kalsın ile cümle

kalsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer evdekiler buna layıksa, dilediğiniz esenlik üzerlerinde kalsın; layık değillerse, size geri dönsün.那家 若 配 得 平安 、 你 們 所 求 的 平安 、 就 必 臨到 那家 . 若 不 配 得 、 你 們 所 求 的 平安 仍 歸你們
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Alzino le mani quelli che hanno un'assicurazione decente sulla vita.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Behalten Sie die Hände oben, wenn Sie ausreichend Lebensversicherung haben.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa. Bir çok elin indiğini görüyorum.И после не могат да я изплатят.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Gardez vos mains levées si vous avez une assurance-vie suffisante.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Giữ tay bạn như vậy Nếu bạn có đủ bảo hiểm nhân thọ.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Hold jeres hænder oppe hvis I har tilstrækkelig livsforsikring.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Houd je hand omhoog als je levensverzekering hoog genoeg is.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.이 중에 충분한 생명 보험에 든 분들은 손을 계속 들어 주세요.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Mantengan sus manos en alto si tienen un seguro de vida suficiente.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Mantenham as mãos no ar se têm um seguro de vida confortável.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Tartsák fent a kezüket, ha kötöttek kiterjedt életbiztosítást.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Tetap angkat tangan Anda jika Anda memiliki asuransi jiwa yang cukup.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Ţineţi-vă mâinile sus dacă aveţi asigurare de viaţă suficientă.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.Держите свои руки поднятыми, если ваша жизнь застрахована на существенную сумму.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.תשאירו את הידיים למעלה אם יש לכם ביטוח חיים מספק.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.أبقوا أيديكم لفوق إذا كان لديكم تامين حياة كاف.
Elleriniz havada kalsın eğer yeterli yaşam sigortanız varsa.このうち十分な生命保険をかけている方は? 多くの手が下がりましたね
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››A Ezav povedal: Mám mnoho, môj bratu, len nech bude tebe, čo je tvoje.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››A Ezav veli: Jaz imam dovolj, brat moj; ti imej, kar je tvoje.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››"Broer, ik heb al genoeg", lachte Esau, "hou jij je dieren maar."
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Da sa Esau: Jeg har nok; ha du selv, min bror, det som ditt er!
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Esau a zis: ,,Eu am din belşug, păstrează, frate, ce este al tău.``
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Esaù disse: «Ne ho abbastanza del mio, fratello, resti per te quello che è tuo!»
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Ésaü dit: Je suis dans l`abondance, mon frère; garde ce qui est à toi.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Esaú le dijo: --Yo tengo suficiente, hermano mío; sea para ti lo que es tuyo
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Ê - sau nói : Hỡi em ! anh đã được đủ rồi ; vậy , hãy lấy lại vật chi của em đi .
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Ê-sau nói: Hỡi em! anh đã được đủ rồi; vậy, hãy lấy lại vật chi của em đi.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Esau sprach: Ich habe genug, mein Bruder; behalte was du hast.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››És monda Ézsaú: Van nekem elég, jó öcsém, legyen tiéd, a mi a tiéd.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››에서가 가로되 내 동생아 내게 있는 것이 족하니 네 소유는 네게두라
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Mas Esaú disse: Tenho bastante, meu irmão; seja teu o que tens.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Men Esau sade: »Jag har nog; behåll du vad du har, min broder.»
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Men Esau sagde: "Jeg har nok, Broder; behold du, hvad dit er!"
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Mutta Eesau sanoi: "Minulla on itselläni kyllin; pidä, veljeni, omasi!"
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Tedy řekl Ezau: Mám hojně, bratře můj; nech sobě, což tvého jest.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Tedy rzekł Ezaw: Mam ja dosyć, bracie miły, miej ty swoje.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Tetapi Esau berkata, "Sudah cukup harta saya, tak perlu kau memberi hadiah kepada saya.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Και ειπεν ο Ησαυ, Εχω πολλα, αδελφε μου εχε συ τα ιδικα σου.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››А Исав рече: Имам доволно, брате мой; ти задръж своите си.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››Исав сказал: у меня много, брат мой; пусть будет твое у тебя.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››ויאמר עשו יש לי רב אחי יהי לך אשר לך׃
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››فقال عيسو لي كثير. يا اخي ليكن لك الذي لك.
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››以 掃 說 、 兄 弟 阿 、 我 的 已 經 彀 了 、 你 的 仍 歸 你 罷
Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››以 掃說 、 兄弟 阿 、 我 的 已 經彀 了 、 你 的 仍 歸你罷
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.Chceme vykrátit hodiny a chceme, aby nám zůstaly sekundy ve jmenovateli.
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.Jadi kita ingin menjadikan satuan jam saling menghilangkan, dan hanya satuan sekon sebagai penyebut.
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.우린 시를 없애고 분모에 초를 남기고 싶어요
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.Så vi vill avbryta timmar och vi vill vara kvar med sekunder i nämnaren.
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.Więc chcemy skrócić godziny oraz aby w mianowniku zostały sekundy,
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.Wir wollen also, dass sich die Stunden rauskürzen und dass Sekunden im Nenner überbleiben.
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.Нам потрібно скоротити години і залишити секунди в знаменнику.
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.נרצה לבטל יחידות של שעות בשביל שנשאר עם עם יחידות של שניות במכנה.
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.نريد ان تحذف الساعه ويبقى لنا ثانيه في المقام
Evet saati götürmek ve bölen kısmında saniye kalsın istiyoruz.それで、分子の時間を約分する一番の方法は
Geliş yolundaki her şeyi silebiliriz ama bunu unutmayalım, bu kalsın.Also könnten wir alle gelöscht, die uns bisher nahm. Wir können dies aber nicht vergessen.
Geliş yolundaki her şeyi silebiliriz ama bunu unutmayalım, bu kalsın.여기까지 과정은 전부 지워도 돼요 대신 이건 잊으면 안 되죠
Geliş yolundaki her şeyi silebiliriz ama bunu unutmayalım, bu kalsın.Możemy skasować wszystko tutaj. Wprawdzie, nie możemy o nich zapomnieć.
Geliş yolundaki her şeyi silebiliriz ama bunu unutmayalım, bu kalsın.Můžeme tedy smazat vše, co jsme zatím udělali. Nesmíme ale zapomenout na toto.
Geliş yolundaki her şeyi silebiliriz ama bunu unutmayalım, bu kalsın.Podemos borrar todo lo que nos llevó hasta aquí. Aunque no podemos olvidarlo.
İlgili Sayfalar