kamerayı ile cümle

kamerayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Placebo Kamerayı icat ettim. (gülüşmeler)Am inventat camera foto Placebo (Rasete)
Placebo Kamerayı icat ettim. (gülüşmeler)Tôi đã phát minh ra chiếc Camera Placebo (Tiếng cười)
Placebo Kamerayı icat ettim.Ho inventato la Fotocamera Placebo.
Placebo Kamerayı icat ettim.Ich habe die Placebo-Kamera erfunden.
Placebo Kamerayı icat ettim.Ik vond de placebo-camera uit.
Placebo Kamerayı icat ettim.Izumil sem placebo fotoaparat.
Placebo Kamerayı icat ettim.J'ai inventé l'appareil photo placebo.
Placebo Kamerayı icat ettim.Jeg opfandt Placebo-kameraet.
Placebo Kamerayı icat ettim.전 플라시보 카메라를 발명했습니다
Placebo Kamerayı icat ettim.Wynalazłem aparat-placebo.
Placebo Kamerayı icat ettim.Yo inventé la Camara Placebo.
Placebo Kamerayı icat ettim.Аз изобретих камерата плацебо.
Placebo Kamerayı icat ettim.Я изобрёл фотоаппарат плацебо.
Placebo Kamerayı icat ettim.המצאתי מצלמת פלצבו.
Placebo Kamerayı icat ettim.أنا اخترعت الكاميرا الوهمية.
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.Artylerzyści podczas bitwy wielokrotnie przesuwają kamerę przez niemal całą mapę.
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.Au cours de la bataille, les artilleurs déplacent la caméra sur l'ensemble de la carte à plusieurs reprises.
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.Během bitvy pohybují dělostřelci kamerou přes skoro celou mapu.
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.Durante la batalla, los artilleros mueven la cámara por casi todo el mapa una y otra vez.
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.Während des Gefechts bewegen Artillerieschützen die Kamera wiederholt über fast die gesamte Karte.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Așa că pornești camera, stingi luminile.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Donc vous mettez la caméra en marche et vous éteignez les lumières.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Dus je zet de camera aan, doet de lichten uit.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.이제 카메라를 켜고, 조명을 끕니다.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Lalu anda nyalakan video kamera, dan matikan lampu.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Man schaltet also die Kamera an und die Lichter aus.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Qundi si accende la macchina, si spengono le luci.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Så man tænder for kameraet, slukker for lyset.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Tak więc włączacie kamerę, wyłączacie światła.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Takže zapnete kameru, vypnete svetlá.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Включаю камеру, выключаю свет.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.Значи, включваш камерата, гасиш светлините.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.אז מדליקים את המצלמה, מכבים תאורה.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.ادن عنما تشغل الكاميرا، اطفئى الاضواء.
Sonra kamerayı çalıştırıp ışıkları kapatıyorsunuz.このパチパチしているのは
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.저희는 5000피트 상공에 이런 비행기들을 띄웁니다; 앞쪽에 카메라가 보이시죠. 저희는 여러 관점,
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.Chúng tôi cho chúng bay cách mặt đất 5.000 bộ, bạn có thể thấy chiếc máy ảnh ở đằng trước.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.Πετάμε αυτά τα αεροπλάνα στα 1.500 μέτρα στον αέρα. Συλλέγουμε διάφορες απόψεις, οπτικές γωνίες, υφές.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.Издигаме тези самолети на 5000 фута (1500 метра) във въздуха, виждате камерата отпред.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.نطير بهذه الطائرات على إرتفاع 5,000 قدم يمكنكم رؤية الكميرا في المقدمة. نحن نجمع عدة زوايا
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.先端にカメラが見えるでしょう さまざまな地点 眺望的視点 角度 テクスチャを採取し持ち帰ります
Ve bu bilimkurgu değil. Bu kamerayi ürettik.Đó không phải là khoa học viển tưởng, Chúng ta thực sự làm được.
Ve bu bilimkurgu değil. Bu kamerayi ürettik.공상 과학 소설이 아닙니다. 우리가 실제로 만들었거든요.
Ve bu bilimkurgu değil. Bu kamerayi ürettik.To ni znanstvena fantastika, to smo res naredili.
Ve bu bilimkurgu değil. Bu kamerayi ürettik.זה לא מדע בדיוני. באמת בנינו דבר כזה.
Ve bu bilimkurgu değil. Bu kamerayi ürettik.ذلك ليس من الخيال العلمي. لقد بنيناه فعلا.
Ve bu bilimkurgu değil. Bu kamerayi ürettik.左にあるのがフェムトカメラです
Ve sen, bırak şu kamerayı!A ty, połóż aparat!
Ve sen, bırak şu kamerayı!Dan kau, letakkan kameranya!
Ve sen, bırak şu kamerayı!E lei, lasci la mia macchina fotografica!
Ve sen, bırak şu kamerayı!Et toi, baisse la caméra !
Ve sen, bırak şu kamerayı!Si tu lasa jos camera!
Ve sen, bırak şu kamerayı!Und du, stell die Kamera hin!
Ve sen, bırak şu kamerayı!Και εσύ, άφησε κάτω την φωτογραφική μηχανή!
Ve sen, bırak şu kamerayı!И Ты, положи обратно камеру!
Zeminin ortasında kamerayı ve kemeramanı içine indirdiğimiz koca bir delik dahil herşeyi kullandık.Abbiamo usato tutto, anche un enorme buco nel pavimento dove abbiamo calato l'operatore e la videocamera.
Zeminin ortasında kamerayı ve kemeramanı içine indirdiğimiz koca bir delik dahil herşeyi kullandık.Am utilizat tot acel spatiu, incluzand o gaura enorma din podea prin care am coborat camera si cameramanul.
Zeminin ortasında kamerayı ve kemeramanı içine indirdiğimiz koca bir delik dahil herşeyi kullandık.우리는 층간에 뚫려 있는 커다란 구멍또한 활용했습니다. 그 구멍을 통해서 카메라와 카메라맨이 실제로 내려갔지요.
Zeminin ortasında kamerayı ve kemeramanı içine indirdiğimiz koca bir delik dahil herşeyi kullandık.On a tout utilisé y compris un trou géant dans le sol par lequel on a descendu la caméra et le cadreur.
Zeminin ortasında kamerayı ve kemeramanı içine indirdiğimiz koca bir delik dahil herşeyi kullandık.Použili jsme vše, včetně velké díry v podlaze, kterou jsme spustili kameru s kameramanem.
İlgili Sayfalar