Ağ KamerasıQShortcutQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutSpletna kameraQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebbkameraQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebcamQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebcamQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebCamQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebcamQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebcamQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebCamQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWeb- kamera' QShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebkameraQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutWebkameraQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutВеб- камераQShortcut
Ağ KamerasıQShortcutУеб- камераQShortcut
Aksi halde, projeyi yapamayız. >> Adam: Kamera ister misin?싫다면 어쩔 수 없고. 남자: 카메라 줄까?
Aksi halde, projeyi yapamayız. >> Adam: Kamera ister misin?Nếu không, sau đó chúng tôi không thể làm điều đó. người đàn ông: bạn muốn có một máy ảnh?
Aksi halde, projeyi yapamayız. >> Adam: Kamera ister misin?وإذا لم نتفق، فلن نقيمه. الرجل: هل تريد كاميرا؟
Aksi halde, projeyi yapamayız. >> Adam: Kamera ister misin?キャシー: わかった? ボビー: なに?
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.9개의 카메라를 가동하고 있는데요.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Am avut 9 aparate fotografiind.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Avevamo nove macchine fotografiche in funzione.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Kilenc kameránk forgatott éppen.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Měli jsme tam devět kamer.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Met negen camera's.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Nous avions neuf appareils actifs.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Teníamos nueve cámaras filmando.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Wir hatten neun Kameras in Betrieb.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Zjawisko obserwowało dziewięć aparatów.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.В работе было девять камер.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.Имахме девет работещи камери.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.היו לנו תשע מצלמות בפעולה.
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.كان لدينا تسع كاميرات تعمل .
Aktif durumda olan dokuz kameramız vardı.そのうち2台が記録しました
Ama bu, kesinlikle başıma gelmiyor. Kürek makinesindeyken bile kameramanımızla flört etmeye fırsat buldu.Sie ist nicht aufzuhalten und selbst an dem Rudergerät findet sie noch Zeit mit unserem Kameramann zu flirten.
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?Dar aici -- şi -- prinde camera prea mult?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?Donc -- mais ici -- et -- est-ce-que la caméra est en train de trop s'approcher?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.Así que aquí... y...
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.Già -- ma qui -- e --
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır. (Gülüşmeler)Siis -- mutta tässä -- ja -- paljastaako kamera liikaa?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.하지만 여기서
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.Så, men här... och
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.Za to tutaj...
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.Но теперь, и камера наверно захватывает слишком много, нет?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.אז - אבל הנה -
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.اذا -- لكن هنا--
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.その
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?Hier en -- kan de camera het zien?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?So - aber hier - und - ist die Kamera zu dicht dran?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?Но тук... и.... камерата хваща ли твърде много?
Ama çok yol katettik. Diğer hiç beklenmedik sürpriz ise kameraydı.Avšak je naozaj magické mať možnosť zachytiť momenty strávené s mojou rodinou, mojimi deťmi.
Ama çok yol katettik. Diğer hiç beklenmedik sürpriz ise kameraydı.Возможность запечатлеть мгновения, проведённые с семьёй, детьми — просто сказочная.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.Aber wenn ich sehr nahe rangehe und direkt in die Kamera starre, sieht man diese schönen klaren Augen.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.Jeśli jednak odpowiednio zbliżę się i spojrzę prosto w kamerę laptopa, zobaczycie dobry, ostry obraz oczu.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.반대로 확 가까이 다가가서 카메라를 똑바로 쳐다보면 아주 또렷하게 눈의 모양을 보시게 됩니다.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.Но если подойти поближе и смотреть прямо в камеру этого ноутбука, то вы увидите очень чёткое изображение глаз.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.אבל אם אני מתקרב מאוד ומביט ישירות במצלמה בלפטופ הזה אז אתם יכולים לראות את העיניים בחדות נהדרת.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.ولكن إذا جئت حقا قريبا والتحديق مباشرة إلى الكاميرا على هذا الكمبيوتر المحمول ثم سترى هذه العيون لطيفة هشة.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.このようなくっきりした目になります これは目でタイプしていると見なすことができます
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Ale wszystko, wszystkie kamery, mikrofony, sensory w samochodach wszystko jest połączone z tą maszyną.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Alles aber, alle Kameras, alle Mikrophone, alle Sensoren in Autos alles ist mit der Maschine verbunden.