kalmıyor ile cümle

kalmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Đây là điều tuyệt vời, nhưng không phải là tất cả.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.È grandioso, ma non è tutta la notizia
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.É ótimo, mas não é tudo. Há mais notícias.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Es fantástico pero no es la única noticia.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Itu hebat, namun belum semuanya.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Je to skvělé, ale není to ještě všechno.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Je to skvelé, ale nie sú to všetky správy.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.하지만 이게 좋은 소식의 전부는 아닙니다.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Είναι υπέροχο, αλλά αυτά δεν είναι όλα τα νέα.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Това е страхотно, но не е цялата новина.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.Это отлично, но это ещё не все новости.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.זה נהדר, אבל זה לא הכל.
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.هذا عظيم ، ولكن هذه ليست الأخبار كلها .
Bu çok iyi ve sadece bununla da kalmıyor.まだ話があるんです
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Assim era mais rápido, e ninguém tinha que tentar ler a minha letra.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Asta era mai rapid și nimeni nu trebuia să încerce să-mi citească scrisul de mână.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Cách này nhanh hơn, và chẳng ai phải cố để đọc chữ viết của tôi.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.C'était plus rapide, et personne n'avait besoin de déchiffrer mon écriture.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Das ging schneller, und niemand musste meine Handschrift lesen.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Dit was sneller, en niemand moest mijn handschrift ontcijferen.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Era più veloce, e nessuno doveva sforzarsi a leggere la mia scrittura.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Esto era más rápido y así nadie tendría que leer mi escritura.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Gyorsabb volt, és senkinek sem kellett kibogoznia a kézírásom.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Ini lebih cepat, dan orang-orang tidak perlu berusaha membaca tulisan tangan saya.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.이 방법이 더 빨랐습니다. 사람들이 제 손글씨를 읽는 수고를 덜게 되었죠.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Tak było szybciej, no i nikt nie musiał rozczytywać mojego pisma.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.To bylo rychlejší a nikdo nemusel číst můj rukopis.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Ήταν γρηγορότερο, και δε χρειαζόταν κανείς να δοκιμάσει να διαβάσει τον γραφικό μου χαρακτήρα.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Това ставаше по-бързо, а и на никого не му се налагаше да разчита почерка ми.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.Это было быстрее, и никому не приходилось разбирать мой почерк.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.זה היה מהיר יותר, ואף אחד לא היה צריך לקרוא את כתב היד שלי.
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.لقد كان ذلك اسرع واستطعت تجاوز مشكلة " الخط اليدوي السيء ومحاولة فهمه "
Bu daha hızlıydı ve kimse elyazımı okumaya çalışmak zorunda kalmıyordu.私の筆跡を解読してもらう手間も省けました ネット上にある 様々な合成音声を試し
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Bukan hanya lemah; tapi semakin lemah.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Het is niet alleen zwak geweest, het wordt steeds slechter.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.이미 약했던 것들이 더더욱 약해지고 있습니다.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Não tem sido apenas fraco; tem vindo a enfraquecer cada vez mais.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nejen že byla dosud slabá; ještě více oslabuje.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nem csak arról van szó hogy egyes oktatási területek gyengék, hanem, hogy tovább gyengülnek.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nicht nur war sie schwach; sie wird schwächer.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nielenže bola doposiaľ slabá; ešte viac sa oslabuje.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nie tylko jest niski, ale coraz niższy.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Non é stata soltanto scadente, ma sempre più scadente.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Non seulement elle est faible ; mais elle s'affaiblit davantage.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.No sólo que ha sido débil sino que se hace cada vez más débil.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nu numai aceasta a fost slaba; devine si mai slaba.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Αυτό όχι μόνο ήταν αδύναμο αλλά γίνεται ακόμα πιο αδύναμο
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Не само, че е било слабо, но става все по-слабо.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Оно не только слабое, оно становится еще слабее.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.לא די שהוא היה עלוב, הוא אף נעשה עלוב יותר.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.فهو لا يعد ضعيفاً فقط؛ وإنما يزداد ضعفاً
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.経済界を見ても、現在、成功のチャンスは
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.Att lika med--jag kommer att köra tillräckligt diskutrymme.
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.공간이 부족하네요.
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.Que igual--me voy a quedar sin espacio.
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.To równa się-- kończy mi się miejsce.
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.זה שווה..המקום אוזל.
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.وهذا يساوى --- سوف أكتب خارج الفضاء
Bu eşittir --- yerim kalmıyor.いいですか?
Bu kadarla kalmıyor, tabi.Ale ještě to nebylo ono.

İlgili Sayfalar