kalsın ile cümle
kalsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar sende kalsın.Tienili tu.
Bunlar sende kalsın.Κράτα τα.
Bunlar sende kalsın.Возьми их к себе.
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.De skal dele det i syv Dele; Juda skal beholde sit Område mod Syd og Josefs Slægt sit mod Nord.
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.그들이 그 땅을 일곱 부분에 나누되 유다는 남편 자기 경내에 거하고 요셉의 족속은 그 북편 자기 경내에 거한즉
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.והתחלקו אתה לשבעה חלקים יהודה יעמד על גבולו מנגב ובית יוסף יעמדו על גבולם מצפון׃
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.وليقسموها الى سبعة اقسام فيقيم يهوذا على تخمه من الجنوب ويقيم بيت يوسف على تخمهم من الشمال.
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.他 們 要 將 地 分 作 七 分 . 猶 大 仍 在 南 方 、 住 在 他 的 境 內 . 約 瑟 家 仍 在 北 方 、 住 在 他 的 境 內
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.他 們要將 地 分作 七 分 . 猶大 仍 在 南方 、 住在 他 的 境內 . 約瑟 家 仍 在 北方 、 住在 他 的 境內
CA: Birkaç saniye kalsın orada.(CA:) Zostaw na ekranie na kilka chwil.
CA: Birkaç saniye kalsın orada.Deixe aí um segundo.
CA: Birkaç saniye kalsın orada.크리스 앤더슨: 잠깐 거기 그냥 두시죠.
CA: Birkaç saniye kalsın orada.כריס אנדרסון: רק השאר זאת שם לרגע.
CA: Birkaç saniye kalsın orada.ك.أ: اتركها هناك لثانية.
CA: Birkaç saniye kalsın orada.何が必要ですか? あなた達の知識です
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.A keby nebolo vykladača, nech mlčí v sbore, a nech hovorí sám sebe a Bohu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Är ingen uttydare tillstädes, så må de tiga i församlingen och tala allenast för sig själva och för Gud.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Dacă nu este cine să tălmăcească, să tacă în Biserică, şi să-şi vorbească numai lui însuş şi lui Dumnezeu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ha pedig nincsen magyarázó, hallgasson a gyülekezetben; hanem magának szóljon és az Istennek.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ist aber kein Ausleger da, so schweige er in der Gemeinde, rede aber sich selber und Gott.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.만일 통역하는 자가 없거든 교회에서는 잠잠하고 자기와 및 하나님께 말할 것이요
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ko bi pa ne bilo razkladalca, naj molči v zboru, a govori naj sebi in Bogu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Mas, se não houver intérprete, esteja calado na igreja, e fale consigo mesmo, e com Deus.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Men dersom der ingen Udlægger er til Stede, da tie hin i Menigheden, men han tale for sig selv og for Gud!
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.mutta jos ei ole selittäjää, niin olkoot vaiti seurakunnassa ja puhukoot itselleen ja Jumalalle.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Pakli by nebylo vykladače, nechať mlčí v shromáždění, než sobě sám nechažť mluví a Bohu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Se non vi è chi interpreta, ciascuno di essi taccia nell'assemblea e parli solo a se stesso e a Dio
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.s`il n`y a point d`interprète, qu`on se taise dans l`Église, et qu`on parle à soi-même et à Dieu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Y si acaso no hay intérprete, que guarde silencio en la iglesia y hable a sí mismo y a Dios
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.αλλ' εαν δεν ηναι διερμηνευτης, ας σιωπα εν τη εκκλησια, ας λαλη δε προς εαυτον και προς τον Θεον.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ако искат да научат нещо, нека питат мъжете си у дома; защото е срамотно жена да говори в църква.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Если же не будет истолкователя, то молчи в церкви, а говори себе и Богу.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Коли ж нема вияснювателя, то нехай мовчить у церкві; собі ж нехай говорить та Богові.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.ואם אין מפרש אז ידם בקהל וידבר לנפשו ולאלהים׃
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.ولكن ان لم يكن مترجم فليصمت في الكنيسة وليكلم نفسه والله.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.若 沒 有 人 繙 、 就 當 在 會 中 閉 口 . 只 對 自 己 和 神 說 、 就 是 了
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.若 沒 有 人 繙 、 就 當 在 會中閉口 . 只對 自己 和 神說 、 就是了
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!(108:9) дети его да будут сиротами, и жена его – вдовою;
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Biarlah anak-anaknya menjadi yatim, dan istrinya menjadi janda
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Buďtež děti jeho sirotci, a žena jeho vdovou.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Fiai legyenek árvákká, a felesége pedig özvegygyé.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Fiquem órfãos os seus filhos, e viúva a sua mulher!
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!hans Børn blive faderløse, hans Hustru vorde Enke;
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!I suoi figli rimangano orfani e vedova sua moglie
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Jeho synovia nech sú sirotami, a jeho žena nech je vdovou!
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!그 자녀는 고아가 되고 그 아내는 과부가 되며
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!La hans barn bli farløse og hans hustru enke,
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Nguyện con cái nó phải mồ côi, Và vợ nó bị góa bụa.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Nguyện con_cái nó phải mồ_côi , Và vợ nó bị góa_bụa .
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Niech dzieci jego będą sierotami, a żona jego wdową.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Otroci njegovi naj bodo sirote in žena njegova bodi vdova.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Queden huérfanos sus hijos, y su mujer quede viuda
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Que ses enfants deviennent orphelins, Et sa femme veuve!
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Să -i rămînă copiii orfani, şi nevastă-sa văduvă!
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Seine Kinder müssen Waisen werden und sein Weib eine Witwe.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Tulkoot hänen lapsensa orvoiksi ja hänen vaimonsa leskeksi.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Varde hans barn faderlösa och hans hustru änka.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Zijn kinderen zullen wezen worden en zijn vrouw gaat het leven verder als weduwe door.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Ας γεινωσιν οι υιοι αυτου ορφανοι και η γυνη αυτου χηρα.
Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!Децата му нека бъдат сираци, И жена му вдовица,
İlgili Sayfalar