kanadı ile cümle
kanadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sık sık sürükleniyor tarafından örtbas, söylenir, "bazen kanadında daldırırTo je často prekrytá štôlne, a, ako sa hovorí:
Sık sık sürükleniyor tarafından örtbas, söylenir, "bazen kanadında daldırırTo je často překryta štoly, a, jak se říká:
Sık sık sürükleniyor tarafından örtbas, söylenir, "bazen kanadında daldırırהוא מכוסה לעתים קרובות על ידי נסחפת, וכן, הוא אמר, "לפעמים צולל מ על כנף
Sık sık sürükleniyor tarafından örtbas, söylenir, "bazen kanadında daldırırتتناول كثيرا ما يصل به الانجرافات ، وعلى ما يقال ، "يغرق أحيانا من على الجناح
Sık sık sürükleniyor tarafından örtbas, söylenir, "bazen kanadında daldırırそれが一日か二日の間に隠されたまま柔らかい雪、に。"
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Amikor lenéztem a tányéromra, Láttam, az utolsó csirkeszárnyat amit a nevelő apám tett oda az övéről.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Când m-am uitat în farfurie, am văzut că tata mi-o dăduse pe a lui.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Cuando miré mi plato, vi la última alita de pollo, mi padre de acogida me había dado la suya.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Když jsem se podíval na svůj talíř, uviděl jsem poslední kuřecí křidélko, které mi můj pěstounský otec dal.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Keď som sa pozrel na svoj tanier, uvidel som to posledné kuracie krídelko, môj pestúnsky otec mi dal svoje.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Khi tôi nhìn xuống đĩa của tôi, tôi thấy miếng cánh gà cuối cùng mà cha nuôi đã cho tôi.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.그런데 제 접시를 보니 양아버지께서 자신의 것을 갖다놓으신 겁니다.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Quando abbassai gli occhi sul piatto, vidi l'ultima ala di pollo, il mio papà adottivo mi aveva dato la sua.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Quando olhei para o meu prato, vi a última asa de frango, o meu pai adotivo tinha-me dado a dele.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Toen ik naar mijn bord keek, zag ik dat mijn pleegvader mij de laatste kippenvleugel had gegeven.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Wtem na talerzu zobaczyłem ostatnie skrzydełko. To przybrany ojciec dał mi swoje.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Όταν κοίταξα το πιάτο μου... είδα την τελευταία φτερούγα που ο θετός μου πατέρας είχε αφήσει για μένα.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Като си погледнах чинията, видях последното крилце - приемният ми баща ми беше дал своето.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Когда я посмотрел в свою тарелку, я увидел последнее куриное крылышко, это мой приёмный отец отдал мне своё.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Коли я поглянув на мою тарілку, я побачив останнє крильце, яке мій прийомний батько віддав мені.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.כשהסתכלתי בצלחת שלי, ראיתי את כנף העוף האחרון, שאב האומנה שלי נתן לי שלו.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.عندما نظرت إلى صحني رأيت آخر حبة من أجنحة الدجاج التي أعطاني إليها أبي بالتبني
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.當我得低頭望著我個碟嘅時候 我見到養父畀咗我最後一隻雞翼
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.鶏手羽肉が置いてありました 養父が自分のをくれたのです 僕はすごく嬉しかったです
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Ako si viete predstaviť, krvácala som. Krvácala som.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım... Bir süre kanadıktan sonra bayılmışım.După cum vă puteți imagina, am început să sângerez, după ce-am sângerat o vreme, am leșinat.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Come potete immaginare, ho sanguinato. Ho sanguinato.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Comme vous pouvez l'imaginer, j'ai saigné. J'ai saigné.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Como podem imaginar, sangrei, sangrei.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Como pueden imaginarse, yo sangraba y sangraba.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Dan seperti yang anda harapkan, saya berdarah-darah.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Jak si jistě představíte, krvácela jsem. Hodně.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...예상하실 수 있듯이, 전 피를 계속 흘렸어요.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Krwawiłam bez końca.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Như bạn có thể tưởng tượng, tôi chảy máu, chảy rất nhiều máu.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Som du kan tänka dig så blödde jag. Jag blödde.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Wie Sie sich das vorstellen können, habe ich geblutet. Ich habe geblutet.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Zoals u zich kunt voorstellen, bloedde ik.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Όπως φαντάζεστε, αιμορραγούσα πάρα πολύ.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Как вы можете себе представить, я истекала кровью.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Както можете да си представите, кървях много.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...Як ви можете уявити, я стікала кров'ю.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...כפי שאתם יכולים לתאר לעצמכם, דיממתי. דיממתי.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...كما يمكنك أن تتخيل، أنا نزفت. أنا نزفت.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...しばらく出血した後 私は意識を失いました
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.타일러: 그리고 저는 한 쪽이나 다른 쪽 날개에 양력을 넣어주면서 조종할 수 있어요.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Posso controlá-lo, dando-lhe impulso num lado da asa, ou no outro.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Şi îl pot controla ridicând de o parte a aripii, sau de cealaltă.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.TM :Et je peux le diriger en accompagnant une aile, ou l'autre.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.טיילור: אני יכול לשלוט עליו על ידי מיקום עילוי בצד אחד של הכנף, או בצד השני.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.ت.م.: وأستطيع التحكم باتجاهها برفع الجناح من جهة ما أو بأخرى.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.これはウォーク=アロング=グライダーといいます
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.Aber das Faszinierendste ist nicht die interessante Flügelmorphologie.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.Ale co je nejvíc -- fascinující není to, že křídlo má zajímavou stavbu.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.Det som är mest fascinerade är att det inte är vingens form som är det mest intressanta.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.Érdekes a szárny morfológiája is, de nem az a leginkább bámulatra méltó.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.Het meest fascinerende is niet zozeer dat de vleugel een interessante morfologie heeft.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.하지만 사실 가장 멋진 것은 날개가 재미있는 형태를 가졌다는 점입니다.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.Ma la cosa più affascinante non sta tanto nell'interessante morfologia dell'ala.
Yani asıl büyüleyici olan şey kanadın enteresan bir dış görünüşü olması değil.O que é fascinante não é tanto que a asa tenha uma morfologia interessante.
İlgili Sayfalar