kalktı ile cümle

kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Dan dia bangun sangat kesal dan menyeberang ke sisi lain dari pengadilan.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.E ele levantou-se muito mau humor e atravessou para o outro lado da quadra.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.E ha alzato molto imbronciato e passarono dall'altra parte del campo.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.En hij stond op een zeer pruilend en stak over naar de andere kant van het hof.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.És ő felkelt, nagyon mogorván és keresztbe át a másik oldalára a bíróság.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Et il se leva très boudeur et traversé de l'autre côté de la cour.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.In on vstal zelo sulkily in prečkala več kot na drugi strani sodišča.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Ja hän nousi hyvin sulkily ja ylitti yli toiselle puolelle kenttää.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Och han reste sig upp väldigt tjurigt och gick över till andra sidan av domstolen.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Og han stod op meget mut og krydsede over på den anden side af banen.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.On wstał bardzo ponuro i przeszedł na drugą stronę sądu.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Şi el sa sculat foarte sulkily si a traversat pe partea cealaltă a instanţei.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.그리고 그는 매우 sulkily 일어나서 법원의 다른쪽으로 건너 갔고.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Und er stand sehr missmutig und hinüber auf die andere Seite des Hofes.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Và ông đã rất sulkily và vượt qua phía bên kia của tòa án.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Y se levantó con aire digno y cruzaron al otro lado de la cancha.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.Κι εκείνος σηκώθηκε πολύ sulkily και διέσχισε στην άλλη πλευρά του γηπέδου.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.И он встал очень мрачно и перешла на другую сторону двора.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.И той стана много sulkily и са преминали от другата страна на съда.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.І він встав дуже похмуро і перейшла на іншу сторону двору.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.והוא קם ברוגז מאוד וניגש אל הצד השני של בית המשפט.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.ونهض sulkily جدا وعبروا إلى الجانب الآخر من المحكمة.
Ve o çok sulkily ayağa kalktı ve mahkemenin diğer tarafına geçtik.すべてのこの時間は、女王は帽子屋を凝視してオフに残っていないし、、同じようになかった
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Felkele a vacsorától, leveté a felsõ ruháját; és egy kendõt vévén, körülköté magát.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Hij stond van tafel op, legde Zijn mantel af en deed een linnen doek om Zijn middel.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.저녁 잡수시던 자리에서 일어나 겉옷을 벗고 수건을 가져다가 허리에 두르시고
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.levantou-se da ceia, tirou o manto e, tomando uma toalha, cingiu-se.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Men han stod upp från måltiden och lade av sig överklädnaden och tog en linneduk och band den om sig.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.nên đứng dậy khỏi bàn, cởi áo ra, lấy khăn vấn ngang lưng mình.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.nên đứng_dậy khỏi bàn , cởi áo ra , lấy khăn vấn ngang lưng mình .
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.nousi ehtoolliselta ja riisui vaippansa, otti liinavaatteen ja vyötti sillä itsensä.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.od večerje in sleče oblačilo in vzame prt ter se opaše.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.så rejser han sig fra Måltidet og lægger sine Klæder fra sig, og han tog et Linklæde og bandt det om sig.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.S -a sculat dela masă, S'a desbrăcat de hainele Lui, a luat un ştergar, şi S'a încins cu el.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.så står han op fra måltidet og legger sine klær av sig og tar et linklæde og binder om sig.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Sebab itu Ia berdiri, membuka jubah-Nya, dan mengikat anduk pada pinggang-Nya
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.se leva de table, ôta ses vêtements, et prit un linge, dont il se ceignit.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.se levantó de la cena; se quitó el manto, y tomando una toalla, se ciñó con ella
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.si alzò da tavola, depose le vesti e, preso un asciugatoio, se lo cinse attorno alla vita
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.stand er von Abendmahl auf, legte seine Kleider ab und nahm einen Schurz und umgürtete sich.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Vstal od večeře, a složil roucho své, a vzav rouchu, přepásal se.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.vstal od večere, složil rúcho a vezmúc zásteru opásal sa.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Wstał od wieczerzy i złożył szaty, a wziąwszy prześcieradło, przepasał się.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.εγειρεται εκ του δειπνου και εκδυεται τα ιματια αυτου, και λαβων προσοψιον διεζωσθη
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.встал с вечери, снял с Себя верхнюю одежду и,взяв полотенце, препоясался.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.устає зза вечері і скидає одежу; і, взявши рушник, підперезавсь.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.ויקם מעל השלחן ויפשט את בגדיו ויקח מטפחת ויחגרה׃
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.قام عن العشاء وخلع ثيابه واخذ منشفة واتّزر بها.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.就 離 席 站 起 來 脫 了 衣 服 、 拿 一 條 手 巾 束 腰
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.就 離席 站起 來脫 了 衣服 、 拿 一 條 手巾 束腰
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.A hely csupasz volt, és csúnya lenne elég, Mary gondolta, ahogy ott állt és bámult róla.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.De plaats was kaal en lelijk genoeg, Mary dacht, terwijl ze stond op en staarde over haar.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.Der Ort war kahl und hässlich genug, Mary Gedanken, wie sie und stand starrte über sie.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.El lugar era bastante fea y desnuda, María pensamiento, como se puso de pie y miró a su alrededor.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.Il luogo era abbastanza spoglio e brutto, Maria pensiero, come lei si alzò e fissò su di lei.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.유리 프레임. 장소는 베어하고 추한 정도, 마리아되었습니다 그녀가 서서 그녀를 보았다으로 생각.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.L'endroit était assez nu et laid, Mary pensée, comme elle se leva et regarda à son sujet.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.Locul a fost destul de goale şi urât, Mary gândit, ca ea stătea şi se uita la ea.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.Mesto je bilo golo in grda dovolj, Mary pomislila, ko je stal in gledal o njej.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.Miejsce było gołe i brzydkie wystarczy, Mary myśli, tak jak stała i patrzyła na jej temat.
İlgili Sayfalar