kamçı ile cümle

kamçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hücreler kamçı uzunluklarını kontrol etmek için proteomlarını nasıl düzenler?How do cells regulate their proteome to control flagellar length?
Hücreler nasıl düzenli ve tekrarlanabilir kamçılı dalgabiçimleri oluşturabilir?How do cells generate regular, repeatable flagellar waveforms?
Zigot kamçılı değildir ve toprakta türün uyuyan formu olarak görev yapar.The zygote is not flagellated, and it serves as a dormant form of the species in the soil.
Ancak kamçılarını kaybederlerse bölünme geçirebilirler.Even if they would fight, they would be hopelessly divided.
Kamçı etkisi ^ Mike May."Highlight on Mike May".
Çocukken kendisine boğa kamçısı olarak kullanması için hediye edilmiş bir boğa penisine sahipti.As a child, he owned a bull's pizzle, which was given to him to use as a cattle whip.
19. yüzyılın en radikal ve kamçılayıcı düşünürleri arasında gösterilmektedir.He is widely seen as one of the most radical and challenging thinkers of the 19th century.
Zoosporları, uç kısımda, birbirine eşit boyda olmayan iki kamçı taşır.Indeed, species with such swellings have twice as many males per group than those without.
Kamçı solucanları kalın bağırsakta yaşar ve yaklaşık dört santimetre uzunluğundadır.The worms live in the large bowel and are about four centimetres in length.
Silahı ise sihirli bir kamçıdır.His weapon is a magical orb.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.This failed demonstration caused a big resonance.
Kamçısı kara yılandır.This snake is a black snake.
"Kısa kamçı" genellikle köle gönüllüler olan voloneslerin cezalandırılması için kullanılırıd.Always angry and wanting to punish the slaves for the most minuscule mistakes.
Kamçı hazır bekliyor.The whip lies ready for his arrival.
Kuyruğun iletişimi sağlayan kamçı gibi kullanıldığından söz ediyor.He talked about the tail being a whip for communication.
Kuyruğunu nasıl kamçı gibi hareket ettirdiğine bakın.Watch the whip of its tail as it does it. Look at that.
Uşşo sınıfındaysan sana kamçı vuracaklar.If you are in the "giddy up!" category, they will whip you.
Boyuna kamçılıyor.He is constantly whipping.
Yoksa ısrar edersen uşşo sınıfında kalmaya yiyeceğin kamçının haddi hesabı yok.Or else if you insist to stay in the "giddy up" level, there will be no end to the whips you get.
Kamçıla beni!Whip me!
Muhteşem bir heyecan. inanılmaz kamçılayıcı.Tremendously exciting. Tremendously challenging.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.It is, my dear lady, when hunting has been the whip for all other passions.
Emekçinin iştahıdır onu çalıştıran, Çünkü açlığı onu kamçılar.The appetite of the laboring man labors for him; for his mouth urges him on.
Kamçı şaklamaları, tekerlek gürültüleri, Koşan atlar, sarsılan savaş arabaları,The noise of the whip, the noise of the rattling of wheels, prancing horses, and bounding chariots,
O zaman Pilatus İsayı tutup kamçılattı.So Pilate then took Jesus, and flogged him.
Daha başkaları alaya alınıp kamçılandı, hatta zincire vurulup hapsedildi.Others were tried by mocking and scourging, yes, moreover by bonds and imprisonment.
(Ayrıca) onlar için demir kamçılar da var.There are iron maces for them.
Onlar için demirden kamçılar vardır.There are iron maces for them.
Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarpıverdi.So your Lord poured a scourge of punishment over them.
Derken Rabbin de onlara bir azap kamçısıdır, yağdırdı.So your Lord poured a scourge of punishment over them.
Bunlar için bir de demirden kamçılar var.There are iron maces for them.
Ki gebertildi o hendekçi grup/o kamçıları hendek gibi iz bırakan herifler,That accursed are the men of the trench
Bu yüzden Rabbin, üzerlerine azap kamçısını yağdırıverdi.So your Lord poured a scourge of punishment over them.
Bir de onlar için demir kamçılar vardır!There are iron maces for them.
Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.So your Lord poured a scourge of punishment over them.
Bir de bunlara demirden kamçılar vardır.There are iron maces for them.
Bu yüzden senin Rabbin de onların üstüne azap kamçıları yağdırdı.So your Lord poured a scourge of punishment over them.
KAMÇIConstellation name (optional)WHIP
Kamçı, partinin "uygulayıcıları" dır.Whips are the party's "enforcers".
Hücreler hareketlidir ve tek bir kamçıya sahiptir .Cells are motile and have a single flagellum.
Kamçı ucunda bir metal parçası mevcuttur.It was possible to have a piece of metal at the tip of the whip.
Bir Avustralya kamçisıAn Australian bullwhip.
Karanlığa girilmesiyle hücre kamçı doğrultusunu tersine çevirir ve ışık olan alana yeniden girer.Entering darkness signals the cell to reverse flagella rotation direction and reenter the light.
( Yunanca "İki birimliler" ) diplomonadlar [1] çoğu parazitik olan bir grup kamçılıdırlar.The diplomonads (Greek for "two units")[2] are a group of flagellates, most of which are parasitic.
Kisyabika yakalandı ve bu sefer kamçı ile cealandırıldı.Kisyabika was caught and this time was carved with a whip.
Kamçılıyken armut şeklindedir ve iki kamçılıdır.The flagellate is pear-shaped and biflagellate: this means that it has two flagella.
Kamçılı form insan dokusunda bulunmaz, ancak beyin-omurilik sıvısında bulunabilir.The flagellate form does not exist in human tissue, but can exist in the cerebrospinal fluid.
Burun boşluğuna girdikten sonra kamçılı form trofozoite dönüşür.Once inside the nasal cavity, the flagellated form transforms into a trophozoite.
Kamçılı formun trofozoite dönüşümü birkaç saat içinde gerçekleşir.[1]The transformation of flagellate to trophozoite occurs within a few hours.[17]
Naegleria, diğer amiplerin aksine, iki saat içinde kamçılı duruma geçer.Naegleria, in contrast to other amoebae, differentiates within two hours into the flagellate state.
Bir kamçı ana hücrede kalır, öbürü ise ondan türetilir.Eine Kausch am Vorderrand des Segels (dem Vorliek), die andere am hinteren Rand (dem Achterliek).
Vücut yüzeylerinde sil ya da kamçılar bulunur.Die Augen stehen entweder auf oder oberhalb der Körperachse.
Kayseri Valisi Süleyman Kamçı ise yaptığı açıklamada, "6 kişilik IŞİD militan grubunu gözaltına aldı.Der Kaiser hätte gegenüber den Schweizern gesagt: Eure Armee erspart mir sechs Armeekorps.
Yardımcı uyarı ve yardımlar ise mahmuz, kamçı ve sestir .Neben den Münzschmieden (Meister, Gesellen) waren dies Schmelzer, ein Münzwächter und weitere Gehilfen.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Damit reagierte Gebr.
Ancak kamçılarını kaybederlerse bölünme geçirebilirler.Verliert er einen Kampf, scheidet er aus.
Çocukken kendisine boğa kamçısı olarak kullanması için hediye edilmiş bir boğa penisine sahipti.Als Kind besaß er einen Ochsenziemer, der ihm als Viehpeitsche geschenkt wurde.
Duyarga kamçısının (flagellum) hareketlerini algılar.Auf den Säulen der Apsis ruhen gestelzte Bögen.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Cette démarche nous pousse dans nos retranchements.
Bu gizemli durum kendilerine yönelik merakı iyice kamçılar.Entonces son ellos los que oyen los extraños golpes.

İlgili Sayfalar