kanış ile cümle
kanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Böcek uçuşunun evriminin, canlılık tarihindeki en önemli olaylardan biri olduğu kanısındayım.אני חושב שהאבולוציה של טיסת חרקים היא אולי אחד האירועים החשובים ביותר בהיסטוריה של החיים.
Böcek uçuşunun evriminin, canlılık tarihindeki en önemli olaylardan biri olduğu kanısındayım.وأعتقد أن تطور طيران الحشرات ربما يكون أحد أهم الأحداث في تاريخ الحياة.
Böcek uçuşunun evriminin, canlılık tarihindeki en önemli olaylardan biri olduğu kanısındayım.生命の歴史において最も重要な 出来事のひとつだろう 昆虫がいなければ 被子植物も出現せず
Böyle bir insanı ameliyat odasının dışında görsem, ölü oldukları kanısına varırdım.その人は死んでいるはずです
Bugün, ulusun ortak kanısı uyarınca... ...yapılandırmanın başladığını bildiriyorum.Ezért szeretnék néhány szót szólni és bízni az önök szavazatában...
Bugün, ulusun ortak kanısı uyarınca... ...yapılandırmanın başladığını bildiriyorum.Επιπλέον, την μέρα που το έθνος θα ψηφίσει να επαναφέρει την Βασιλική οικογένεια..
Bugün, ulusun ortak kanısı uyarınca... ...yapılandırmanın başladığını bildiriyorum.اليوم انا هنا لاعلن وفقا للاستفتاء الوطني, عندما يصبح رجوع العائلة الملكية حقيقة
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş ve여기 이 친구는 브라크의 그림을 보고 있습니다. 그 그림으로부터 단어들을 연상하고 있죠. 바로크(미술양식), 바라크(병영),
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTale možakar gleda Braquovo sliko. Spominja ga na barok, barako, lajež (bark), pudlja,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTämä tyyppi katselee Braquen maalausta. Se muistuttaa häntä monista sanoista, kuten barokista,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTen gość patrzy na obraz Braque'a, co kojarzy mu się ze słowem barok, buda, szczekać, pudelek,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTenhle chlapík se dívá na obraz od Braqua. Připomíná mu to světové baroko, kasárny, štěkot, pudla,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veИ този приятел тук гледа картина на Брак. Това му напомня на думата барок, барака, лая, пудел,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veוהבחור כאן מסתכל על ציור של בראק. וזה מזכיר לו "ברוק", "ברק", "בארק" (נביחה), כלב פודל,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veو الشخص هنا ينظر إلى اللوحة الفنية للرسام براق و هي تذكره بكلمة باروك , باراك , بارك , بودل
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veその絵は彼から言葉の連想を引き出します バロック バラック バーク(吠える) プードル スーザンR. -- 彼はすばやく思考を廻らせます
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Así que consideramos que el hombre es justificado por la fe, sin las obras de la ley
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.A tak usudzujeme, že sa človek ospravedlňuje vierou bez skutkov zákona.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Azt tartjuk tehát, hogy az ember hit által igazul meg, a törvény cselekedetei nélkül.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Car nous pensons que l`homme est justifié par la foi, sans les oeuvres de la loi.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.concluímos pois que o homem é justificado pela fé sem as obras da lei.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.For vi holder for at mennesket blir rettferdiggjort ved troen, uten lov-gjerninger.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.그러므로 사람이 의롭다 하심을 얻는 것은 율법의 행위에 있지 않고 믿음으로 되는줄 우리가 인정하노라
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Niin päätämme siis, että ihminen vanhurskautetaan uskon kautta, ilman lain tekoja.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Noi riteniamo infatti che l'uomo è giustificato per la fede indipendentemente dalle opere della legge
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Pentrucă noi credem că omul este socotit neprihănit prin credinţă, fără faptele Legii.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Protož za to máme, že člověk bývá spravedliv učiněn věrou bez skutků Zákona.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Przetoż mamy za to, że człowiek bywa usprawiedliwiony wiarą bez uczynków zakonu.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Sodimo namreč, da se z vero opravičuje človek, brez del postave.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.So halten wir nun dafür, daß der Mensch gerecht werde ohne des Gesetzes Werke, allein durch den Glauben.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.vì chúng ta kể rằng người ta được xưng công bình bởi đức tin, chớ không bởi việc làm theo luật pháp.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.vì chúng_ta kể rằng người_ta được xưng công_bình bởi đức_tin , chớ không bởi việc_làm theo luật_pháp .
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Vi hålla nämligen före att människan bliver rättfärdig genom tro, utan laggärningar.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Vi holde nemlig for, at Mennesket bliver retfærdiggjort ved Tro, uden Lovens Gerninger.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Wij komen met God in het reine door op Jezus te vertrouwen en niet door stipt de wet na te leven.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Συμπεραινομεν λοιπον οτι ο ανθρωπος δικαιουται δια της πιστεως χωρις των εργων του νομου.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Думаємо оце, що чоловік оправ дуєть ся вірою, без учинків по закону.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Ибо мы признаем, что человек оправдывается верою, независимо от дел закона.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Тогава, чрез вяра разваляме ли закона? Да не бъде! но утвърждаваме закона.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.לכן נחשב כי באמונה יצדק האדם בבלי מעשי תורה׃
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.اذا نحسب ان الانسان يتبرر بالايمان بدون اعمال الناموس.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.所 以 〔 有 古 卷 作 因 為 〕 我 們 看 定 了 、 人 稱 義 是 因 著 信 、 不 在 乎 遵 行 律 法
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.所以 〔 有 古 卷 作 因為 〕 我 們 看定 了 、 人稱義 是 因 著信 、 不 在乎 遵行 律法
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Aber ich glaube, dass wir, trotz unserer Unterschiede, eigentlich viel gemeinsam haben.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Ale myślę, że pomimo tych różnic mamy naprawdę wiele wspólnego.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Dar cred că în ciuda diferențelor noastre noi, de fapt, avem multe în comun.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Eigenlijk hebben we ondanks onze verschillen, echt veel gemeenschappelijk.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.하지만 저는, 이 모든 차이에도 불구하고, 사람들 사이에 공통점이 더 많다고 믿습니다.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Ma credo che, malgrado le nostre differenze, abbiamo davvero molto in comune.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Mais je pense qu'en réalité, malgré nos différences, nous avons vraiment beaucoup de choses en commun.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Mas acho que, apesar das nossas diferenças, temos muito em comum.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Mégis úgy vélem, a hézagok ellenére, igen sok közös van bennünk.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Pero creo que en realidad, a pesar de nuestros huecos, tenemos mucho en común.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Πιστεύω όμως, ότι παρά τα κενά μας, έχουμε πολλά κοινά.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Но мисля, че действително, въпреки нашите различия, ние наистина имаме много общо помежду си.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.Но я думаю, что на самом деле, несмотря на наши различия, мы и правда имеем много общего.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.אבל אני חושב שבעצם, למרות הפערים שלנו, באמת יש לנו הרבה במשותף.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.لكني أعتقد أن ذلك في الواقع، رغماً عن فوارقنا، لدينا الكثير من المشترك حقاً.
Fakat ben tüm bu ihtilaflara rağmen yine de birçok ortak yanımızın olduğu kanısındayım.多くの共通点を持っています 私達の持つ共通点の一つとして、自己表現への強い意欲が
Herneyse, ben onları yine yenmemiz gerektiği kanısındayım.Aber so oder so, ich bin der Meinung, wir müssen Sie nochmal schlagen.
İlgili Sayfalar