kalmıyor ile cümle

kalmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla da kalmıyor.Aber es ist nicht nur das.
Bununla da kalmıyor.Ale nie tylko to.
Bununla da kalmıyor.Dar nu e numai asta.
Bununla da kalmıyor.Không những thế,
Bununla da kalmıyor.하지만 그 뿐만은 아니에요
Bununla da kalmıyor.Maar dat is het niet alleen.
Bununla da kalmıyor.Mais pas seulement.
Bununla da kalmıyor.Ma non l'unico.
Bununla da kalmıyor.Pero no solamente eso.
Bununla da kalmıyor.Αλλά δεν είναι μόνο αυτό.
Bununla da kalmıyor.Но не само това.
Bununla da kalmıyor.Но это ещё не всё.
Bununla da kalmıyor.אבל זה לא רק זה.
Bununla da kalmıyor.لكن ليس هذا فقط.
Bununla da kalmıyor.これはヘルベチカという書体です
Bu şekilde bırakacağım, çünkü böylece üçüncü parametreyi, t'yi, düşünmek zorunda kalmıyorum. -Así que vamos a sólo mirarlo en este formulario aquí con sólo el dx y la dy
Bu şekilde bırakacağım, çünkü böylece üçüncü parametreyi, t'yi, düşünmek zorunda kalmıyorum. -وأنا سوف أتركها على هذا الشكل لأننا نأمل لو أننا حذرين، أننا سوف لا نضطر للتعامل مع المعامل الثالث
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Fagocyten hoeft niet noodzakelijkerwijs te doden op deze manier.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Fagocyty nemusí nutně zabíjet touto cestou.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Fagocyty niekoniecznie muszą zabijać w ten sposób.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Fagosit tidak perlu hanya untuk membunuh dengan cara ini.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Los fagocitos no necesariamente sólo hay que matar de esa manera.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Os fagócitos não têm necessariamente de matar desta forma.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.Фагоцити не обов'язково вбивають саме таким чином.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.פאגוציטים לא מוכרחים להרוג בדרך זו שתארנו.
Bu şekilde fagositler illaki öldürmek zorunda kalmıyorlar.البالعات لاتقوم بالضرورة بالقتل بهذه الطريقة
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.핀란드 사람들은 그런 규칙에 얽매이지 않습니다.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.Sie beschäftigen sich nicht zwanghaft mit diesen Fächern.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.Δεν παθιάζονται μ' αυτούς τους κλάδους.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.הם לא כפייתיים בנוגע למגמות הלימוד הללו.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.أنهم لا يدعون تلك التخصصات تستحوذ.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.教育に対して
Bu yüzden bir işadamı emekliye ayrılınca depresyona giriyor çünkü artık oynayacak bir oyunu kalmıyor.É por isso que, quando o empresário se reforma ele pode ficar deprimido porque não tem um jogo para jogar.
Bu yüzden bir işadamı emekliye ayrılınca depresyona giriyor çünkü artık oynayacak bir oyunu kalmıyor.Proto když obchodník odejde z byznysu možná ho přepadnou deprese protože nemá žádnou hru, kterou by hrál.
Bu yüzden bir işadamı emekliye ayrılınca depresyona giriyor çünkü artık oynayacak bir oyunu kalmıyor.لذلك عندما يتقاعد رجل اعمال فأنه قد يصاب بالإكتئاب لأنه لم يعد له شئ ليفعله
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.A kínai munkásokat nem a kielégíthetetlen iPod utáni vágyunk űzi a gyárakba.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.A los obreros chinos no se los fuerza a trabajar en las fábricas debido a nuestro deseo insaciable de iPods.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Chinese arbeiders worden niet naar de fabrieken gedwongen door ons onverzadigbare verlangen naar iPods.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Chinesische Arbeiter werden nicht in Fabriken gedrängt wegen unserer unersättlichen Nachfrage nach iPods.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Chińscy pracownicy nie są zmuszani do pracy przez naszą nienasyconą żądzę iPodów.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Công nhân Trung Quốc không bị bắt làm việc cho các nhà máy để phục vụ nhu cầu vô hạn về iPod của chúng ta.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Kitajski delavci niso prisiljeni delati v tovarnah zaradi naše nenasitne želje po iPodih.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.중국인 노동자들은 아이팟을 향한 우리의 갈증을 위해 강제적으로 일하는 것이 아닙니다.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Muncitorii din China nu sunt forțați să lucreze în fabrici din cauza dorinței noastre insațiabile de iPod-uri.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Pekerja Cina tidak dipaksa ke pabrik-pabrik karena keinginan kita pada iPod yang tidak habis-habisnya .
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Китайските работници не са принуждавани във фабриките заради нашето неутолимо желание за Айподи.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Китайских работников не принуждают работать на фабриках из-за наших ненасытных потребностей в iPod'ах.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Китайських працівників не змушують працювати на заводах тому, що ми так палко хочемо мати iPod.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.העובדים הסיניים לא נאלצים לעבוד בבתי החרושת בגלל תשוקתנו שאינה יודעת שובע לאייפודים.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.العمال الصينيون لا يجبرون الى العمل في المصانع بسبب رغبتنا الجشعة لأجهزة اي بود.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.むりやり工場で働かされているわけではありません お金を稼ぎ 新しい技術を学び
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Devine foarte calm. Nu mai e vânt deloc.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Diventa molto tranquillo. Non c'è un alito di vento.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Es wird sehr ruhig. Es gibt überhaupt keinen Wind.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Het wordt zeer kalm. Er is geen zuchtje wind.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.매우 고요해졌습니다. 바람이 전혀 없었죠.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Teljes szélcsend lett, egyáltalán nem fújt a szél.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Thời tiết trở nên tĩnh lặng hoàn toàn.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Todo se calma. No hay viento para nada.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.Tout devient très calme. Il n'y a plus de vent du tout.

İlgili Sayfalar