kanıyor ile cümle

kanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
"Kanıyorsa manşettir," çok doğru."αν έχει αίμα αξίζει", είναι πολύ αληθινό.
"Kanıyorsa manşettir," çok doğru."Ако кърви носи пари," е много вярна.
"Kanıyorsa manşettir," çok doğru."Что кровоточит — то и впереди", сущая правда.
"Kanıyorsa manşettir," çok doğru."אם יש בזה דם, זה חם", נכונה מאוד.
"Kanıyorsa manşettir," çok doğru."إذا كان ينزف فهو يجذب" صحيحة للغاية.
"Kanıyorsa manşettir," çok doğru.まったくの正解です 最近ではさらに 24時間365日
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Đừng lo lắng.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Estou a sangrar. homem: Sim. Não te preocupes.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Estoy sangrando. hombre: Sí. No te preocupes.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.- Ich blute. - Ja. Keine Sorge.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Ik bloed. man: Ja, maak je geen zorgen.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Jag blöder. man: Ja. Ingen fara.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Jeg bløder. mand: Ja. Bare rolig.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.- Je saigne. - Oui. Ne t'inquiète pas.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.피나요. 남자: 그래, 괜찮아.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Krvácím. muž: Ano. To nic není.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Krwawię. mężczyzna: Tak. Nie martw się.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Mi sono tagliato. uomo: Sì. Non preoccuparti.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Nyt tulee verta. mies: Älä huoli.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Vérzek. férfi: Igen, de ne aggódj.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Ωχ, κόπηκα. άντρας: Ναι. Μην ανησυχείς.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Кровь. мужчина: Да. Не бойся.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.إني أنزف. الرجل: نعم. لا تقلق.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.死ぬことはないさ サーシャ: うわあ
- Kanıyor.Vérzek.
- Kanıyor.Αιμορραγεί.
- Kanıyor.انا انزف
Kan! Kanıyor!- Chảy máu rồi.
Kan! Kanıyor!Darah, aku berdarah!
Kan! Kanıyor! Dokunma!Не го докосвай, боли!
Kan! Kanıyor!!دم! أنا أنزف
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum. Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.Kalian harus bertahan.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum. Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.Musi poczekać.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum. Demek ki leğen kemiğine çekilmiş. Onu bulup penslemeliyim.ستكون بخير.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.É a artéria femoraI, mas não a vejo.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.Es la arteria femoral, pero no la alcanzo a ver.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.Este artera femurală. Dar nu pot s-o văd.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.Jeg har ikke flere I-V'er.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.Je to v hlavní tepně. Ale nevidím to.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.Είναι η μηριαία αρτηρία, αλλά δεν τη βλέπω.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.Това е бедрената артерия. Но немога да я видя.
Uyluk atardamarı kanıyor, ama onu göremiyorum.הוא נפצע בעורק הירך .אבל אני לא מוצא אותו
Ve o eski gazetecilik lafı, "Kanıyorsa manşettir," çok doğru.Ce vieux journal qui disait : " Si ça saigne, tout baigne " est très vrai.
Ve o eski gazetecilik lafı, "Kanıyorsa manşettir," çok doğru.Iar vechiul proverb din ziar care spunea: "dacă sângerează, conduce", este foarte adevărat.
-Yarbay, omzunuz kanıyor!- Colonnello, ma sta sanguinando!
-Yarbay, omzunuz kanıyor!- Coronel, está a sangrar!
-Yarbay, omzunuz kanıyor!- Du bløder, oberst!
-Yarbay, omzunuz kanıyor!-Du blöder, överste!
-Yarbay, omzunuz kanıyor!- Pułkowniku, pan krwawi.
-Yarbay, omzunuz kanıyor!-Tehän vuodatte verta!
-Yarbay, omzunuz kanıyor!-Αιμορραγείτε!
-Yarbay, omzunuz kanıyor!- Полковник, вы в крови!
Yine evi arayıp böbürlenmeye... -Yarbay, omzunuz kanıyor!¿Ha vuelto para llamar a casa y presumir de...? - ¡Coronel, está sangrando!

İlgili Sayfalar