kamerayı ile cümle

kamerayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açDetektér og åbn et tilsluttet gphoto2 kamera automatisk
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açEen verbonden gphoto2-camera automatisch vinden en openen
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açHavaitse ja yhdistä kamera automaattisesti
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açRileva e apri automaticamente una fotocamera gphoto2 connessa
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açSamodejno zaznaj in odpri fotoaparat
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açTự động phát hiện và mở máy ảnh
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açΑυτόματη ανίχνευση και άνοιγμα μιας φωτογραφικής μηχανής gphoto2
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açАвтоматически определять и открывать камеру gphoto2
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açАвтоматично виявляти і відкривати фотоапарат, з’ єднаний за допомогою gphoto2
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açАвтоматично откриване и зареждане на фотоапарата
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açזיהוי אוטומטי ופתיחת מצלמה
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açتلقائياً كشف و فتح آلة التصوير
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve aç接続されている gphoto2 カメラを自動的に検出して開く
- Bana kamerayı ver, dostum.Add a kamerát haver. Hínárhaj eltűnt.
- Bana kamerayı ver, dostum.Anna kamera minulle, kaveri. - Hän...hän on kadonnut.
- Bana kamerayı ver, dostum.Daj nam kamerę. On... nie ma go.
- Bana kamerayı ver, dostum.Dá-me a câmara, amigo. Ele desapareceu.
- Bana kamerayı ver, dostum.Dame la cámara, amigo. Él desapareció.
- Bana kamerayı ver, dostum.Dame la cámara, amigo. Él desapareció.
- Bana kamerayı ver, dostum.Geef ons de camera, makker. Hij is weg.
- Bana kamerayı ver, dostum.Gib mir einfach die Kamera. Er ist...
- Bana kamerayı ver, dostum.Han är ... Han är borta.
- Bana kamerayı ver, dostum.Jen mi dej kameru, příteli.
- Bana kamerayı ver, dostum.Απλά δώσε την κάμερα, φίλε. Εξαφανίστηκε.
- Bana kamerayı ver, dostum.Дај ми камеру, другар. Нестао је.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Én nem a tollat, az ecsetet vagy a fényképezőgépet választottam.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Eu não optei por pegar na caneta, no pincel, na câmara.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Ich habe nicht den Stift gewählt den Pinsel oder die Kamera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Ik heb niet gekozen voor de pen, het penseel of de camera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Jeg valgte ikke at bruge fyldepennen, eller penslen - kameraet.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Je n'ai pas choisi de prendre la plume, le pinceau, l'appareil photo.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.저는 펜이나 붓, 카메라를 쓰는 길을 선택하지 않았습니다.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nevybral jsem si pero, štětec, fotoaparát.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nie wybrałem jednak pióra, pędzla, czy aparatu. pióra, pędzla, czy aparatu.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Non ho scelto di usare la penna, il pennello, la telecamera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nu am ales penița, pensula sau camera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Tôi đã không chọn cầm bút cầm cọ, cầm máy ảnh.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Yo no elegí enarbolar la pluma, el pincel, la cámara.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Εγώ όμως δεν επέλεξα να πιάσω την πένα, το πινέλο ή τη φωτογραφική μηχανή.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Аз не избрах да взема перото, четката, камерата.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Я не вибрав ані перо, ані пензлик чи фотокамеру.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Я не выбрал ни перо писателя, ни кисть, ни фотоаппарат.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.לא בחרתי לאחוז בעט, במכחול, במצלמה.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.أنا لم أختر القلم ولا الفرشاة ولا الكميرا
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.ペンも 筆もカメラも選びませんでした 私はこれを選んだのです
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Alt aspect grozav, putem, nu doar roti video-camera, ci, de asemenea, controla timpul.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Dodatkowo możemy kontrolować nie tylko ruch kamery, ale też czas.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.또 하나의 멋진 기능은, 이 프로그램을 통해서 카메라를 이동시킬 수 있을 뿐만 아니라, 시간도 조절할 수 있다는 것입니다.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.L'altra cosa fantastica è che possiamo non solo spostare la telecamera, ma anche controllare il tempo.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Ook cool: we kunnen niet alleen de camera bewegen, we kunnen ook de tijd controleren.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Другая крутая вещь: мы можем не только двигать камеру, но и контролировать время.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Круто, що ми можемо не тільки повертати камеру, а й контролювати час.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.והדבר המגניב הנוסף הוא, לא רק שאנחנו יכולים להזיז את המצלמה, אנחנו יכולים לשלוט בזמן,
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.والأمر الآخر الرائع، وليس فقط أنه يمكننا تحريك آلة التصوير، نستطيع أيضا التحكم في الوقت،
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.カメラだけでなく 時間を動かすことができます ここのジョグダイアルをスライドすると
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.저희 아버지가 다시 카메라를 집어들기 1년 전의 일이었어요.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.A durat un an înainte ca tata să ia camera din nou.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Ci volle un anno affinché mio padre prendesse di nuovo in mano una macchina fotografica.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Das war ein Jahr, bevor mein Vater wieder eine Kamera in die Hand nahm.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Det tog ett år innan min pappa tog upp en kamera igen.
İlgili Sayfalar