kamp ile cümle

kamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca kampüs içinde bir de Starbucks Cafe bulunmaktadır.There is also a cafe serving Starbucks products inside the store.
Edwards'ın başkanlık kampanyasında 2003 yılının ilk üç ayında 7 milyon dolar topladı.USAID has committed US$7 million in funding over the first three years.
Kampüs içinde Kandilli Deprem Müzesi yer almaktadır.Within its campus, the Kandilli Earthquake Museum is located.
Günümüzdeki kampüsü 1926'da açılmıştır.The present station was opened in 1926.
Köye, öğrenciler yılda bir kez kamp yapmak için gelirler.All students take the PSAT on campus once a year.
Daha sonra kendi prodüksiyon kampanyasını kurdu.He later formed his own production company.
1065 yılında Gürcistan kampanyaları sırasında Selçuklular Sultanı Alp Arslan tarafından ele geçildi.In 1065 it was passed by the Seljuqid sultan Alp-Arslan during his Georgian campaigns.
Bu kamplar, Belzec, Sobibor ve Treblinka’da kuruldu.He was involved in deportations to the camps of Belzec, Sobibor, and Treblinka.
Mahallenin, her yaz kamp yapılan Aliçi yaylası vardır.For publicity, a fly-in camp is organised each summer.
Her adada odun kampı ve bir lüks kaynak (üzüm, kristal, mermer, sülfür) bulunmaktadır.The underparts, rump and the insides of the legs are all white.
Kuzey Kampüs, Hisar Kampüsü ve Uçaksavar Kampüsü üniversitenin Bebek'teki diğer kampüsleridir.North Campus and South Campus serve as the two main campuses of the University.
O bölgede kamp kuruyor ve hazırlanıyorlardı.This is the place where they camped and fought.
Kampüste biri 7 gün 24 saat açık olmak üzere altı adet kütüphane bulunmaktadır.It is one of only three Nullarbor roadhouses to be open 24 hours.
Suriye İç Savaşı başladığından beri kampa Suriyeli mülteciler akın etmiştir.Since the eruption of the Syrian Civil War, the camp has swollen with Syrian refugees.
1961-65 yılları arasında, yaz antrenman kampını Bemidji State Üniversitesi'nde yaptı.The Vikings conducted summer training camp at Bemidji State University from 1961 to 1965.
1938-1945 yılları arası tutuklanarak Sachsenhausen ve Dachau toplama kamplarına gönderildi.As an enemy of the Reich, he was imprisoned from 1938-1945 in Sachsenhausen and Dachau.
Kampüste spor alanları açık ve kapalı olarak yapılandırılmıştır.Sports inside the campus are strictly and over-aggressively discouraged.
Ürdün’deki kamplarda yeni mezunlar için eğitim programı.Private schools on the rise in Cambodia.
Sağ kanat süvarisi Got kampına sol kanadından biraz daha önce varmıştı.His right cavalry wing arrived at the Gothic camp sometime before the left wing arrived.
Kampta bit salgını da vardı.There was also continuing unrest in the camp.
Bu kamplar Ermeniler için anma alanlarına dönüştürülmüştür.The firm made crematoria for Nazi concentration camps.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.Conditions in the prison camps were atrocious.
Bu kitap Japon insanlarına Amerikan kampüs hayatını anlatmak amacıyla yazılmıştı.This book has been pivotal to understanding African American women's lives.
2002) 1926 - Ingvar Kamprad, İsveçli iş adamı ve IKEA'nın kurucusu (ö.1986) 1926 – Ingvar Kamprad, Swedish businessman, founded IKEA (d.
Mimarlık kampüsü, Kudüs’ün merkezindeki Tarihi Bezalel yerleşkesindedir.The architecture campus is in downtown Jerusalem, in the historic Bezalel building.
Blanchardstown’daki Ulusal Su Sporları Merkezi, İrlanda’da açılan ilk Spor Kampüsü’dür.The National Aquatic Centre in Blanchardstown is Ireland's largest indoor water leisure facility.
Hollanda havayolu KLM de, benzer şekilde, şaşırtıcı bir kampanya başlattı.Similarly, Dutch airline KLM
Bu adam, bir Hutu ölüm kampından yeni salıverilmişti.This man had just been liberated from a Hutu death camp.
Arnavutluk ve Makedonya'da STK'lar tarafından kurulan mülteci kamplarına yerleştirildiler.They were received in refugee camps set up by NGOs in Albania and Macedonia.
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin."Check the box below if you want to participate in the organ donor program."
Kampa geri döndü.She went to the camp first.
Bu kampanyayı bu ülkelere getirin."Bring this campaign to these countries.
Bu kampanyayı buraya kadar getirmek ve uygulamaya koymak için senin bir yol bulman lazım."You need to figure a way to bring this campaign across here and make it work."
Sonuçta 2007'de, kampanyayı buraya getirdik ve bubu kampanya içın zemin hazırladı.So in 2007, we brought the campaign across here, and it was, it set the stage for the campaign.
Kanada dünyada bir numaralı para toplama kampanyası olmayı çok küçük bir rakamla kaçırdı.Canada was just pipped to the post in terms of the number one fundraising campaign in the world.
Biz bu insanlar için marka ve kampanyamız el.We hand across our brand and our campaign to those people.
Yıl 1998, yer bir esir kampı. Kongo'daki Tutsi mültecilerinin tutulduğu yer.The year is 1998, the place is a prison camp for Tutsi refugees in Congo.
Ama başarısız olduğu için, sapma, dikkat dağılımı ve çarpıtmadan ibaret bir kampanya yürütecek.But because he has failed, he will run a campaign of diversions and distractions and distortions.
Burası da içinde bulunduğumuz kamp 90.000 kişi bulunuyor ve %75'i kadın ve çocuklardan oluşuyor.That's the camp that we have in now 90,000 people, where 75 percent of them are women and children.
Yeşil hickory ince bölünmüş bir kamp woodchopper kindlings yapar ormanda.Green hickory finely split makes the woodchopper's kindlings, when he has a camp in the woods.
Bizim için bu, "Birleş Bertie" adlı bu grafikle yaptığımız genel kampanya oldu.So for us, this was a graphic public campaign called Connect Bertie.
İkinci Dünya Savaşı bir Alman esir kampı, ve bu adam,It's the Second World War. A German prison camp. And this man,
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.The German camp guards, they've got bored.
Rastgele kamptakilere ateş etmeye başlıyorlar eğlence için.They've taken to just firing into the prison camp at random for fun.
Ve Archie Cochrane, kamp doktoru olarak, bu pisliği temizleyecek olanların ilklerinden.And Archie Cochrane, as the camp doctor, was one of the first men in to clear up the mess.
Böylece Cochrane sonra esir kampını idare eden Almanlara gidiyor.So Cochrane then goes to the Germans who are running the prison camp.
Birleşik Devletlerde, sanırım bu seçim kampanyasında görüyorsunuz: değişim için bir can atış var.Here in the United States, I think you see it in this election campaign: a longing for change.
Bugün He for She adındaki kampanyamızı başlatıyoruz.Today, we are launching a campaign called He for She.
Bu kampanya, BM'de bir ilk niteliği taşıyor.This is the first campaign of its kind at the UN.
He for She kampanyası da bununla ilgili.And this is what He for She is about.
Örneğin, bu deniz kamplumbağalarına bakalım.For instance, take these sea turtles.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.And then his sidekick is a sea turtle, as I mentioned before, named Filmore.
Onları Kaliforniya'daki kelp yosunları ormanına kamp yapmaya götürdüm.I've taken them camping in the kelp forests of California.
Bunu BIR Kampanyası olarak anıyoruz.We're calling it the ONE Campaign.
Önümüzdeki günlerde, herkes gibi ben de kamp yapacağım.For the next few days, like everyone else here, I shall be camping.
Herkes kendi kampına dönüyor.They retire to their separate camps.
Gilgit kampı şurada.So this is the Gilgit camp over here.
Chitral kampından daha düzenli görünüyor. Sonuçta Gilgit takımı asker ve polislerden oluşuyor.It looks rather more organised than the Chitral.
Chitral kampında ise, her şey istenildiği gibi gitmiyor.In the Chitral camp, things are less rosy.
Sonraki sabah, Chitral kampında iyileşen bir şey yoktu.Next morning, things are no better in the Chitral camp. (MUEZZlN CHANTS)

İlgili Sayfalar