Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Ich fing an, Drohungen zu bekommen, getötet, vergewaltigt zu werden, nur um die Kampagne zu beenden.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Ik kreeg bedreigingen met moord en verkrachting, gewoon om de campagne te stoppen.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Jag fick hotelser om att mördas och våldtas -- bara för att få stopp på kampanjen.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.J'ai commencé à recevoir des menaces de mort, de viol, juste pour que j'arrête cette campagne.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.저는 이 캠페인을 멈추라고 살해, 강간 협박을 받기 시작했습니다.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Saya mulai menerima ancaman akan dibunuh, diperkosa, untuk menghentikan kampanye ini.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Tôi bắt đầu nhận được lời đe dọa giết chết, cưỡng bức nhằm mục đích ngăn cản chiến dịch này.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Začala jsem dostávat výhružky, že budu zabita a znásilněna, jen abych zastavila tuto kampaň.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Začala som dostávať výhražné správy, že ma zabijú, znásilnia, len preto, aby som skončila túto kampaň.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Zaczęłam dostawać groźby śmierci, gwałtu, mające na celu zatrzymać kampanię.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Άρχισα να λαμβάνω απειλές ότι θα με σκοτώσουν, θα με βιάσουν, μόνο για να σταματήσω αυτήν την εκστρατεία.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.А від саудівської влади - нічого, тиша.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Започнах да получавам заплахи, че ще бъда убита, изнасилена. Само и само за да спра тази кампания.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.Конечно, стали поступать угрозы убийством, изнасилованием, просто с целью остановить кампанию.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.התחלתי לקבל איומים שיהרגו אותי, שיאנסו אותי, רק כדי שאפסיק את הקמפיין.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.بدأت أستقبل التهديدات بالقتل، بالاغتصاب، فقط لكي أوقف هذه الحملة.
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.殺してやるとか 襲ってやるとか 英雄気取りはよせとか 当局は終始静観を決め込み
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Duas únicas campanhas adoptam uma abordagem diferente.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Endast i två kampanjer används en annan metod.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Ettől eltérő módszert csak két kampánynál lehetett tapasztalni.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Iba dve kampane zaujali odlišný prístup.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Introduzione maggioranza degli Stati membri.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Jedynie dwie kampanie stosują odmienne podejście.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Kun to kampagner benytter en anden tilgang.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Le v dveh kampanjah je uporabljen drugačen pristop.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Nur in zwei Kampagnen wird ein anderer Ansatz verfolgt.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Pouze dvě kampaně využívají odlišný přístup.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Sólo dos campañas adoptan un enfoque diferente.
Sadece iki kampanya farklı bir yaklaşım uygulamaktadır.Vain kahdessa kampanjassa on otettu eri lähestymistapa.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.De har visat att det inte bara är snack och de har förespråkat och deltagit i kampanjer.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Elles ont joint l'acte à la parole, en parlant pour la cause et en rejoignant des campagnes.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Hanno stanziato le loro risorse e hanno perorato la causa e partecipato alle campagne di informazione.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Han respaldado sus palabras con acciones y han luchado y se han sumado a campañas.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Họ biết đầu tư đúng chỗ và họ đã thể hiện sự ủng hộ tích cực cùng với tham gia vào những chiến dịch này.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.그녀들은 자신들이 말한대로 실천하고 있습니다. 또 지지해 오고, 캠페인에 참여해 오고 있습니다.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Mereka menyumbangkan uang dan mereka melakukan penyuluhan dan kampanye bersama.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Nie tylko gadają, ale biorą czynny udział w propagowaniu badań i przyłączyły się do kampanii.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Passaram da palavra à prática e têm apoiado e participado nas campanhas.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Și-au pus banii unde le e vocea, au ținut pledoarii și s-au înscris în campanii.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Sie haben getan, was sie gesagt haben, sie haben Fürsprache gehalten und sind Kampagnen beigetreten.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Ze doneerden geld, ze spraken zich uit en sloten zich aan bij campagnes.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Έχουν βάλει τα χρήματά τους σε αυτά που λένε και υπερασπίστηκαν και έχουν πάρει μέρος σε εκστρατείες.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.Те са вложили своите пари на нужното място и са се застъпили и участват в кампании.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.У них слово не расходится с делом. Женщины присоединились к кампании и участвовали в ней.
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.הן משתתפות. הן השקיעו כסף ולא רק דיברו
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.لقد قاموا بتوظيف أموالهم لقد قاموا بالدعم وانضموا للحملات
Sadece konuşmakla kalmayıp, hem savundular, hem de kampanyalara katıldılar.キャンペーンで積極的に支援をします 心疾患でも同じようにあって欲しい
Sağlıklı İşyerleri kampanyası, işyerlerini daha sağlıklı ve güvenli hale getirmek için bir fırsattır!A kampány helyi, nemzeti és európai szinten nyitva áll minden szervezet és egyén előtt, beleértve:
Sağlıklı İşyerleri kampanyası, işyerlerini daha sağlıklı ve güvenli hale getirmek için bir fırsattır!Elle s’achèvera par un sommet de haut niveau sur l’évaluation des risques, en novembre 2009.
Sağlıklı İşyerleri kampanyası, işyerlerini daha sağlıklı ve güvenli hale getirmek için bir fırsattır!Kampaň je určená všetkým organizáciám a jednotlivcom na miestnej, národnej a európskej úrovni vrátane:
Sağlıklı İşyerleri Kampanyası kapsamında Avrupa İyi Uygulama Ödülleri Yarışması düzenlenecektir.Kampania europejska jest wspierana przez kraje przewodniczące Radzie Unii Europejskiej w 2008 r.
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.Eu sei que campanhas políticas às vezes podem parecer sem importancia, até mesmo bobagens.
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.Ich weiß, dass politische Kampagnen manchmal, kleine, sogar albern scheinen können.
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.Je sais que les campagnes politiques peuvent sembler miniscules parfois, même bêtes.
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.Sé que a veces las campañas políticas parecen poco importantes e incluso tontas, que son carne de cañón para
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.Stiu ca uneori campaniile politice pot parea mici, prostesti.
Seçim kampanyaları bazen küçük ya da saçma görünebilir.Γνωρίζω πως οι πολιτικές εκστρατείες μπορεί να φαίνονται μικρές, ακόμα και ανόητες.
Seni ilk kampanyandan beri takip ediyorum.A kukkolód voltam már az első kampányod óta
Seni ilk kampanyandan beri takip ediyorum.He sido tu acosadora... desde tu primera campaña.
Seni ilk kampanyandan beri takip ediyorum.Sono una tua stalker sin dalla tua prima campagna elettorale