Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Women and members of religious minorities are subject to discrimination.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Today, I'm focusing on public sector corruption, which the private sector also participates in.
Buna göre, kamu sektörü yüzde 81.4'lük bir kapasite kullanımıyla çalıştı.The public sector worked at 81.4 per cent capacity utilisation.
Dairenin amacı, kamu sektörü istihdamında kanal görevi görmek.The agency is the intended conduit for public sector employment.
Belgrad da kamu sektöründeki maaşlar ve emekli aylıklarını 2010 yılı boyunca dondurma sözü verdi.Belgrade pledged to keep salaries in the state sector and pensions frozen in 2010.
"Hayaller, kamu sektöründe bir iş bulmaktı ... şimdi bu hayaller farklı.""The dream was to find a position in the public sector … now that dream is different."
Harcamaları azaltmak ve kamu sektörünü daha verimli hale getirmeye çalışıyoruz." dedi.We are looking to reduce spending and make the public sector more efficient."
Dahası, 8 Haziran kamu sektörü tatiline denk geliyor.Furthermore, June 8th is a holiday observed by the public sector.
Sırbistan, kamu sektöründeki çalışan sayısı açısından da Avrupa'da kötü bir üne sahip.Serbia is also infamous in Europe for its number of public sector workers.
Özel sektördeki ücretler kamu sektörünün altında seyretmeye devam ediyor.Salaries in the private sector continue to be lower than in the public sector.
IMF'nin kamu sektörü ücretlerindeki bu artışa nasıl tepki vereceği halen belirsizliğini koruyor.Still unclear is how the IMF will react to the growth in public sector salaries.
Aynı zamanda kamu sektörü ücretleri de yüzde 50 oranında zamlandı.At the same time, public sector salaries have gone up around 50 per cent.
Kamu sektörü çalışanlarının maaşlarına %30'a varan zam yapılabilir. [Reuters]Civil sector employees could see as much as a 30% increase in their pay. [Reuters]
Kamu sektörü çalışanlarının maaşlarına da %30 zam yapılacaktı.Civil servants in the public sector could expect 30% raises.
Söz konusu tedbirlerde kamu sektöründe önemli kesintiler yer alıyor.The measures include deep public sector cuts.
Özellikle kamu sektöründe, yıllık ücret artışlarının belli bir oranı geçmemesi öngörülüyordu.Specifically, public sector wages were not supposed to grow by more than a certain rate annually.
Ücret artışlarının etkileri hem kamu sektöründe hem de özel sektörde kendini hissettirebilir.The rise in wages would be felt in both the private and public sector too.
Artışa büyük oranda, Şubat ayında kamu sektöründe yapılan maaş zammı neden oldu.The increase was triggered mainly by a February wage hike in the public administration sector.
Kamu sektörünün bir parçası olarak şu anda cömert sosyal yardımlar alıyorlar.As part of the public sector, they currently enjoy generous fringe benefits.
Mutsuz kamu sektörü çalışanları grevler düzenliyorlar.Dissatisfied public sector workers are staging strikes.
Kapasite kullanım oranının en fazla düşüş gösterdiği alan kamu sektörü oldu.The rate decreased most significantly in the public sector.
Yunan Kamu Sektörü Yolsuzluklarıyla Mücadele Komisyonu KurulduNew Panel Formed to Fight Corruption in Greek Public Sector
Protestocular kamu sektörü maaş ve emekli aylıklarına zam talep ediyorlar.The protestors are demanding higher salaries and pensions in the public sector.
Hırvat kamu sektörü çalışanları greve son verdilerCroatia's public sector workers end strike
AKP, söz konusu reformların kamu sektöründe verimlilik artışına yol açacağını savunuyor.The AKP argues that such reforms will increase efficiency in the public sector.
SETimes'a konuşan Theophanous, "Her zamanki kamu sektörü harcamaları sorunumuz var."We have the usual problem of public sector spending.
Tesis sahibi (genellikle kamu sektörü) tesisi işletir.The owner (usually the public sector) operates the facility.
Bu, kamu sektörü altyapı projeleri için geleneksel modeldir.This is the traditional model for public sector infrastructure projects.
Kamu sektörü kontrolündeki muazzam artışlara merkezileşme yönündeki baskılar eşlik etti.The immense increases in public sector control were accompanied by a push for centralization.
Köyde kamu sektöründe çalışanların sayısıda oldukça fazladır.Bemerkenswert ist die Tatsache dass es in Dierikon mehr Arbeitsplätze als Einwohner gibt.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Frauen sowie ethnische Minderheiten werden nun mehr in die Politik eingebunden.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Les femmes et les minorités ont subi des discriminations dans le secteur public.
Kamu Sektörü Danışma Grubu, Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC), ABD (2003- 2006).Grupo Consultivo del Sector Público, Federación Internacional de Contadores (IFAC), EE.UU. (2003-2006).
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.A las mujeres francesas y polacas se las ha identificado discriminatoriamente con la prostitución.
Sterling şehrindeki diğer kamu sektörü kurumları da çok sayıda istihdam sağlamaktadır.Varios otros miembros de la familia Ward también han ganado distinción.
Merkez bankası kredi vererek faaliyetlerinin finansmanında kamu sektörünü destekler.Fundó el Banco Minero para apoyar, mediante créditos, al principal sector productivo.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışması yasaklandı.En 1935 se le prohibió actuar en Alemania.
Kamu Sektörü Danışma Grubu, Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC), ABD (2003- 2006).Gruppo Consultivo per il settore pubblico, “International Federation of Accountants' (IFAC), USA (2003- 2006).
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.واجهت النساء والأقليات العرقية التمييز في القطاع العام.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Kobiety oraz mniejszości narodowe doświadczały dyskryminacji.
Buna Kamu sektörü (hükümet gibi), özel sektör (iş ve şirketler), ve sağlık alanı da dahildir.Detta innefattar den offentliga sektorn (som regeringen), den privata sektorn (som företag), och vård-sektorn.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Жінки і національні меншини зазнавали дискримінацію в державному секторі.
Buna Kamu sektörü (hükümet gibi), özel sektör (iş ve şirketler), ve sağlık alanı da dahildir.To zahrnuje veřejný sektor (např. vládu), soukromý sektor (např. podniky) a sektor zdravotnické péče.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Femeile și minoritățile etnice au fost supuse discriminării în sectorul public.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışması yasaklandı.25. heinäkuuta − Juutalaisilta kiellettiin Saksassa lääkärin ammatin harjoittaminen.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.女性や少数派民族は差別に直面している。
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.婦女和少數民族也被歧視。
Şehirdeki kamu sektörü en büyük iş sağlayan sektör olmuştur.公共部门是这个镇的最大雇佣者。
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Napríklad etnické menšiny či ženy majú empiricky nižšie mzdy než zvyšok obyvateľstva.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Moterys ir etninės mažumoms susiduria su diskriminacija viešajame sektoriuje.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Astăzi însă mă voi concentra pe corupția din sectorul public, corupție în care e implicat și sectorul privat.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Danes se bom osredotočil na korupcijo v javnem sektorju, pri kateri ima vlogo tudi zasebni.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Dnes sa však chcem sústrediť na korupciou vo verejnej sfére, v ktorej svoju úlohu zohráva aj súkromný sektor.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Dnes se chci soustředit na korupci ve státním sektoru, na které se podílí i soukromá sféra.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Dzisiaj skupiam się na korupcji w sektorze państwowym, w której sektor prywatny także uczestniczy.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Hôm nay, tôi sẽ tập trung vào tham nhũng ở khu vực công, nơi mà cũng có sự tham gia của khu vực tư nhân.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Hoy, me centro en la corrupción del sector público, en la que el sector privado también participa.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Idag ska jag fokusera på korruptionen i den offentliga sektorn, i vilken den privata sektorn också deltar.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.오늘, 전 공공부문에서 벌어지고 있는 부패에 대해 이야기하려고 합니다. 여기엔 민간부문도 한 몫 하고있죠.
Bugün, ben, özel sektörün de katıldığı, kamu sektöründeki yolsuzluğa odaklanıyorum.Mas hoje, vou centrar-me na corrupção do sector público, na qual o sector privado também participa.