Ana içeriğe geç
Sözlük

kamusal ile cümle

kamusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.It is not good to ridicule him in public.
Seçilmek istiyorsan kamusal imajını geliştirmek zorunda kalacaksın.If you want to get elected, you're going to have to improve your public image.
Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.Tom sometimes picks his nose in public.
Avrupa'da bir kamusal alan eksikliği giderek şiddetle hissedilmektedir.The lack of a public sphere in Europe is being felt increasingly keenly.
Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.The lack of a public sphere in Europe is being felt more and more keenly.
Avrupa'da kamusal alanın yokluğu gitgide daha fazla hissediliyor.The lack of a public sphere in Europe is being felt more and more keenly.
Avrupa'da bir kamusal alanın olmaması gittikçe daha fazla hissedilmektedir.The lack of a public sphere in Europe is being felt more and more.
Kamusal alanda sigara içme.Do not smoke in public places.
Bu şehrin kamusal bisiklet paylaşım programı vardır.This city has a public bike share program.
Kamusal alanda başörtüsünü yasakladılar.They banned the wearing of the hijab in public buildings.
Bazı müzik tarihçileri müziğin tüm kamusal kutlamalarda kullanıldığını düşünmektedir.Some music historians believe that music was used at almost all public ceremonies.
Das Erste ("İlk"), Almanya'nın başlıca kamusal televizyon kanalıdır.Das Erste (German: , The first) is the principal publicly-owned television channel in Germany.
Diktatörlük döneminden kalan anıtlar kamusal alanlardan kaldırılmış ve Hatıra Parkı'na taşınmıştır.The monuments of the dictatorship were removed from public places, into Memento Park.
Habermas kamusal alanın yeniden canlandırılması konusunda iyimserdir.Habermas has expressed optimism about the possibility of the revival of the public sphere.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.During Ramadan, eating, drinking, or smoking in public during daylight hours is not allowed.
Olaylar genellikle ayaklanma, vandalizm ve kamusal veya özel mülkiyet tahribatını içerir.Riots typically involve theft, vandalism, and destruction of property, public or private.
Ayrıca şehirlerdeki kamusal görevlendirmeler de değiştirilmelidir.However, now they must become the city's protectors as well.
Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir.It may be practiced individually, within a family, socially, or in public.
Şehirde bir modern şehir kamusal taşıma enfrasturukturu geliştirilmiştir.An extensive modern public transportation system connects the city.
Yapıtları çeşitli uluslararası özel ve kamusal koleksiyonun parçasıdır.Their works form part of various public and private collections around the world.
Bu çalışma dahilinde yapıyı çevreleyen bölge kamusallaştırılmıştır.A plaque inside the building commemorate that works.
Kamusal alanda altının tedavülü de devam etmiştir.The government's financial woes also continued.
Kamu alanýna, kamusal eriţimi nasýl getirebilirsiniz?How can you bring public access to the public domain?
Kulađa basit gelebilir ama kamusal alana kamunun eriţimi yoktur.It may sound obvious that you'd have public access to the public domain, but in fact it's not true.
Kamusal alan, herkes tarafýndan eriţilebilir olmalýdýr, fakat kilit altýndadýr.So the public domain should be free to all, but it's often locked up.
Açýlýmý Elektronik Mahkeme Kayýtlarýna KamusalWhich stands for Public Access to Court Electronic Records.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.It was recognizing that public libraries are the last vestige of public free space.
Genel kamusal alanı nitelikli uzamlara nasıl çevirebiliriz?What translates generic public space into qualitative space?
Kamusal alan. (Alkış)(Applause)
Kamusal alanlarımızı demokratikleştirebiliriz.We can democratize our public spaces.
Gayet temel şeyler, kamusal park tabelalarına biraz benziyor.Very basic stuff, slightly suggestive of public park signage.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.In some cases all schools, all churches, all public venues were closed.
"% 1" Kamusal Kimlik (ID) mevcut rehber içinde bulunamadı.PublicID "%1" was not found in current catalog.
"% 1" Kamusal Kimlik (ID) haritalaması: "% 2"PublicID "%1" maps to: "%2"
Kamusal Alan AdıPublic Domain
Yunan hükümetinin kamusal alanlarda sigara içilmesini yasaklama girişimi pek takılmıyor.The Greek government's attempt to ban smoking in public is being widely ignored.
Fakat yasanın kamusal alanlarda sigara içilmesi üzerinde fark edilir bir etkisi olmadı.But it has not had any noticeable impact on public smoking.
Sağlık bakanlığı kamusal ve kapalı alanlarda sigara içilmesinin daha da kısıtlanmasını önerdi.The ministry of health has proposed further restricting smoking in public and enclosed spaces.
Sırbistan kamusal atık miktarını azaltmaya çalışıyorSerbia tries to reduce public waste
Ancak kadınların kamusal ve siyaset yaşamına olan katılımlarında ilerleme görünüyor.Progress, however, is visible in terms of women's participation in public and political life.
Hırvatistan kamusal alanlarda sigara içilmesini yasakladı, alkole sıfır tolerans tutumunu değiştirdiCroatia bans smoking in public places; amends zero tolerance for alcohol
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, yüksek mevkilerde sosyal ve kamusal işlevlerde bulundu.After WWII, she performed high social and public functions.
Dünya Savaşı'ndan sonra, yüksek mevkilerde sosyal ve kamusal işlevlerde bulundu.Fana was a participant in the February march in 1944, from Kožuf to Kozjak.
Belarus 24, Beyaz Rusya'nın kamusal televizyon ve radyo kanalı.Belarus 24 (Belarusian: Беларусь-24) is the state television and radio channel of Belarus.
Virtus, belirli bir kamusal davranış türü olduğu aristokratik gelenekten gelir.Virtus comes from the aristocratic tradition in which it is a specific type of public conduct.
Kamusal yaşamdaPublic life
Amaç cemiyetin kamusal profilini yükseltmekti ve besbelli ki başarılı da oldu.The intention was to raise the public profile of the society, which evidently succeeded.
İkinci anlamı, kamusal hak.Zweiter Teil: Rechte der Landschaft.
Parlamento yasaları çıkartır, hükümetin faaliyetlerini izler ve kamusal politikaları değerlendirir.À ce titre, elle vote la loi, contrôle l’action du gouvernement et évalue les politiques publiques.
Buna göre kişiler daima ve her tür araçla kamusal hayatın ruhuna katkıda bulunurlar.En tout temps et en tout lieu l'homme semble avoir fait usage de drogues.
Diktatörlük döneminden kalan anıtlar kamusal alanlardan kaldırılmış ve Hatıra Parkı'na taşınmıştır.Los monumentos comunistas fueron retirados de los lugares públicos y llevados a Memento Park.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.2006: en España entra en vigor la ley antitabaco.
Jürgen Habermas, kamusal alan (public sphere) kavramı üstüne yoğun olarak yazmıştır.Jürgen Habermas Habermas basa su argumento en la idea de una esfera pública.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.Durante il Ramadan mangiare, bere o fumare in pubblico durante le ore diurne è proibito.
Haikimiyetindeki şehir devletinin tüm kamusal ve özel işlerini halletmeye girişmiştir.Ancora bambino collabora con il padre nella decorazione di complessi edilizi pubblici e privati.
Das Erste ("İlk"), Almanya'nın başlıca kamusal televizyon kanalıdır.Das Erste (letteralmente "La Prima"), facente capo ad ARD, è la prima rete televisiva pubblica tedesca.
İkinci anlamı, kamusal hak.Parte seconda - L'età del diritto comune.
Das Erste ("İlk"), Almanya'nın başlıca kamusal televizyon kanalıdır.Das Erste («Первый») — немецкий общественный телеканал.
Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir.Намаз можно совершать как индивидуально, так и коллективно в любом подходящем месте.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.В течение месяца Рамадан запрещено публично есть, пить или курить между восходом и закатом.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod