kalmadım ile cümle

kalmadım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Daha önce asla okula geç kalmadım.I had never been late for school before.
Umarım çok geç kalmadım.I hope I'm not too late.
Aslında hiç yalnız kalmadım.I've never actually been alone.
Sınıfta kalmadım.I didn't flunk.
Çok beklemek zorunda kalmadım.I didn't have to wait long.
Daha önce hiç geç kalmadım.I've never been late before.
Hayatımda hiç geç kalmadım.I've never been late in my life.
Daha önce birini hiç kovmak zorunda kalmadım.I've never had to fire anyone before.
Umarım geç kalmadım.I hope I'm not late.
Daha önce bu kadar çok baskı altında kalmadım.I've never been under this much pressure before.
Tam fiyatı ödemek zorunda kalmadım.I didn't have to pay the full price.
Konserin sonuna kadar kalmadım.I didn't stay until the end of the concert.
Çok geç kalmadım, değil mi?I'm not too late, am I?
Geç kalmadım, değil mi?I'm not late, am I?
Ben orada çok uzun kalmadım.I didn't stay there very long.
Ben daha önce asla böyle bir şey yapmak zorunda kalmadım.I've never had to do anything like this before.
Ben daha önce asla oraya gitmek zorunda kalmadım.I've never had to go there before.
Ben asla çok fazla çalışmak zorunda kalmadım.I've never had to work very hard.
Asla seçmek zorunda kalmadım.I never had to choose.
Neredeyse hiç geç kalmadım.I'm hardly ever late.
Okula hiç geç kalmadım.I've never been late for school.
Bankaya gittim ve neyseki sırayla girmek zorunda kalmadım.I got to the bank and luckily didn't have to get in line.
Hiçbir şey hakkında asla çok fazla endişelenmek zorunda kalmadım.I've never had to worry too much about anything.
Asla hiçbir şey için geç kalmadım.I'm never late for anything.
Hiçbir zaman çok fazla çalışmak zorunda kalmadım.I never had to study very much.
Onu hiç yapmak zorunda kalmadım.I never had to do that.
Tom'la gitmek zorunda kalmadım.I didn't have to go with Tom.
Boston'da Tom'la kalmadım.I didn't stay with Tom in Boston.
Orada fazla kalmadım.I didn't stay there long.
Ben uzun süre kalmadım.I didn't stay for long.
Çok geç kalmadım.I wasn't very late.
Ben orada kalmadım.I did not stay there.
Tom onu nasıl yapacağını zaten biliyordu, bu nedenle ona göstermek zorunda kalmadım.Tom knew how to do that already, so I didn't have to show him.
Hiç ayrımcılığa maruz kalmadım.I've never felt discriminated against.
Neyse ki o kararı vermek zorunda kalmadım.Luckily, I didn't have to make that decision.
Şansıma o kararı vermek zorunda kalmadım.Luckily, I didn't have to make that decision.
Allahtan o kararı vermek zorunda kalmadım.Luckily, I didn't have to make that decision.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.But with Denis there I was never alone.
İflas ilan etmek zorunda kalmadım.I didn't have to declare bankruptcy or anything.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Oh, but I'm not pleased with this heart.
Daha fazla bir yol çizme düşüncesine bağlı kalmadım.I was no longer tied to a set path.
Bir de çok çalıştığı için hiç çalışmasını söylemek zorunda kalmadım.And she was such a good student. I never had to tell her to study.
Rabbim! Sana yalvarmakla şimdiye kadar bedbaht olup bir şeyden mahrum kalmadım."And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
Ya Rabbî, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım.”And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Pendant toutes ces années, Denis n'a cessé de créer.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Pero con Denis ahí nunca estuve sola.
Çok beklemek zorunda kalmadım.Мне не пришлось долго ждать.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Oscar Ewald: Levy stond niet alleen.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Jedynie przy With Teeth się to nie zdarzyło.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Za svůj dlouhý život nikdy nenavštívil Hannover.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Iwan Abdie) Ku Tak Pernah Sendiri (feat.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.ただ、カーティス本人は一度もペルーを訪れたことがなかった。
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.다이쇼가 항상 함께 주조된 것은 아니다.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.За жалост Дануша все още не е на себе си.
Ama Denis sayesinde asla yalnız kalmadım.Međutim nikada nije zaigrao za Orlando zbog ozljeda.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Ó, de nem tetszik ez a szív.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Oh, mais je ne suis pas satisfait de ce cœur.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Αχ, αλλά υπάρχει ένα κομμάτι που δεν μου αρέσει.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.ايوو لا احب القلب الذي في الحليب
Bir de çok çalıştığı için hiç çalışmasını söylemek zorunda kalmadım.És nagyon jó tanuló volt. Soha nem kellett mondanom, hogy tanuljon.

İlgili Sayfalar