kalmıyor ile cümle
kalmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bunlar sadece ekranda kalmıyor.И не просто на экране.
Ve bunlar sadece ekranda kalmıyor.וזה לא רק נשאר על המסך.
Ve bunlar sadece ekranda kalmıyor.وليس مجرد البقاء على الشاشة.
Ve bunlar sadece ekranda kalmıyor.周りの実際の世界と 連携することもできます
Ve bunlar sadece ekranda kalmıyor.而且,佢唔止剩係喺電腦螢幕裏面
Ve bunu yapmaya devam edersiniz. Yine yerim kalmıyor.Se me va a acabar de espacio, seguro.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Dan yang paling penting, yang terjadi di Afrika Tengah tidak akan tinggal di Afrika Tengah saja.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Det som händer i Centralafrika stannar inte längre i Centralafrika.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.En, doorslaggevend, wat er in Centraal Afrika gebeurt, blijft niet in Centraal Afrika.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.E, o que é crucial, o que acontece na África central não se mantém na África central.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.És - ez fontos - ami Közép-Afrikában történik, az nem reked meg Közép-Afrikában.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Et de façon critique, ce qui se passe en Afrique centrale ne reste pas en Afrique centrale.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.I co istotne, to, co dzieje się w Afryce Środkowej, nie pozostaje w Afryce Środkowej.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Lo crítico es que lo que sucede en África Central no permanece en África Central.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Og kritisk set, det der sker i central Afrika bliver ikke i Central Afrika.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Şi în mod critic, ceea ce se întâmplă în Africa Centrală nu se opreşte în Africa Centrală.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Und was kritischer Weise in Zentralafrika passiert bleibt nicht nur in Zentralafrika.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Và nghiêm trọng hơn, những gì đang xảy ra ở trung tâm Châu Phi sẽ không chỉ ở Châu Phi.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.Και δυστυχώς, ότι συμβαίνει στην κεντρική Αφρική δεν μένει στην κεντρική Αφρική.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.И критичното е, че онова, което се случва в централна Африка, не остава в централна Африка.
Ve en önemlisi, Orta Afrika'da yaşananlar Orta Afrika'da kalmıyor.И самое важное: то, что происходит в Центральной Африке, выходит за пределы Центральной Африки.
Ve gidecek toprak kalmıyor. Ama bunlar harika uçucular.Poi finisce la terraferma, ma sono dei volatori incredibili.
Ve gidecek toprak kalmıyor.A potem kończy im się ląd.
Ve gidecek toprak kalmıyor.A potom skončí pevnina.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Aztán eltávolodnak a szárazföldtől.
Ve gidecek toprak kalmıyor.En dan is er geen land meer.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Et puis il n'y a plus de terre ferme.
Ve gidecek toprak kalmıyor.그리고 육지를 벗어나게 되죠.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Og så løber de tør for land.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Si apoi se termina continentul.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Sitten niiltä loppuu maa.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Und dann entfernen sie sich vom Land.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Và sau đó ra khỏi lục địa.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Y luego se les acaba la tierra.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Και τότε η ξηρά τελειώνει.
Ve gidecek toprak kalmıyor.А после земята им свършва.
Ve gidecek toprak kalmıyor.Здесь земля заканчивается.
Ve gidecek toprak kalmıyor.ואז נגמרת להן היבשה.
Ve gidecek toprak kalmıyor.ثم تنفذ اليابسة تحتهم.
Ve gidecek toprak kalmıyor.しかし彼らの飛行能力は非常に優れていて
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Dan kita tidak hanya menunjukkannya, tetapi orang lain dapat membacanya.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.De nem csak hogy kimutatjuk, hanem mások képesek leolvasni.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.E não só as demonstramos, mas outros podem percebê-las.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.E non solo noi le mostriamo, ma gli altri possono leggerle.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Et non seulement nous les montrons, mais d'autres peuvent les lire.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.I nie tylko je okazujemy, ale również inni potrafią je odczytać.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Không chỉ là ta thể hiện chúng mà người khác có thể nhận biết chúng.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.우리가 보여줄 뿐만 아니라, 다른이들이 읽을 수도 있습니다.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Niet alleen laten we ze zien, anderen kunnen ze ook 'lezen'.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Og ikke nok med at vi viser dem, andre kan aflæse dem.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Şi nu numai că le arătăm, dar alţii le pot citi.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Und wir zeigen sie nicht nur, sondern wir können sie auch lesen.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Y no sólo las mostramos, sino que otros pueden interpretarlas.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Κι οχι μονο τα εκδηλωνουμε, αλλα οι αλλοι μπορουν και να τα διαβασουν.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.Более того, когда эмоции проявлены, другие могут их прочитать.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.И не само ги показваме, а и другите могат да ги четат.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.למה אנחנו מראים את הרגשות שלנו? אני מתכוון, יש יתרון בלחוות
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.وليس فقط نقوم باظهارها، لكن بإمكان الآخرين قراءتها.
Ve sadece göstermekle kalmıyoruz, diğerleri de bunları okuyabiliyor.ただ読み取るだけでなくまねることもできます
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Als de houthakkers hun kamp opbreken, is er niets meer over.