Kaç tane Kanadalı arkadaşınız var?How many Canadian friends do you have?
Tom bir Kanadalı ile evliydi.Tom was married to a Canadian.
Tom bir Kanadalı ile evlendi.Tom married a Canadian.
Beyin kanaması geçirdik.We had a stroke.
Ben PBS kanalını izliyorum.I watch PBS.
O bir haber kanalı izledi.She watched a news channel.
Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.Canadian wheat prices are forecast to decrease.
Tom hariç burada hepimiz Kanadalıyız.We're all Canadians here except Tom.
Kanatlar kuşa, akıl insana.Wings to the bird, mind to the human.
Kanada'da sevgilimi ziyaret ediyorum.I'm visiting my boyfriend in Canada.
Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.The German athletes won four gold medals at the luge world championship in Canada.
Bu kanalizasyon çıkışı artık kullanılmıyor.This sewage outlet is no longer in use.
Kanalizasyon borusu patladı.The sewer pipe exploded.
Kanada'da asgari ücret nedir?What's the minimum salary in Canada?
Muhtemelen Tom'un bir Kanadalı olduğunu gerçekten düşünemezsin.You can't possibly really think Tom is Canadian.
Tom'u gerçekten Kanadalı sanıyor olamazsın.You can't possibly really think Tom is Canadian.
Buradaki tek Kanadalı sen değilsin.You're not the only Canadian here.
Tom ve ben Kanadalıyız.Tom and I are Canadians.
Tom ve ben Kanadalı değiliz.Tom and I aren't Canadians.
Tom burnunun kanadığını fark etmedi.Tom didn't realize his nose was bleeding.
Tom bir Kanada vatandaşı oldu.Tom has become a Canadian citizen.
Tom tanıdığım tek Kanadalıdır.Tom is the only Canadian I know.
Tom kanapede Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down on the couch next to Mary.
Tom hafif bir Fransız-Kanadalı aksanıyla konuşur.Tom speaks with a slight French-Canadian accent.
Tom, Mary'nin Kanadalı olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know that Mary is a Canadian.
Tom kanapenin üzerinde gerildi.Tom stretched out on the couch.
Tom Mary'den uzaktan kumandayı aldı ve kanalları değiştirdi.Tom grabbed the remote control from Mary and changed channels.
Kanadalı bayan hokey takımı altın madalya kazandı.The Canadian women's hockey team won the gold medal.
Eğer şansım olsaydı, Kanadalı olarak yeniden doğmak isterdim.I want to be reborn as a Canadian if I had the chance.
Kanada harika!Canada is awesome!
Beyefendi Kanadalı bir ekonomist.The gentleman is a Canadian economist.
Tom kanamayı durdurmaya çalıştı.Tom tried to stop the bleeding.
Keşke bir Kanadalı olarak doğsaydım.I wish I'd been born a Canadian.
Keşke Kanadalı doğsaydım.I wish I'd been born Canadian.
Kanapeyi nereye koymamızı istersiniz?Where would you like us to put the couch?
Ben Tom Jackson adında Kanadalı bir adamla tanıştım.I met a Canadian man named Tom Jackson.
Tom Jackson isimli Kanadalı bir gitaristi daha önce duydun mu?Have you ever heard of a Canadian guitarist named Tom Jackson?
Tom Jackson adındaki Kanadalı adamı hatırlıyor musun?Do you remember that Canadian guy named Tom Jackson?
Tom hiç Mary adında bir Kanadalı'dan bahsetti mi?Did Tom ever mention a Canadian named Mary?
Tom Kanadalı olmayan sadece bizden biri.Tom is the only one of us who isn't Canadian.
Tom Mary'nin kanapeyi taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the sofa.
Kanapende uyuyabilir miyim?Can I sleep on your couch?
Bir Amerikalı, bir Kanadalı ve ayrıca yaklaşık on tane Alman vardı.There was one American, one Canadian, plus about ten Germans.
Benim Kanadalı olduğumu sana kim söyledi?Who told you I was Canadian?
Tom bana onun Kanadalı olduğunu söyledi.Tom told me he was Canadian.
Tom bize senin de Kanadalı olduğunu söyledi.Tom told us you were Canadian, too.
Tom Mary'ye Kanadalı olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was Canadian.
Neden bana Kanadalı olduğunu söylemedin?Why didn't you tell me you were Canadian?
Tom bana bir Kanadalı ile evli olduğunu söyledi.Tom told me he was married to a Canadian.
Ben Amerikalı değilim. Ben Kanadalıyım.I am not an American. I am a Canadian.
Sen kanaryalar yetiştirirdin.You used to raise canaries.
Bu kanal denize açılır.This channel communicates with the sea.
Kanadalı sağlık sistemi vergi gelirleri ile ödenir.The Canadian health care system is paid for by tax revenue.
Kanadalı sağlık sistemi, vergi gelirleriyle finanse edilir.The Canadian health care system is paid for by tax revenue.
O Kanadalı.She is Canadian.
O Kanadalıdır.He is Canadian.
Kanatlarını çırp ya da öl.Flap your wings or die.
Tom kanapenin altında bir şey bulduğunu söyledi.Tom said he found something under the couch.
Kanamayı durdurmak zorundayız.We have to stop the bleeding.
Tom uzaktan kumandayı aldı ve kanallara göz atmaya başladı.Tom picked up the remote and started flipping through channels.