Ve gizli kamera kayıtlarında oldukça ilginç bir şey bulurlar.Podrobnější informace naleznete v článku Amatérská fotografie.
Bir yıl sonra serinin ikinci filmi Harry Potter ve Sırlar Odası ile tekrar kamera karşına geçti.Naposledy se před kamerou objevil v r. 2002 ve filmu Harry Potter a Tajemná komnata.
Kamera o esnada iki açıdan ekrana görüntü vermektedir.Při psaní programu byla obrazovka tvořena dvěma částmi.
Çünkü artık geniş formatlı kameralara, tripodlara ihtiyaç kalmamıştı.Pokud neměli fotografové k dispozici panoramatické fotoaparáty, využívali jednoduché triky.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.Boala se diagnostichează prin biopsie realizată cu ajutorul unui endoscop (o cameră cu fibră optică).
Diğer bir araç, kamera arabasıdır.TV este o autocamionetă.
Ön kamera "Selfie"ler için daha elverişli hale getirilmiştir.Camera foto secundară (frontală) este folosită pentru selfie-uri.
Oyun kamerası, oynanan karakterin gerisinden, omuz arkasından bakış açısını koruyor.Camera jucătorului o urmărește, din spate sau de peste umărul acesteia.
Kamera 0.3 MP (VGA)'dır.Camera secundară este de 0.3 de megapixeli (VGA).
Daha sonra kameranın arka tarafına geçti.Ei merg apoi în camera din spate.
Fotoğraflar kameradan doğrudan alınabilir.Fotografiile se pot realiza cu camera foto.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.Versurile descriu, de asemenea, dorința de a fi în fața camerelor, precum și obținerea faimei.
İlk televizyon yayınında kullanılan kamera ise bölümün en ilgi çeken objesidir. ^Știrile sunt cel mai scump program TV, ele trebuie plasate acolo unde avem cea mai mare audiență.
Bu kısayollar el feneri, saat, hesap makinesi ve kamera kısayollarıdır.Telefonul are ceas alarmă, temporizator, calculator.
Göz, kameraya benzeyen optik bir sistemdir.Ochiul captează imaginile ca un aparat fotografic.
Ancak görünen o ki kameralar açık değilken ortadan kayboldu." dedi.Dar atunci probabil că videoclipul nu ar fi putut fi difuzat.”
Tom, aşırı fiyatlı bir kamera aldı.Tom a luat un aparat de fotografiat la un supra-preț.
Kameranı ortadan kaldır.Pune-ţi camera deoparte foto.
Bu kamerayı tamir edemeyeceğimizden emin misin?Ești sigur că nu putem repara acest aparat foto?
Bu kamerayı tamir edemeyeceğimizden emin misin?Ești sigur că nu putem repara această cameră foto?
Film kısmen, filmin süresinin yaklaşık 30 dakikasını oluşturan IMAX kameralarıyla çekildi.A filmet részben IMAX kamerákkal forgatták, az összes játékidőből körülbelül 30 percet.
Kameralar buna göre yerleştirildi.Itt helyezték el a fényképezőgépeket.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum."Eredetileg nem akartam nekimenni a kamerának.
Williams kameraya dönüyor ve şarkısı Millenium söyleyip karşılık veriyor.Williams erre hátrafordul a kamera felé és énekli: "Millennium".
Wanted’ın bir özelliği de, büyük ilgi toplayan Red One digital kameranın kullanıldığı ilk film olması.Ez az első olyan film, melyhez a Red One digitális kamerát használták.
CCD kamera'nın mücidi olarak tanınmaktaydı.A Föld-megfigyelése érdekében CCD kamerával látták el.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.A film kézi kamerával volt felvéve.
1962'den itibaren kamera karşısında da yer aldı.1921 körül jelent meg a kamerák előtt is.
Çekimler için IMAX kameralar kullanıldı.Személyesen kezelte az IMAX kamerát.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Később a folytatásban is szerepelt, de utána nem állt többé a kamerák elé egyetlen filmben sem.
Biri kamera tutan iki adam odaya girer.Ebben a részben két férfi is megjelenik, akiknek kamera van a fejük helyén.
Kameralarla bütün gün takip edilmekten nefret etmektedir.Hagytam, hogy a kamerák kövessenek mindenhova.
Xander ise bu düşüncesiz ilişkiyi tesadüfen kamerada görür.A narrátor gátlástalanul belenéz a kamerába.
26 kamera kullanılmıştır.A felvételekhez 65 kamerát használtak.
SSİ, daha önce Mars Polar Lander ve Mars Pathfinder araçlarında kullanılan kameranın geliştirilmiş halidir.A Mars Pathfinder és a Mars Polar Lander hasonló műszerének továbbfejlesztése.
Hızlı başlatma, odaklanma ve çekme.720p HD kameraya kaydına sahiptir.A billentyűzet megvilágított és a kijelző felett található egy 720p felbontású FaceTime HD kamera.
Bu sahnelerde kamera, kendisini tepeden çeker.E hangra a nőstény a kamrába felülről beássa magát.
Bu film Ultra Panavision 70 kamera kullanılarak 70mm. biçim çekildi.A filmet Ultra Panavision 70 típusú kamerával forgatták 70 milliméteres filmre (Cinerama).
Çekimler genelde herhangi bir sürede olabilir ve yalnız bir kamera ile filmleşir.A snittet általában egyetlen kamerával veszik fel, és bármilyen időtartamú lehet.
Komutan lazerli uzaktan gösterge ile panoramik bir SAGEM VS 580-10 görüş kamerasına sahiptir.A parancsnoki állás Sagem VS 580-10 típusú szenzorokkal van felszerelve.
Döndüğünde Katie ona saldırır ve kamera yere düşer, ekran siyaha döner.Wally üldözőbe veszi és végül elkapja, majd visszatér a képernyőre elhajlott fullánkkal.
Kamera ekibine yardımcı olur.Ezt segíti az adatbázis.
1881 - David Houston, kameralar için rulo filmin patentini aldı.1881 – David Henderson Houston feltalálja a tekercsfilmes fényképezőgépet.
Ancak kamera karşısında çıplak olarak oynarken pek de rahat hissetmediğini ifade etti.Esetükben fontos szempont volt, hogy ne érezzék magukat feszélyezve, mikor meztelenül állnak a kamera elé.
Camera Disabler Kamerayı hizmet dışı bırakmaya yarar.A hátoldalán található szétcsúsztatható kameravédő megakadályozza, hogy a kamera beporosodjon.
Sinemaya yardımcı kameraman olarak başladı.Segéd kamerásként kezdte San Franciscoban.
Günümüzde amatör astronomlar da çoğunlukla sayısal kamera kullanmaktadır.Az amatőr csillagászok közül sokan még ma is használják az okulárokat.
Lazer odaklayıcı sayesinde kamera 0.276 saniyede bir nesneye odaklanabilmektedir.A vállalat állítása szerint a kamera 0,1 másodperc alatt képes a fókuszálásra.
Haberler, kameramanın vurulma görüntülerini gösterir.A kamera megmutatja a fogvatartók arcát.
Kız bir anda yuvarlak bir güvenlik kamerasına dönüşür.A szobrot jelenleg kerítés és biztonsági kamera őrzi.
Filmi ışık almayan kutusundan, İkinci Kamera Asistanı'na teslim edilmek üzere kamera magazinine transfer eder."Átadod a fényképezőgépet, vagy a kamerát a másik embernek, és támogató bátorításoddal alkotó helyzetbe hozod.
Televizyon kamerası, optik görüntüyü bir dizi elektrik sinyaline dönüştürür.A továbbításhoz a képet elektromos jelek sorozatává alakítja át.
Bir kameran var mı?Van kamerád?
Bir kameran var mı?Van fényképezőgéped?
Jessica Jones, New York'ta hâlâ eski Hell's Kitchen gibi duran yerlerde kameraya alındı.Jessica Jones kuvattiin New Yorkissa, alueilla, jotka yhä näyttävät vanhalta Hell’s Kitcheniltä.
Elde taşınan kamera ile elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir.Vain kehon aikaansaama kameran liike tai vakaus on sallittua.
Kamera açısını yakınlaştırdığınızda inanılmaz bir detayla karşılacağız.Simulaatio pois kytkettynä kamera tallentaa puolestaan yksityiskohtaisemman kuvan.
İlk kamera modeli ise 1914 yılında Oskar Barnack tarafından geliştirildi.Ensimmäiset prototyypit valmisti Oskar Barnack Leitz Optische Werkessä vuonna 1913.
Bu teknolojiyi kullanan kameralar henüz piyasaya sürülmemiştir.Tähän menetelmään perustuvia palveluita ei vielä ole markkinoilla.
1888 - George Eastman, Kodak adını ticarileştirdi ve makaralı film kullanan kamerasının patentini aldı.1888 – George Eastman patentoi rullafilmiä käyttävän kameran ja rekisteröi Kodak-tavaramerkin.