kamerası ile cümle

kamerası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kamerasını arabada bırakacak kadar dikkatsizdi.Tom was so careless as to leave his camera in the bus.
Jim kamerasını çaldırdı.Jim had his camera stolen.
O benim kız kardeşimin kamerası.That is my sister's camera.
Kamerasını nereden aldığını biliyor musun?Do you know where he bought his camera?
Onun kamerası benimkinin üç katı kadar pahalı.His camera is three times as expensive as mine.
Onun bir kamerası var.He has a camera.
Onun iyi bir kamerası var.He has got a good camera.
Şans eseri kayıp kamerasını buldu.He found his lost camera by chance.
O, kamerasını dikkatsizce otobüste unuttu.He carelessly forgot the camera in the bus.
Miyuki'nin bir kamerası var ama beğenmiyor.Miyuki has a camera, but she doesn't like it.
Kamerasını arkadaşına verdi.He gave his camera to his friend.
Dikkat et! Bir hız kamerası var.Watch out! There's a speed camera.
Tom'un üç kamerası var.Tom has three cameras.
Tom'un güzel bir kamerası var.Tom has a nice camera.
Tom kamerasını yaklaşık üç ay önce bu mağazada satın aldı.Tom bought his camera at this store about three months ago.
Tom Mary'ye kamerasını ödünç verdi.Tom lent Mary his camera.
Tom kamerasını Mary'ye ödünç verdi.Tom lent his camera to Mary.
Tom'un Mary'den video kamerasını ona ödünç vermesi için isteme cesareti yok.Tom doesn't have the courage to ask Mary to lend him her video camera.
Tom'un kamerası tam bıraktığı yerdeydi.Tom's camera was just where he'd left it.
Tom kamerasını getirmeyi unuttu.Tom forgot to bring his camera.
Tom'un kamerasını nereye koymuş olabileceğini dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea where Tom might have put his camera?
Tom Mary'nin kamerasını çalmış olabilir.Tom might have stolen Mary's camera.
Tom bir web kamerası aldı.Tom bought a webcam.
Bu kimin kamerasıdır?Whose camera is this?
Tom kendi kamerasıyla bir resim çekti.Tom took a picture of his own camera.
Tom yeni kamerasıyla eski kamerasının fotoğrafını çekti.Tom took a picture of his old camera with his new camera.
Tom'un kaç tane kamerası var?How many cameras does Tom have?
Tom kamerası için etrafına bakındı.Tom looked around for his camera.
Tom onun kamerasını kaptı ve dışarıya gitti.Tom grabbed his camera and went outside.
Bir ayakkabı kutusuyla, bir iğne deliği kamerası yapabilirsiniz.You can build a pinhole camera with a shoe box.
Tom Mary'ye kendi kamerasını nereye koyduğunu sorması gerekiyor.Tom says he needs to ask Mary where she put his camera.
Tom'un eski kamerasını tekrar kullanmayacağından eminim.I bet Tom never uses his old camera again.
Sanırım Tom kamerasını unuttu.I think Tom forgot his camera.
Tom kamerası olan tek kişi.Tom is the only one with a camera.
Birçok Rus'un araç kamerası vardır.Many Russians have dashboard cameras.
O bir güvenlik kamerası kurdu.She installed a security camera.
Tom gözetleme kamerasını fark etmedi.Tom didn't notice the surveillance camera.
Mary kamerasını bir gitarla takas etti.Mary exchanged her camera for a guitar.
Tom Boston'da kamerasını kaybetti.Tom lost his camera in Boston.
Tom kamerasını çıkardı ve fotoğraf çekmeye başladı.Tom took out his camera and started taking pictures.
Tom güvenlik kamerasını işaret etti.Tom pointed at the security camera.
Bunun Tom'un kamerasını çalan şu adamlardan biri olduğunu düşünüyorum.I think it was one of those men that stole Tom's camera.
Tom birkaç güvenlik kamerası kurdu.We've installed several security cameras.
Tom bana kamerasını nasıl kullanacağımı gösterdi.Tom showed me how to use his camera.
Tom kamerasıı almak için koştu.Tom ran to get his camera.
Soygun, güvenlik kamerasına yakalandı.The robbery was caught on a security camera.
O benim küçük kız kardeşimin kamerası.That is my little sister's camera.
Bu gözetleme kamerası bizim sessiz tanığımızdır.This surveillance camera is our silent witness.
Tom bir güvenlik kamerası kurdu.Tom installed a surveillance camera.
Tom kamerasını çaldırdı.Tom had his camera stolen.
Tom'un iyi bir kamerası var.Tom has a good camera.
Tom kamerasını çıkardı.Tom took out his camera.
Tom kamerası olan yegâne şahıs.Tom is the only one who has a camera.
Tom'un arabasında bir araç kamerası vardır.Tom has a dashcam in his car.
Tom'un oldukça iyi bir kamerası var.Tom has a pretty good camera.
Ben bir web kamerası aldım.I bought a webcam.
Onlar birinin kamerasını çaldığımı söylüyorlar.They say I stole someone's camera.
Tom kamerasını yanına aldı.Tom took his camera with him.
Tom daima kamerasını yanında taşır.Tom always carries his camera with him.
Tom daima kamerasını birlikte taşır.Tom always carries his camera with him.
İlgili Sayfalar