kalmamış ile cümle
kalmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık yiyecek kalmamıştır ve bakteriler çöküş yaşar.No hay más comida y las bacterias han colapsado.
Artık yiyecek kalmamıştır ve bakteriler çöküş yaşar.Еды больше нет, и бактерии погибают.
Artık yiyecek kalmamıştır ve bakteriler çöküş yaşar.היא כבר מלאה. המזון תם והמושבה קורסת.
Artık yiyecek kalmamıştır ve bakteriler çöküş yaşar.نصف ممتلئ,يصبح ممتلئ" عن أخره. فلا يصبح هناك طعام و تنهار البكتريا.
Artık yiyecek kalmamıştır ve bakteriler çöküş yaşar.そうです これが文明社会が頂点に達した後
Aşağıda yer kalmamış.Ich habe keine Platz unten hier.
Aşağıda yer kalmamış.Ik heb geen ruimte hieronder,
Aşağıda yer kalmamış.Il n'y a pas un place ci-dessous.
Aşağıda yer kalmamış.Jag har inte uttrymme här.
Aşağıda yer kalmamış.여기 밑에 공간이 없습니다.
Aşağıda yer kalmamış.Não tenho espaço aqui em baixo.
Aşağıda yer kalmamış.Nie mam tu miejsca...
Aşağıda yer kalmamış.Non ho spazio qui sotto.
Aşağıda yer kalmamış.Nu am loc dedesubt.
Aşağıda yer kalmamış.Saya tidak memiliki ruang di bawah sini.
Aşağıda yer kalmamış.Tôi không có chỗ ở dưới đây.
Aşağıda yer kalmamış.Δεν έχω χώρο εδώ...
Aşağıda yer kalmamış.У меня внизу нет места.
Aşağıda yer kalmamış.Ух нямам място тук долу.
Aşağıda yer kalmamış.אין לי מקום פה למטה.
Aşağıda yer kalmamış.ليس لدى مساحة أدناه هنا.
Aşağıda yer kalmamış.関数とは何であったかを考え直してから
Ateşe ateş Bu klinik denemelerde tedavi etmeye çalıştığımız hastalar geriye hiçbir seçeneği kalmamış hastalar.Patienten in deze klinische tests, hebben absoluut geen andere opties meer.
Bak, bugün maalesef bir kültürde hapis olup kalmamış bir araştırma alanı bulamazsın.Vedi, sfortunatamente, non cè un campo che puoi studiare che non sia intrappolato in qualche tipo di cultura.
Bak, bugün maalesef bir kültürde hapis olup kalmamış bir araştırma alanı bulamazsın.За жалост днес няма област, която да не е вплетена с културата.
Bankaya koşup altınlarını istiyorlar ama gördüğün gibi, paraların karşılığı altın kalmamışΑλλά όπως βλέπεις, δεν υπήρχε πια χρυσός.
Bilim adamları daha önce hiç bu kadar baskı ve talep altında kalmamıştı.Noch nie waren Forscher unter solchem Druck und solchen Anforderungen.
Bilim adamları daha önce hiç bu kadar baskı ve talep altında kalmamıştı.Nunca antes los científicos habían sido puesto ante tal presión y demanda.
Bilim adamları daha önce hiç bu kadar baskı ve talep altında kalmamıştı.Впервые учёные стали настолько нужны, никогда раньше им не приходилось работать под таким давлением.
Bilim adamları hiç bu kadar baskı ve talep altında kalmamıştı.2-ой мужчина: Впервые учёные столь востребованы и так сильно загружены.
Bilim adamları hiç bu kadar baskı ve talep altında kalmamıştı.Mann 2: Noch nie waren Forscher unter solchem Druck und solchen Anforderungen.
Bir deri bir kemik kalmıştık. Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.La comida entraba a nuestros cuerpos, y seguíamos adelgazando.
Bir deri bir kemik kalmıştık. Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.Maten passerade rakt genom våra kroppar och vi magrade till ingenting.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.După o săptămînă, nu mai aveam deloc grămezi de rumeguş.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Een week later had ik helemaal geen zaagselhopen meer.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Egy héttel később nem volt többé nálam fűrészporos halom.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Eine Woche später, habe ich keine Haufen von Sägemehl gehabt oder irgendetwas dieser Art.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.En uge efter havde jeg ingen savsmuldsbunker overhovedet.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.En vecka senare hade jag inga sågspånshögar alls.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.일주일 후, 집안에서 톱밥가루 더미는 전혀 볼 수 없었습니다.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Một tuần sau, tôi không còn thấy bất kỳ đống mùn cưa nào cả.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.O týden později nikde nebyly stopy po zbytcích dřeva.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Seminggu kemudian, saya tak melihat serbuk kayu lagi.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Tydzień później nie było żadnych trocin.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Una settimana dopo, non c'era più segatura di alcun tipo.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Une semaine plus tard, je n'avais plus aucun tas de sciure.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Viikon kuluttua meillä ei ollut yhtään purukasaa.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Y una semana después ya no tenía pilas de aserrín.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Za týždeň som už nikde piliny nevidel.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Μια εβδομάδα αργότερα, δεν είχα πουθενά πριονίδι.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.И спустя неделю в доме не было следов изъеденной древесины.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Седмица по-късно нямах никакви купчини дървени стърготини.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.אחרי שבוע, כבר לא היו לי ערמות נסורת.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.بعد آسبوع واحد، لم يكن عندي شيء من الغبار
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.そして ディナーと死が 繊細なダンスを踊り
Bir sürü vardı... Hiç bir tane kalmamış.Их же было так много..совсем ничего не осталось.
Bir sürü vardı... Hiç bir tane kalmamış.نتوفر على الكثير عادة، لم يتبق ولا واحد
Bu iyi. Pirincimiz kalmamıştı.C'est une bonne chose, nous n'avions plus de riz.
Bu iyi. Pirincimiz kalmamıştı.To dobrze, bo brakuje nam ryżu.
Bu iyi. Pirincimiz kalmamıştı.هذا جيد. لقد نفذ الرز الذي كان لدينا