kanının ile cümle
kanının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Masai insanları, süt ve sığır kanının bir karışımını içerler.The Masai people drink a mixture of milk and cattle blood.
Ancak, genel kanının aksine, çoğu primat türlerinin özellikle büyük beyinleri yoktur.However, contrarily to the common opinion, most primates do not have especially large brains.
İnsan kanının ince tüpler içindeki akışı ile ilgileniyordu.He was interested in the flow of human blood in narrow tubes.
Protestan mezheplerinde şarap sadece Mesih'in kanının sembolüdür.In other Protestant denominations, the wine is a symbol of the blood of Christ.
Bu durum bir ikizin kanının diğer ikize aktarıldığı anlamına geliyor.This condition means that blood from one twin is being diverted into the other twin.
Kapıyı kanının açtığını ve yine kendi kanının kapatacağını söyler.He asked whether it was possible that it could open again and bleed.
Kanının pıhtılaşmasında bir sorun olmaz.She'll have no problem clotting her blood.
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.The anointed priest shall take some of the blood of the bull, and bring it to the Tent of Meeting.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››All the people answered, "May his blood be on us, and on our children!"
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.Ein besonderes Anliegen war ihm stets der Blutspendedienst.
Çünkü kanının son damlasına kadar liberal.Und das ist wenigstens bis zum letzten Blutstropfen ehrlich.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Leurs bonnets sont d'ailleurs teintés du sang de leurs victimes.
Sayısız kurbanının kanının üzerinde kuruduğu siyah kılıcı, kalçasının üzerinde kılıfının içinde sallanır.Una espada de color negro con la sangre de innumerables víctimas, cuelga enfundada en su cadera.
Ayrıca herhangi bir canlının yemekte kanının kullanılması kaşer kurallarına aykırıdır.Tuttavia anche solo chiedere di bere il sangue di un livello A è considerato un affronto.
Ama Sekhmet insan kanının tadını öyle sevmiştir ki önüne geleni öldürmüştür.Амелю понравился вкус человеческой крови, и он любил колоть людей, чтобы у них шла кровь.
Ancak, genel kanının aksine, çoğu primat türlerinin özellikle büyük beyinleri yoktur.ومع ذلك ، على النقيض من الرأي العام ، فإن معظم الرئيسيات ليس لديهم أدمغة كبيرة بشكل خاص.
Bu durum bir ikizin kanının diğer ikize aktarıldığı anlamına geliyor.وتعني هذه الحالة أن الدم يتحول من أحد التوائم إلى التوأم الآخر.
Ayrıca herhangi bir canlının yemekte kanının kullanılması kaşer kurallarına aykırıdır.وبالإضافة إلى ذلك، فإن استخدام الدم (البشري أو غير ذلك) في الطبخ محرم حسب أحكام الكشروت.
5. Yaygın kanının aksine, saltanat kanunla kaldırılmamıştır.الخامس صحيح على شرط البخاري لم يخرجه.
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.Eles já suspeitavam que a enzima desempenhava um papel fundamental na regulação de açúcar no sangue.
Yaygın kanının aksine Pompadour markizi asla doğrudan bir politik etkiye sahip olmamıştır.In tegenstelling tot Madame de Pompadour heeft Madame du Barry geen nefaste invloed op de hoge politiek gehad.
Angel ise iblis ile dövüşürken bu defa kanının kendisine bulaşmasına engel olur ve insana dönüşmez.En zijn andere leven met Anna: tot nu toe in het verborgene maar voor hemzelf ongeveinsd.
İnsan kanının ince tüpler içindeki akışı ile ilgileniyordu.Interesował go przepływ krwi ludzkiej w wąskich naczyniach.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Наситившись кров'ю, часом пожирала й м'ясо жертв.
Bu yaygın kanının ortaya çıkmasına sebep bu turnuvalarda giyilen zırh olmuş olabilir.A nehezen elkészíthető maszk miatt ez a hagyomány fordul elő a legritkábban Hajdúdorogon.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Lorenzacciót elborította az áldozat vére.
Taht kavgaları ve sevdaları, kardeş kanının dökülmesi sebebiyle yıkım dönemi başladı.Megértették és szerették egymást, éppen ezért Anasztasziját nagyon lesújtotta öccse vérzékenysége.
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.Τα μονοκύτταρα έχουν μικρό ρόλο στο περιφερικό αίμα.
Tuzun, her öğün sunusunda olması şarttı; kurban edilen hayvanın kanının yerine geçmekteydi.Silakan Amara datang kapan pun, dia tetap darah daging saya.
Ame cesaretsiz, ürkek Bergþóra kanının intikamını alır.金メダルを獲得し白人たちから無血勝利を得る。
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.종족 전체가 피에 대해 깊은 공포증을 가지고 있다.
Ayrıca Ejderha kanının on iki farklı kullanılışını da keşfetmiştir.הוא התפרסם גם בזכות גילוי 12 השימושים של דם דרקונים.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Голамът се храни с кръвта на жертвите си.
Ayrıca Ejderha kanının on iki farklı kullanılışını da keşfetmiştir.Otkrio je i dvanaest načina upotrebe zmajske krvi.
Ayrıca, genel kanının aksine Dürzî düşüncesi Sufizm'den etkilenmemiştir.V nasprotju z nekaterimi teorijami na vero ni vplival sufizem.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››A odpověděv všecken lid, řekl: Krev jeho na nás i na naše syny.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››A odpowiadając wszystek lud, rzekł: Krew jego na nas i na dziatki nasze.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››A všetok ľud odpovedal a riekol: Jeho krv na nás a na naše deti!
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Da antwortete das ganze Volk und sprach: Sein Blut komme über uns und unsere Kinder.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››De mensen schreeuwden: "Laat de straf voor Zijn bloed maar op ons en onze kinderen neerkomen."
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››És felelvén az egész nép, monda: Az õ vére mi rajtunk és a mi magzatainkon.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››E todo o povo respondeu: O seu sangue caia sobre nós e sobre nossos filhos.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Et tout le peuple répondit: Que son sang retombe sur nous et sur nos enfants!
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››E tutto il popolo rispose: «Il suo sangue ricada sopra di noi e sopra i nostri figli»
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Hết thảy dân chúng đều đáp rằng: Xin huyết người lại đổ trên chúng tôi và con cái chúng tôi!
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Hết_thảy dân_chúng đều đáp rằng : Xin huyết người lại đổ trên chúng_tôi và con_cái chúng_tôi !
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››In vse ljudstvo odgovori in reče: Kri njegova pridi na nas in na naše otroke!
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››백성이 다 대답하여 가로되 그 피를 우리와 우리 자손에게 돌릴지어다 하거늘
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Niin kaikki kansa vastasi ja sanoi: "Tulkoon hänen verensä meidän päällemme ja meidän lastemme päälle".
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Och allt folket svarade och sade: »Hans blod komme över oss och över våra barn.»
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Og alt folket svarte og sa: Hans blod komme over oss og over våre barn!
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Og hele Folket svarede og sagde: "Hans Blod komme over os og over vore Børn!"
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Respondió todo el pueblo y dijo: --¡Su sangre sea sobre nosotros y sobre nuestros hijos
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Seluruh orang banyak itu menjawab, "Ya, biarlah kami dan anak-anak kami menanggung hukuman atas kematian-Nya!
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Şi tot norodul a răspuns: ,,Sîngele Lui să fie asupra noastră şi asupra copiilor noştri.``
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››Και αποκριθεις πας ο λαος ειπε Το αιμα αυτου ας ηναι εφ' ημας και επι τα τεκνα ημων.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››А целият народ в отговор рече: Кръвта Му да бъде на нас и на чадата ни.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››И, отвечая, весь народ сказал: кровь Его на нас и на детях наших.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››І, озвавшись увесь народ, сказав: Кров Його на нас і на діти наші.
Bütün halk şu karşılığı verdi: ‹‹Onun kanının sorumluluğu bizim ve çocuklarımızın üzerinde olsun!››ויענו כל העם ויאמרו דמו עלינו ועל בנינו׃