kameraları ile cümle
kameraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.42
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.- Ik ben zo verdomd moet van de camera's.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-Ik ben zo verdomd moet van de camera's.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.- Jeg er så skide træt af kameraer.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.J'en ai ma claque des caméras.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-Jsem kurva unavenej z kamer.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.- M-am săturat de camerele de luat vederi.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-Męczą mnie kamery.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-Mệt chết mẹ với mấy cái camera rồi.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-Olen niin vitun kyllästynyt kameroihin.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.Sono cosi' fottutamente stanco, della conferenza stampa, delle telecamere.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.- Tớ mệt mỏi với mấy cái mấy quay lắm rồi.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi. -Ve siktiğimin saçmalığından!I'm so fucking tired of press conferences and cameras!
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi. -Ve siktiğimin saçmalığından!I'm so fucking tired of press conferences and cameras!
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.Έχω σιχαθεί τις κάμερες.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.Омръзна ми от камери.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-Я так чертовски устал от камер.
Tüm kapıları kilitlediler. Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Apetrecharam as casas com câmaras de vigilância.
Tüm kapıları kilitlediler. Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Ze hebben het huis volgehangen met CCTV-camera's.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.Sie sehen aus wie Fernsehkameras, Monitore, lästige Radiomikrofone.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.그것들은 TV 카메라와 모니터, 성가신 무선 마이크로 보이죠.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.Вони мають вигляд телекамер, моніторів, набридливих радіомікрофонів.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.זה נראה כמו מצלמות טלוויזיה, מסכים, מיקרופונים מעצבנים של רדיו.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.ولكنها تبدو كالتفزيونات .. والكميرات .. والشاشات ومذياع الراديو ..
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.うっとうしいラジオのマイクとなっています この魔法のような変化について
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Alle webcam kameraer har en mikrofon i kameraet.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Alle Webcams haben ein Mikrofon integriert.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Każda kamera internetowa ma w sobie mikrofon.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.마이크를 내장한 웹캠으로 부터
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Minden web kamerának van egy beépített mikrofonja.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Mọi webcam camera đều có một microphone bên trong camera.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Todas as webcams têm um microfone lá dentro.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Todas las cámaras web tienen un micrófono dentro,
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Toutes les webcams ont un microphone à l'intérieur.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Všechny webkamery v sobě mají mikrofon.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.Όλες οι κάμερες για το ίντερνετ έχουν ένα μικρόφωνο μέσα στην κάμερα.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.בכל מצלמות הרשת יש מיקרופון בפנים.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.كل كاميرات الإنترنت تحتوي على ميكروفونات داخلها.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.それを取り出して
Yöneticilerin yapmaya çalıştığı tek şey kameralarımızın bulmaktı.De managers probeerden onze camera's te vinden.
Yöneticilerin yapmaya çalıştığı tek şey kameralarımızın bulmaktı.상점 매니저들이 하려고 했던 것은 설치된 카메라들을 찾아내는 것이었고
Yöneticilerin yapmaya çalıştığı tek şey kameralarımızın bulmaktı.Manažéri sa pokúšali urobiť jednu vec, skúšali vystopovať naše kamery.
Yöneticilerin yapmaya çalıştığı tek şey kameralarımızın bulmaktı.דבר אחד שהמנהלים ניסו לעשות היה לנסות לאתר את המצלמות שלנו.