kameramı ile cümle

kameramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Benim kameramı yalnız bırakın.Leave my camera alone.
Gittiğim her yere kameramı götürürüm.I take my camera wherever I go.
Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.I'll have to have my camera repaired.
Kameramı getirmeliydim.I should've brought my camera.
Ben kameramı kaybettim.I have lost my camera.
O dükkânda kameramı tamir ettirdim.I had my camera repaired at that shop.
Benim kameramı gördünüz mü?Did you see my camera?
Benim kameramı kullandınız mı?Did you use my camera?
Kameramın tamir edilmesine gerek yok.My camera doesn't need to be fixed.
Geçen gün kameramı kaybettim.I lost my camera the other day.
Kameramı rehin bıraktım.I pawned my camera.
Kameramı çaldırdım.I had my camera stolen.
Ona kameramı gösterdim.I pointed my camera at her.
Tom ve Paula'ya kameramı ödünç verdim.I lent Tom and Paula my camera.
Kameramı arıyorum.I'm looking for my camera.
Kameramı ona ödünç verdim.I lent her my camera.
Her nereye gitsem kameramı yanımda götürürüm.I take my camera with me wherever I go.
Eğer Tom isterse video kameramı kullanabilir.Tom may use my video camera if he wants to.
Tom benim video kameramı kullanmak isterse kullanabilir.Tom may use my video camera if he wants to.
Tom, eğer isterse video kameramı kullanabilir.Tom may use my video camera if he likes.
Birisi kameramı bozdu.Someone broke my camera.
Benim yeni kameramı test ediyorum.I'm testing my new camera.
Yağmur yağmaya başladığı için kameramı kullanamadım.Because it started to rain, I couldn't use my camera.
Aslında kameramı ihmal etmedim. Sadece fotoğraf çekmek istemedim.I didn't actually forget my camera. I just didn't want to take pictures.
Kameramı evde bırakmalıydım.I should've left my camera at home.
Kahretsin, kameramı unuttum!Darn it, I forgot my camera!
Oh hayır! Kameramı unuttum.Oh no! I forgot my camera.
Tabi ki, ben kameramı getirdim.I brought my camera, of course.
Ben artık asla kameramı kullanmıyorum. Sadece telefonumla fotoğraf çekiyorum.I never use my camera anymore. I just take pictures with my phone.
Kameramı gördün mü?Have you seen my camera?
Tom kameramı ona çevirdiğimde her zaman suratını asar.Tom always makes a face when I point my camera at him.
Kameramı tamir için göndermek zorunda kalacağım.I'll have to send my camera out for repair.
Kameramı tamire göndermem lazım.I'll have to send my camera out for repair.
Kameramı tamire göndermek zorundayım.I'll have to send my camera out for repair.
Tom benim kameramı çaldı.Tom stole my camera.
Tom'a kameramı ödünç verdim.I lent Tom my camera.
Boston'da kameramı kaybettim.I lost my camera in Boston.
Maalesef kameramın pilini bulamıyorum.Unfortunately, I cannot find the battery for my camera.
Ne yazık ki kameramın bataryasını bulamıyorum.Unfortunately, I cannot find the battery for my camera.
Kameramı çaldın.You stole my camera.
İsterse kameramı kullanabilir.He may use my video camera if he wants to.
Arzu ederse kameramı kullanabilir.She may use my video camera if she likes.
Kameramı çıkardım, defterimi çıkardım, bir sandalye çektim ve bu davranışı gözlemlemeye başladım.I took my camera, I took my notebook, took a chair, and started to observe this behavior.
Bu esnada oturuken kameramın bu insanlardan daha iyi muamele gördüğünü düşündüm.I thought, my camera is getting far better treatment than these people.
Önemli olan, kameramı çıkarmadan bile önceI have been walking around London
Kızıl ötesi bir göstergece bakan bir FireWire kameramımız var.So, you know, we have a FireWire camera, it looked at an infrared pointer.
Kurbanın adresini görüntüleyen gizli kameramız olayları gösteriyorAt the mark's address our hidden cameras watch the action
Hatta bir kameramız hala orada.Actually, there's still a camera out there right now.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.We had nine cameras going.
Solda, femto-kameramızı görebilirsiniz.On the left, you see our femto-camera.
Üçüncü aşamada bir kameramız var.The third stage has a camera.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.No one's ever refused, and luckily no one's ever run off with our camera.
Kameramı rehin bıraktım.Ich habe die Kamera verpfändet.
Yeni kameramı deniyorum.Ich teste meine neue Kamera.
Gittiğim her yere kameramı götürürüm.Llevo mi cámara allá donde voy.
Benim kameramı gördünüz mü?¿Habéis visto mi cámara?
Benim kameramı kullandınız mı?¿Habéis usado mi cámara?
Kameramı arıyorum.Estoy buscando mi cámara.
Eğer Tom isterse video kameramı kullanabilir.Tom puede usar mi cámara de vídeo si quiere.
Off! Kameramı unuttum!Ah! Esqueci da câmera!
İlgili Sayfalar