kanıtlamak ile cümle

kanıtlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Jeg spurgte mig selv, hvad jeg gør, når jeg beviser noget fremfor at vide og argumentere for noget.
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Me dije a mí mismo, ¿qué más debo hacer cuando "demuestro" que cuando razono o pruebo?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum."me duidelijk dat dit niet zo was." "Ik zei tegen mezelf: 'Wat doe ik meer als ik iets'"
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Mi-am spus, ce este ceea ce fac atunci cand demonstrez mai mult decat atunci cand rationez sau dovedesc?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Mi chiesi, quando sto 'dimostrando' e non solo 'ragionando' o 'provando'?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Povedal som si, čo viac robím pri preukazovaní ako keď odôvodňujem alebo dokazujem?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.나는 내 자신에게 물었다. 내가 이유를 설명하거나 증명하는 (prove) 것을 넘어 내가 입증하기 (demonstrate) 위해서는 무엇을 해야하는 가?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Sagte ich mir, was muss ich tun, wenn ich mehr als wenn ich Grund oder beweisen nachweisen?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Sanoin itselleni, mitä teen kun mimun pitää osoittaa enemmän kuin silloin kun järkeilen tai todistan?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Tôi nói với bản thân mình, tôi làm gì khi tôi chứng minh nhiều hơn khi tôi lý do hoặc chứng minh?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Я сказав собі: що я роблю, коли я представляю більше ніж підтверджую?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.قلت لنفسى ماذا أفعل عندما أوضح أكثر من أكون منطقيا أو أثبت شيئا؟
Kiraya verene fesih bildiriminde bulunmuş olduğunuzu kanıtlamak zorundasınızdır.Du måste kunna bevisa att du gett hyresvärden ett meddelande.
Kiraya verene fesih bildiriminde bulunmuş olduğunuzu kanıtlamak zorundasınızdır.Sinun täytyy pystyä todistamaan, että olet tehnyt ilmoituksen vuokranantajalle.
Kiraya verene fesih bildiriminde bulunmuş olduğunuzu kanıtlamak zorundasınızdır.Vous devez pouvoir prouver que vous avez remis votre avis de résiliation au loueur.
Kiraya verene fesih bildiriminde bulunmuş olduğunuzu kanıtlamak zorundasınızdır.Вам необходимо иметь доказательства того, что вы уведомили арендодателя о расторжении договора.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Also, Lincoln sagt es gibt dieses Wort "Demonstration", das bedeutet zweifelsfrei beweisen.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış."'bewijs?'" Lincoln denkt dat dit woord, 'demonstratie', een bredere betekenis heeft:
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.그러니까 링컨은 거기에서 입증 (demonstration) 이라는 단어를 사용하고 있는데, 그 말은 의심을 넘어서서 증명하는 것입니다.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Entonces, Lincoln está diciendo que esta palabra "demostración" significa probar fuera de toda duda.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Lincoln dice che "dimostrare" significa "provare oltre ogni dubbio".
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Lincoln siger altså, at ordet bevise betyder at vide noget udover enhver tvivl.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Takže, Lincoln říká, že slovo "prokázat" znamená dokázat nade vší pochybnost.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Takže, Lincoln tvrdí, že je tu slovo "preukazovanie", ktoré znamená dokazovanie nado všetku pochybnosť.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Vì vậy, Lincoln nói đó là "trình diễn" từ này có nghĩa là chứng minh ngoài nghi ngờ.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Więc, Lincoln mówi tutaj, że wyraz "wykazać" oznacza udowodnić ponad wszelką wątpliwość.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Отож, Лінкольн тут каже, що "демонструвати" - це безсумнівно підтверджувати,
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.لذا فإن لينكولن يقول أن كلمة "توضيح" تعنى إثبات ليس بعده شك
Neden pes etmeyin Bu diyelim öldürüldü bunu kanıtlamak söylüyor sessizKirjaston vain russell siitähän Länsi timantti uh ... jonnekin
Neden pes etmeyin Bu diyelim öldürüldü bunu kanıtlamak söylüyor sessizRecuerdas aquella vez cáliz tomake tiro él mismo un nuevo insistió en que fue asesinado
Neden pes etmeyin Bu diyelim öldürüldü bunu kanıtlamak söylüyor sessizRowell още как да се случи да бъде около върнете към тях , които ще означава, че железопътна линия
Neden pes etmeyin Bu diyelim öldürüldü bunu kanıtlamak söylüyor sessizПочему бы вам не бросить это убили скажем, вы это доказать тихий
Neden pes etmeyin Bu diyelim öldürüldü bunu kanıtlamak söylüyor sessizЧому б вам не кинути це вбили скажімо, ви це довести тихий
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Dając upust swojej nienawiści, stanie się pan kimś gorszym.
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Du rättfärdigar bara ditt hat- -och det kommer att skada dig.
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Du retfærdiggør bare dit had, - - og det vil skade dig.
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!¡Es justificar su odio y eso va a debilitarle!
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Se olisi pelkkä kosto. Siitä olisi sinulle haittaa.
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Serve solo a soddisfare il suo odio, e questo la indebolirà!
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Vai reivindicar o seu ódio e isso vai miná-lo!
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Μόνο θα δικαιώσει το μίσος σου. Θα σε υπονομεύσει αυτό.
Nefretinizi kanıtlamak için ve bu sizin kişiliğinizi bozacak!Это лишь докажет вашу ненависть, а вам это только повредит!
Olayı genel olarak kanıtlamak için log x tabanını yapacağım.Wybiorę logarytm o podstawie x, żeby udowodnić ogólny przypadek.
Olayı genel olarak kanıtlamak için log x tabanını yapacağım.일반적인 상황에 대한 증명을 하기 위해 x를 밑으로 잡겠습니다
Olayı genel olarak kanıtlamak için log x tabanını yapacağım.وسأفعل لو الاساس x، وحتى نثبت الحالة العامة هنا
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Dat is oké, check het maar -- ik heb het nagerekend: het kan.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.De ez nem probléma, mert nézzék -- matematikával tudom igazolni, hogy ez lehetséges.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Det är ok, för kolla på detta -- jag har siffrorna som bevisar att det är möjligt.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Det er okay, for se her -- jeg har matematik til at bevise at det er muligt.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Está bien, pero vean, tengo los números para probarlo.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.To je v poriadku, pretože, dávajte pozor - urobila som výpočty, aby som dokázala, že to je možné.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Zaraz matematycznie dowiodę, że jest to możliwe.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Това е добре, защото можете да го проверите - мога да докажа по математически начин, че това е възможно.
Önemli değil çünkü bakın -- Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için hesap yaptım.Это нормально, просто посмотрите — здесь математически доказано, что это возможно.
O senin aşk diye aynı şekilde değişken kanıtlamak.Agar membuktikan bahwa cinta-Mu juga variabel.
O senin aşk diye aynı şekilde değişken kanıtlamak.Ca nu cumva faptul că dragostea ta se dovedesc, de asemenea, variabila.
O senin aşk diye aynı şekilde değişken kanıtlamak.Da ne, da je tvoja ljubezen izkažejo tudi spremenljive.
O senin aşk diye aynı şekilde değişken kanıtlamak.Ettei että sinun rakkaus todistaa myös vaihteleva.
O senin aşk diye aynı şekilde değişken kanıtlamak.그런 그대의 사랑 않도록 마찬가지로 변수 증명.
O senin aşk diye aynı şekilde değişken kanıtlamak.Lest, at din kærlighed vise sig ligeledes variabel.

İlgili Sayfalar