Kamyon şekliStencilsZnak ciężarówkiStencils
Kamyon şekliStencilsΣχήμα φορτηγούStencils
Kamyon şekliStencilsЗображення вантажівкиStencils
Kamyon şekliStencilsИзображение грузовикаStencils
Kamyon şekliStencilsОбозначение за камионStencils
Kamyon şekliStencilsالشاحنة شكلStencils
Kamyon şekliStencilsトラック シェイプStencils
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Chiar si zgomotul si miscarea camionului reprezinta o noua experienta; una care le imbolnaveste.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Die Geräusche und Bewegungen des LKWs allein sind schon eine neue Erfahrung - eine, die sie krank macht.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Il rumore e il movimento del camion sono di per sé già una nuova esperienza una triste esperienza.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Maga a teherautó zaja és mozgása önmagában is egy új tapasztalat, amitõl megbetegszenek.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Oljudet och rörelsen av själva lastbilen är också en ny upplevelse; en som gör dem sjuka.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Suara bising dan gerakan dari truk juga merupakan pengalaman baru: pengalaman yang membuat mereka sakit.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.הרעש והתונה של המשאית עצמה ,היא גם חוויה חדשה עבורם .כזו שמחליאה אותם
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Auton ääni ja liike on itsessään uusi kokemus, ja ne tulevat siitä huonovointisiksi.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Chiar si zgomotul si miscarea camionului reprezinta o noua experienta; una care le imbolnaveste.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Die Geräusche und Bewegungen des LKWs allein sind schon eine neue Erfahrung - eine, die sie krank macht.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.El ruido y remezón del camión es también nuevo para ellos, y sienten náuseas.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Hałas i przemieszczanie jest kolejnym doświadczeniem, które wywołuje choroby.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Hluk a drkotavý pohyb vozu je pro ně také nový zážitek. A šílí z něho.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Hrup in premikanje tovornjaka je tudi nova izkušnja in zaradi nje jim postane slabo.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Il rumore e il movimento del camion sono di per sé già una nuova esperienza una triste esperienza.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Le bruit et le mouvement du camion sont aussi une nouvelle expérience qui les rend malades.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Maga a teherautó zaja és mozgása önmagában is egy új tapasztalat, amitõl megbetegszenek.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Oljudet och rörelsen av själva lastbilen är också en ny upplevelse; en som gör dem sjuka.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Suara dan gerak dari truk itu sendiri Merupakan juga pengalaman baru; satu yang membuat mereka sakit.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Шум и движение грузовика непосредственно также новый опыт; тот, который делает их плохо.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.הרעש והתונה של המשאית עצמה היא גם חוויה חדשה עבורם, כזו שמחליאה אותם.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.트럭에서 수집하고 있는 것은 마지막 남은 30여 그루의 씨앗입니다.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Abból, amelyikből magot gyűjt az a férfi a teherautón, már csak 30 létező fa maradt.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Benih tanaman yang dikumpulkan di truk oleh orang ini adalah tanaman yang tinggal 30 pohon saja yang tersisa.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Cái cây chỗ có người đang lấy hạt, trên xe tải đó, hiện giờ chỉ còn đúng 30 cây.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Celle où le bonhomme récolte des graines là sur le camion, il n'en reste environ que 30 arbres survivants.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Degene waarvan de man zaden aan het verzamelen is op de wagen, daarvan zijn nog ongeveer 30 bomen in leven.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Del árbol del se están recolectando semillas desde un camión solo quedan 30 ejemplares.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Naquela em que o homem está num camião a colher sementes, só restam certa de 30 árvores.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Quell'albero, del quale il tipo sta raccogliendo i semi lì sul camion è l'ultimo di 30 esemplari.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Ta, u které je muž sbírající semena na nákladním autě, ta už má jen asi 30 zbývajících stromů.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Tých stromov, ktorých semienka zbiera ten chlapík, zostalo už len 30 kusov.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Z tego gatunku, gdzie mężczyzna zbiera nasiona z ciężarówki pozostało około 30 ostatnich drzew.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Η φωτογραφία όπου ένας συλλέγει σπόρους δίπλα σ'ένα φορτηγό, απο αυτό το φυτό έχουν μείνει περίπου 30 δένδρα.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Вид, у которого человек собирает семена на грузовике, насчитывает около 30 оставшихся деревьев.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Онези, където мъжът събира семена в камиона, те са намалели до 30 последни оставащи дървета,
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.איפה שהבחור אוסף זרעים על המשאית, שם נותרו 30 עצים אחרונים.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.تلك التي يجمع ذلك الشخص بذورها على الشاحنة، أنقرضت لحوالي فقط 30 شجرة متبقية فقط.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.最後の30本しか残っていません たんぱく質のためにも薬品のためにも
Keşke kızlarınızı kurtarmak için... ...elimizde yeterli kamyon olsaydı.Če bi imeli dovolj tovornjakov... ... bi jih nekaj prihranili za prevažanje vas deklet. Si jo slišal?
Keşke kızlarınızı kurtarmak için... ...elimizde yeterli kamyon olsaydı. Duydunuz mı?Myslíš si snad, že nevíme co s nákladáky, abychom ti jeden dali pro spásu těch tvých holek?
Keşke kızlarınızı kurtarmak için... ...elimizde yeterli kamyon olsaydı. Duydunuz mı?Αφού είχαμε αρκετα φορτηγά... ...να διαθέσετε λίγο για την εξαγορά των κοριτσιών σας.
Keşke kızlarınızı kurtarmak için... ...elimizde yeterli kamyon olsaydı. Duydunuz mı?Ако имахме достатъчно камиони... ...щяхме да заделим няколко, за да спасим твоите момичета.
Keşke kızlarınızı kurtarmak için... ...elimizde yeterli kamyon olsaydı.Gdybyśmy mieli dość samochodów... ... na pewno byśmy wam pomogli. Słyszeliście?
Lojistik bölüğüyle irtibat kurun... ...ve gerek duyduğunuz kadar kamyon alın.Kontaktujte transportní sbory a sežeňte tolik náklaďáků, kolik potřebujete.
Lojistik bölüğüyle irtibat kurun... ...ve gerek duyduğunuz kadar kamyon alın.Pošljite jih v Sarineno in naprej v Barcelono. - Ne želim žensk na fronti.
Lojistik bölüğüyle irtibat kurun... ...ve gerek duyduğunuz kadar kamyon alın.Επικοινώνησε με το σώμα των μεταφορών... ...και πάρε όσα φορτηγά χρειάζεσαι.
Lojistik bölüğüyle irtibat kurun... ...ve gerek duyduğunuz kadar kamyon alın.Свържете се с транспортния корпус... ...и вземете камиони, колкото са ви необходими.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.2時間の試食で
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.A navozil hromadu ľudí do veľkých hál.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.A přivezl celé kamiony lidi do velkých hall.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.En hij haalde vrachtwagens vol mensen naar binnen.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.Han tog in massor och massor av folk.