya çalıştı.Tom tried to stop the bleeding.
Kanamayı durdurmak zorundayız.We have to stop the bleeding.
Kanamayı hemen durdurmak için yaranın üzerine baskı uygulayın.To stop the bleeding immediately press on the wound.
Sonunda kanamayı durdurduk.We've finally stopped the bleeding.
Leyla kanamayı durdurmak için ellerini Sami'nin yarasının üstüne koydu.Layla put her hands on top of Sami's wound to stop the bleeding.
Çatlaklardan hemen sonra kan damarları daralır ve kanamayı durdurur.Soon after fracture, blood vessels constrict, stopping further bleeding.
Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.As you know, your wife's CTscan showed intracranial hemorrhaging.
Onu bulup penslemeliyim. Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.I want direct pressure on the wound.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.I knew I had to stop his bleeding or else he would die.
Kanamayı durdurmalıyız.We must stop the blood.
Kanayan bir yarayı tedavi etmenin ilk adımı kanamayı durdurmaktır.Bei der Erstversorgung einer blutenden Wunde geht es zunächst um die Blutstillung.
Burnumdaki kanamayı durduramıyorum.Мне не удаётся остановить кровотечение из носа.
Kanamayı kontrol için genellikle basınçlı sargılar yeterli olur.من المستحسن مراقبة ضغط الدم بانتظام.
Kanamayı mayolarla durdurmaya çalıştık ve kadını şezlongla kıyıya taşıdık” dedi."Kita akan menukar bayi tersebut dengan anjing dan melemparkannya ke sungai Citanduy."
Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.Como sabe, o TAC da sua mulher apresentou uma hemorragia intra-craniana.
Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.Jak víte, CT snímek vaší ženy ukázal mozkové krvácení
Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.Zoals u weet, de CT-scan van je vrouw toonde intracraniële bloedingen.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Coumadint, vérhígítót szedett. Tudtam, hogy meg kell állítanom a vérzést, vagy meg fog halni.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Ich wusste, dass ich die Blutung stoppen musste, weil er sonst sterben würde.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Ik wist dat ik de bloeding moest stoppen, anders zou hij doodgaan.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Il était sous Coumadin, un anti-coagulant. Je savais que si je n'arrêtais pas l'hémorragie, il allait mourir.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.출혈을 멈추게 하지 못한다면 그는 죽을 거라는 것을 전 알았습니다.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Sabia que tinha que parar a hemorragia ou então ele morreria.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Sapevo di dover arrestare la perdita di sangue o sarebbe morto.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Saya tahu saya harus menghentikan pendarahannya atau dia akan mati.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Știam că trebuie să-i opresc sângerarea, altfel va muri.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Supe que tenía que parar la hemorragia o moriría.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Tôi biết rằng mình phải dừng việc chảy máu của ông ấy nếu không ông ấy sẽ chết.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Věděl jsem, že musím zastavit to krvácení, jinak zemře.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Wiedziałem, że muszę zatamować krwawienie albo umrze.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Ήξερα ότι έπρεπε να σταματήσω την αιμορραγία του αλλιώς θα πέθαινε.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Знаех, че трябва да спра кръвотечението или той щеше да умре.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Я знал, что должен остановить кровотечение, или он умрёт.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Я розумів - якщо не зупинити кровотечу, чоловік помре.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.ידעתי שאני צריך להפסיק לו את הדימום, אחרת הוא ימות
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.كنت أعرف أنه يتوجب علي إيقاف النزيف، وإﻻ سوف يموت
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.医療器具がなかったので 被っていたヤムルカ帽を使い
Kanamayı durdurmalıyız. - Ceketi çıkarmama yardım eder misin?Debemos detener la sangre. - ¿Me puede ayudar con la chaqueta?
Kanamayı durdurmalıyız.Kita harus menghentikan pendarahan.
Kanamayı durdurmalıyız.Vi måste stoppa blodet.
Kanamayı durdurmalıyız.Vi skal have stoppet blodet.
Kanamayı durdurmalıyız.We moeten het bloeden stoppen.
Kanamayı durdurmalıyız.Ние би трябвало да спре кръвта.
Kanamayı durdurmalıyız.Трябва да спрем и кръвта.
Kanamayı durdurmalıyız..חייבים לעצור את הדם
Kanamayı durdurmalıyız.يحب أن نوقف النزيف ...
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.É o único modo de parar a hemorragia.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Hør nu Jamie.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Pomeni, da jo moram najti in podvezati.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu. Serum kalmadı.Aku ingin tekanan langsung di atas luka.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu. Serum kalmadı.Este singura posibilitate să opresc sângerarea... nu mai am bandaje, aşa că...
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.To je jediný spůsob jak zastavit krvácení.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.- Zaciskaj bezpośrednio na ranie.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Това е единствения начин, да спре да кърви.
Lanet olsun, kanamayı durduramıyorum.Dannazione, non riesco a fermare il sangue.
İlgili Sayfalar