kamışı ile cümle
kamışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Drzwi zatrzasnęły się z laską, a na końcu było cicho.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Dvere sa zabuchli sa palicu, a konečne bol pokoj.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Dveře se zabouchly se hůl, a konečně byl klid.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.문이은 지팡이 닫았하고, 마침내 조용한이었습니다.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.La porta era sbattere con la canna e, infine, era tranquilla.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.La porte a été refermée avec la canne, et enfin il était calme.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.La puerta se cerró de golpe con el bastón, y finalmente se quedó en silencio.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Ovi lyötiin kiinni ja sokeriruoko, ja lopulta se oli hiljainen.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Pintu dibanting menutup dengan tongkat, dan akhirnya itu tenang.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Vrata so bila zaloputnejo z trsa, in na koncu je bil tiho.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Η πόρτα ήταν τυχαίο κλείσιμο με το ζαχαροκάλαμο, και τελικά δεν ήταν ήσυχη.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Вратата изгърмя с тръстика, и най-накрая беше тихо.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Двері зачинилися з тростиною, і, нарешті, було тихо.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.Дверь захлопнулась с тростью, и, наконец, было тихо.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.הדלת נטרקה עם המקל, ולבסוף היה שקט.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.وانتقد اغلاق الباب مع العصا ، وأخيرا أنه كان هادئا.
Kapı kamışı ile kapandı ve nihayet sessiz oldu.第II。
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.Jagung, tebu, dan rumput kepiting.
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.옥수수, 사탕수수, 바랭이속의 식물들이 그 예입니다
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.Kukuřice, cukrová třtina, rosička (Digitaria).
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.Kukurydza, trzcina cukrowa, trawy wiechlinowate (uprawiane w Afryce pod nazwą fonio).
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.Maíz, caña de azúcar y pasto de cangrejo.
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.Царевица, захарна тръстика, и други
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Aber leider hatten sie kein Zuckerrohr und Maniok hatten sie auch nicht, aber das hielt uns nicht auf.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Bene, sfortunatamente loro non avevano canne da zucchero e non avevano cassava, ma questo non ci ha fermati.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Desafortunadamente, no tenían caña de azúcar y no tenían casava, pero eso no nos detuvo.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Din nefericire, nu exista trestie de zahăr şi nici cassava, dar asta nu ne-a oprit.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Helaas hadden ze geen suikerriet en ook geen cassava, maar dat stopte ons niet.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Infelizmente eles não tinham cana-de-açúcar e não tinham mandioca, mas isso não nos deteve.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Malheureusement, ils n'avaient ni canne à sucre ni manioc, mais cela ne nous a pas découragé.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Nhưng không may là họ không có mía, cũng không có cassava, nhưng điều đó vẫn không ngăn được chúng tôi.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Δυστυχώς, δεν είχαν ζαχαροκάλαμα, ούτε κασάβα, αλλά αυτό δεν μας εμπόδισε.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor. Kasavaları da yok fakat bu bizi durdurmuyor.Е, за съжаление, те нямаха захарна тръстика и нямаха касава, но това не ни спря.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor.하지만 불행히도 거기엔 사탕수수가 없었죠.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor.На жаль, тут не було цукрової тростини і кассави.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor.Но, к сожалению, у них нет ни сахарного тростника, ни кассавы.
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor.למרבה הצער, לא היה להם קנה סוכר
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor.لسوء الحظ, ليس لديهم قصب السكر
Ne yazık ki, burada şeker kamışı bulunmuyor.キャッサバイモもありませんでした しかし私たちも諦めませんでした
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.A napľujúc na neho vzali tú trstinu a bili ho po hlave.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.A plijíce na něho, brali třtinu a bili jej v hlavu.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.A plując na niego, wzięli onę trzcinę, i bili go w głowę jego.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.E, cuspindo nele, tiraram-lhe a cana, e davam-lhe com ela na cabeça.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.És mikor megköpdösék õt, elvevék a nádszálat, és a fejéhez verdesik vala.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.E sputandogli addosso, gli tolsero di mano la canna e lo percuotevano sul capo
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Et ils crachaient contre lui, prenaient le roseau, et frappaient sur sa tête.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Họ nhổ trên Ngài , và lấy cây sậy đánh_đầu Ngài .
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Họ nhổ trên Ngài, và lấy cây sậy đánh đầu Ngài.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.In pljujejo nanj in vzemo trst in ga bijejo po glavi.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Ja he sylkivät häntä, ottivat ruovon ja löivät häntä päähän.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.그에게 침 뱉고 갈대를 빼앗아 그의 머리를 치더라
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Mereka meludahi Dia, dan mengambil tongkat itu, lalu memukul Dia di kepala-Nya
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Och de spottade på honom och togo röret och slogo honom därmed i huvudet.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Og de spyttede på ham og toge Røret og sloge ham på Hovedet.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Og de spyttet på ham og tok røret og slo ham i hodet.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Şi scuipau asupra Lui, şi luau trestia şi -L băteau în cap.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.und spieen ihn an und nahmen das Rohr und schlugen damit sein Haupt.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Y escupiendo en él, tomaron la caña y le golpeaban la cabeza
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.Ze spuugden naar Hem, rukten de stok uit Zijn hand en sloegen Hem ermee op het hoofd.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.και εμπτυσαντες εις αυτον ελαβον τον καλαμον και ετυπτον εις την κεφαλην αυτου.