kamerayı ile cümle
kamerayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kamerayı ver, bakayım.Give me the camera. Let me see.
Kamerayı bana ver.Give me the camera.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.It was a year before my father picked up a camera again.
Eğer kamerayı yukarı koyarsak, tekrar bu rakamları düşünmeye başlarsınız.If you take the camera above, you start thinking about these numbers again.
Kapıdaki kamerayı sökünRemove the video camera at the door.
Kamerayı sökerseniz, birini daha öldürürNo way, your are forcing him to kill more.
Kamerayı Satürn'ün üstüne merkezleyeceğim, buraya.And I'm going to recenter the camera on Saturn, here.
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?So, but here, and -- is the camera getting too much?
Evet, kamerayı kapatabilirsin.And, you can switch the camera off.
Kamerayı kapat.Turn the camera off.
"Kamerayı kapat" deyişinin kayıt-dışı bir görüşme yapalım anlamına geldiğini düşünmüştüm.I thought "Turn the camera off" meant, "Let's have an off-the-record conversation."
Eğer sana video kamerayı verirsem, mutlu olmalısın.You have to be happy if you have the video camera.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.But, uh, I'm gonna leave this thing on in case anything gets climactic. man:
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.During the battle, artillerymen repeatedly move the camera over nearly the entire map.
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --So, what I did here is remove the camera --
Lanet kamerayı kapat.Cut the Goddamn camera off.
Off Phil, kamerayı çalıştır.Jesus Phil, roll camera.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.So he's actually using the video camera on the device to follow my face.
Nişancı hedef göstergenizi takip etmek için kamerayı döndürmelisiniz.You should turn the camera to follow your reticule.
Placebo Kamerayı icat ettim.I invented the Placebo Camera.
Kamerayı elinize almadan önce videonuz ile ne başarmak istediğinizden emin olunBefore you pick up a camera know what you want your video to accomplish.
Kamerayı getireyim!Let me get the camera!
Peki, bu kamerayi MIT'deki ekibim nasıl yarattı?So how did my team at MlT create this camera?
Bu kamerayi ürettik.We have actually built it.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.I did not choose to take up the pen, the brush, the camera.
Bağlı bir gphoto2 kamerayı otomatik olarak algıla ve açAutomatically detect and open a connected gphoto2 camera
Kamerayı Otomatik AlgılaAuto Detect Camera
Kamerayı Elle Ekle...Add Camera Manually...
Bu kamerayı tanımlamak için digiKam arayüzünde kullanılacak ismi burada belirtin.Set here the name used in digiKam interface to identify this camera.
Kamerayı YapılandırNameConfigure Kamera
Listedeki seçili kamerayı silmek için bu düğmeye tıklayın.Click this button to remove the selected camera from the list.
Buradan kamerayı hangi seri porta bağladığınızı belirleyin.Specify here the serial port to which you connect the camera.
Bu sürücü pek çok dijital kamerayı desteklerNameThis driver supports many digital cameras
Yeni video kamerayı alır ve videoyu oynatmaya başlar.She gets the new video camera and plays the tape.
Artık metni çevirmek için kullanıcının kamerayı başlatması yeterli.Now allows the user to activate the Camera to translate all the text that is recognized live.
Bu kamerayı 35,000 yene aldım.Ich habe diese Kamera für 35000 Yen gekauft.
Bu kamerayı 35,000 yene satın aldım.Ich habe diese Kamera für 35000 Yen gekauft.
Ben bu kamerayı dün aldım.Ich habe diese Kamera gestern gekauft.
Bence, bu kamerayı tamir ettirmek size 10.000 Yen'den fazlaya patlayacak.Ich glaube, es wird Sie mehr als 10.000 Yen kosten, diese Kamera reparieren zu lassen.
Kullandığı "Super 8 mm film" kamerayı ailesi hediye etmişti.Mit der Super-8-Kamera seines Vaters filmte er seine Actionfiguren.
Binbaşı için kamerayı ayarlar.Gefangenentötung für die Kamera.
Bozuk kamerayı buldum.J'ai trouvé la caméra cassée.
Ben bu kamerayı sevmiyorum.Je n'aime pas cet appareil photo.
Camera Disabler Kamerayı hizmet dışı bırakmaya yarar.Les interactions se font hors caméra.
Spears daha sonra bir paparaziye poz verir, daha sonra sinirlenerek kamerayı kırar.Eminem pousse alors la caméra qui tombe elle aussi en arrière.
Kamerayı geri almaya gelir ama çocuklar ona saldırırlar.Il se faufile pour l'attaquer, et les garçons se battent à nouveau.
Ben bu kamerayı dün aldım.Compré esta cámara ayer.
Ben bu kamerayı sevmiyorum.No me gusta esta cámara.
Yumi bu kamerayı yarın öğleden sonra kullanacak.Yumi usará esta cámara mañana por la tarde.
Yumi yarın öğleden sonra bu kamerayı kullanacak.Yumi usará esta cámara mañana por la tarde.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom no compró esta cámara para su esposa, sino para sí mismo.
Bu kamerayı nasıl kullanacağını biliyor musun?¿Sabe cómo utilizar esta cámara?
Ben bu kamerayı sevmiyorum.Non mi piace questa macchina fotografica.
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.Sbadatamente dimenticò la macchina fotografica sull'autobus.
Binbaşı için kamerayı ayarlar.È il cameraman principale.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Том купил этот фотоаппарат себе, а не своей жене.
Kamerayı çok istiyor.Он очень хочет камеру.
Binbaşı için kamerayı ayarlar.Затем камеру взял командир.
Camera Disabler Kamerayı hizmet dışı bırakmaya yarar.O direcional só serve para mexer a câmera.
Kullandığı "Super 8 mm film" kamerayı ailesi hediye etmişti.Met zijn Super-8 camera verfilmde hij verhalen met zijn vrienden.
İlgili Sayfalar