kamp ile cümle

kamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Şirket Kickstarter kampanyası ile sermaye kazanmış, 450.000 ABD.Litterati werd initieel gefinancierd via Kickstarter, waar het $50.000 ophaalde.
Hem de çeşitli misyoner kuruluşlarının üyeleri ve tebligatcilari İslam aleyhine kampanyalarlar yürütmüşlerdir.Er ontstaan verschillende kampen van voor- en tegenstanders van de Turkse toetreding.
Mimarlık kampüsü, Kudüs’ün merkezindeki Tarihi Bezalel yerleşkesindedir.De architectuurcampus is in de binnenstad van Jeruzalem, in het historische Bezalelgebouw.
Kampüsün 2013 yılında tamamlanması planlanmaktadır.Volgens planning zou de campus in 2011 worden voltooid.
Ben şu an kampüsteyim.Ik ben op dit moment op de campus.
Büyük çaplı aşı kampanyası sayesinde, şehirdeki insanlar kurtarıldı.Dankzij de grootschalige vaccinatiecampagne, werden de mensen in de stad gered.
Kamptan erken geldiğine sevindim.Ik ben blij dat je vroeg terug bent van kamp.
Aynı yıl dünyaca ünlü top-model Gisele Bündchen, Vakko'nun kampanya yüzü oldu.In hetzelfde jaar werd het wereldberoemde topmodel Gisele Bündchen het campagnegezicht van Vakko.
200 mahkûm kamptan kaçtı.200 więźniami uciekł z obozu.
Filipinler Üniversitesi'nin merkez kampüsü de buradadır.Tutaj też znajduje się główny kampus Uniwersytetu Filipińskiego.
Tüm kampüsler WiFi ve bilgisayar süitleri ile donatılmıştır.Wszystkie kampusy są wyposażone w WiFi i sale komputerowe.
Sonraki bölümlerde ise yerel takımı "Aston Wanderers"ı kurtarmak için yardım kampanyası düzenler.Jednak w późniejszym odcinku zorganizował kampanię, żeby uratować fikcyjny lokalny klub - „Aston Wanderers”.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.Warunki sanitarne i aprowizacyjne panujące w obozach były prowizoryczne i dalece niewystarczające.
2011 QS Raporu'nda, EU Business School İspanya, İsviçre, Almanya ve kampüsleri 39. sıralandı.W raporcie QS za 2011, kampusy EU Business School z Hiszpanii, Szwajcarii i Niemczech zajęły 39 miejsce.
White, AIDS ile yaşayan çocuklar için çok sayıda yardım kampanyasına katıldı.White udzielał się w wielu publicznych akcjach dobroczynnych na rzecz dzieci cierpiących na AIDS.
Barselona kampüsü şehir merkezine on dakika uzaklıkta bulunan La Bonanova'da yer almaktadır.Kampus w Barcelonie znajduje się w La Bonanova, dziesięć minut drogi od centrum miasta.
Kamp hastanelerinde de insanlık dışı koşullar hüküm sürdü.W szpitalach obozowych panowały nieludzkie warunki.
Bu durum, esirlerin kendi kamplarını sıfırdan kendileri inşa etmek zorunda kalmalarına neden oldu.Zdarzało się, że jeńcy musieli sami od podstaw budować swoje obozy.
Çok sayıda göçmen Ma'abarot denilen İsrail'in mülteci kamplarında bulunuyordu.Byli oni zakwaterowywani w tymczasowych obozach dla uchodźców zwanych ma’abarot.
Üniversitenin 8 fakültesi, 6 kampüsü ve 39.000 öğrencisi bulunmaktadır.Obecnie ma 8 wydziałów w 6 kampusach i ponad 39 tysięcy studentów.
Dele eğitim hayatını Stantonbury Kampüsü ve Wolverton'daki Radcliffe Okulu'nda geçirdi.Dele uczęszczał do Stantonbury Campus i The Radcliffe School w Wolverton.
Toplama kampları hakkında bir şey bilmediğini söyledi.Twierdziła, że nie wiedziała co działo się w obozach koncentracyjnych.
Sovyet savaş esirlerinin toplama kamplarına en büyük nüfusu 1941 sonbaharında görüldü.Największy napływ sowieckich jeńców do obozów koncentracyjnych zanotowano jesienią 1941.
Her bir kampüs kendine ait kütüphane birimlerine sahiptir.Wszystkie katedry posiadają własne biblioteki.
Film, Polish Film Institute ve kısmen de Kickstarter kampanyası ile finanse edilmiştir.Film został sfinansowany m.in. przez Polski Instytut Sztuki Filmowej oraz użytkowników portalu Kickstarter.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.W celu sfinansowania podjętych działań muzeum przeprowadziło kampanię fundraisingową.
1984 başlarında solcu önderlik doğrudan başkanlık seçimleri talep eden Diretas Já kampanyasını başlattılar.W 1984 przewodził ruchowi Diretas Ja, który domagał się wprowadzenia bezpośrednich wyborów prezydenckich.
Kampüste ayrıca veterinerlik ve eczacılık bölümleri de bulunmaktadır.W Osowie funkcjonują także prywatne gabinety lekarskie i weterynaryjne.
Beş yaşındayken, Ravensbrück Toplama Kampına ve daha sonra Sachsenhausen gönderildi.Mając lat 5 trafił do niemieckiego obozu koncentracyjnego Ravensbrück, a następnie do Sachsenhausen.
Takım, 1966'dan beri Mankato'daki Minnesota State Üniversitesi'nde yaz kamplarını yapmaktadır.Od roku 1966 Vikings przeprowadzają swoje treningi letnie na terenach Minnesota State University w Mankato.
Daha sonra Kanada'da bir esir kampına gönderildi.Później przeniesiono go do więzienia w Kanadzie.
Bu zaferden sonra Herakleios Arakses Nehri'ni geçti ve öbür taraftaki ovalarda kamp yaptı.Po tych zwycięstwach Herakliusz przekroczył Araxes i rozbił obóz na równinie.
Buna göre on üç takım Polonya'da, üç takım ise Ukrayna'da kamp yapmıştır.W Polsce zamieszkało 13 drużyn, zaś na Ukrainie pozostałe 3.
Ve onu bir gün sonra aynı kampa çağırmıştır.Do obozu dotarł on dzień później.
Yoğun seçim kampanyası yürüttü.Trwała ostra kampania propagandowa.
3.000'i yakalanıp esir kamplarına gönderildi.3 000 zabitych i wziętych do niewoli.
Hızlı ve hafif olmak için tek kamp noktasından hareket edilir.Patrolują siedlisko lotem szybkim i prostym.
1940-1942 yılları arasında Kozielsk ve Kola Yarımadası'ndaki Sovyet Gulag kamplarının tutsağıydı.W okresie od 1940 do 1942 był więźniem sowieckich obozów w Kozielsku i na Półwyspie Kolskim.
Kampta bir poker oyunu sırasında Wild Bill Hickok, Jack McCall tarafından sırtından vurularak öldürülür.Został zabity strzałem w tył głowy podczas gry w pokera przez lokalnego watażkę Jacka McCalla.
Esir kamplarında meydana gelen ölümler 1941 sonbaharı ile 1942'nin ilk çeyreği arasında zirveye ulaştı.Śmiertelność w obozach wzrastała od jesieni 1941, aby osiągnąć punkt szczytowy w pierwszym kwartale 1942 roku.
Ayrıca bu kamp döneminde Rüştü Reçber millî takım jübilesini yapmıştır.Oprócz tego mieszkańcy odrabiali dzień robocizny sprzężajnej.
1987 ve 1989 yılları arasında Demokratik Parti'nin Senato seçim kampanyasının başkanıydı.W latach 1987–1989 był przewodniczącym komitetu kampanii senatorskich partii.
Münih kampüsü Bavyera güney Alman bölgesinin başkent şehri merkezine yakın konumdadır.Kampus w Monachium znajduje się w pobliżu centrum stolicy, w południowym regionie Niemiec, w Bawarii.
Bu bağlamda 1943 yılında Danimarkalı Yahudilerin toplama kamplarından kurtulması için girişimde bulundu.W 1943 roku był zaangażowany w przygotowanie ucieczki duńskich Żydów do Szwecji.
Manteuffel, Eylül 1947 yılına kadar Müttefik esir kampında kaldı.Manteuffel przebywał w obozie jenieckim do 1947.
Ana kampüsü Fiji'nin başkenti Suva'da yer almaktadır.Jego siedzibą jest stolica Fidżi, Suva.
2003 yılında Indiana Pacers ile NBA eğitim kampına katılmıştır.W 2007 roku wziął udział w obozie szkoleniowym zespołu NBA – Indiana Pacers.
Sibirya’daki bir esir kampına götürüldü.Przebywał w obozie dla jeńców wojennych na Syberii.
Bir sabah bir grup kaplan, onu kaçırmak için kampa saldırır.Pewnego dnia grupa chuliganów próbuje go obrabować.
Almanlar toplama kampları ve hapishanelerde tutsak edildi.Więziony w niemieckich obozach koncentracyjnych.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.Żołnierzy AK jako jeńców wojennych umieszczano w obozach w głębi Rzeszy.
II. Dünya Savaşı sırasında Dachau toplama kampının bir alt kabini burada bulundu.W czasie II wojny światowej znajdował się tu jeden z podobozów obozu koncentracyjnego Dachau.
Beşiktaş takımı 1-4 Temmuz arasındaki kamp sürecini Nevzat Demir Tesisleri'nde geçirdi.Między 4 a 11 lipca pułk został przewieziony transportem kolejowym w rejon odpowiedzialności bojowej.
Bütün kamplar boşaltıldı.Pozostałe obozy rozmontowano.
Polonya'daki Nazi toplama kampları kapatıldı ve esirler serbest bırakıldı.W trakcie przemarszu kolumnę przechwyciły jednak wojska niemieckie, a więźniowie zostali uwolnieni.
Birçok ülkede Bosna'ya yardım kampanyaları düzenlenmiştir.W niektórych miastach zorganizowano wiece poparcia dla Kaddafiego.
Bu partinin seçim kampanyalarına katıldı.Brała udział w licznych kampaniach wyborczych tej partii.
Altı yıl hapis cezasına çarptırıldı, Phnom Penh ve Kampong Thom'daki hapishanelerde kaldı.Karę zamieniono jednak na 15 lat więzienia, którą odbywał w Wołogdzie, Wiatce i Tobolsku.
Kádár'ın bulunduğu hapishane boşaltılarak tüm tutuklular Nazi toplama kamplarına gönderildi.Po odkryciu kryjówki cała grupa została wysłana do nazistowskich obozów koncentracyjnych.
1943 Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı).Obóz koncentracyjny Auschwitz-Birkenau jesienią 1944.

İlgili Sayfalar