kalktı ile cümle
kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ona cevap için ayağa kalktı.Han stod op for at svare hende.
Ona cevap için ayağa kalktı.Han stod upp för att svara henne.
Ona cevap için ayağa kalktı.Hij stond op om haar te beantwoorden.
Ona cevap için ayağa kalktı.Il se leva pour lui répondre.
Ona cevap için ayağa kalktı.Ông đứng lên để trả lời cô.
Ona cevap için ayağa kalktı.Sa ridicat să răspundă ei.
Ona cevap için ayağa kalktı.Se puso de pie a su respuesta.
Ona cevap için ayağa kalktı.Si alzò per rispondere a lei.
Ona cevap için ayağa kalktı.Vstal, aby jej odpovedal.
Ona cevap için ayağa kalktı.Vstal, aby jí odpověděl.
Ona cevap için ayağa kalktı.Vstal je, da njen odgovor.
Ona cevap için ayağa kalktı.Wstał, aby odebrać ją.
Ona cevap için ayağa kalktı.Σηκώθηκε να την απαντήσει.
Ona cevap için ayağa kalktı.Він встав, щоб відповісти їй.
Ona cevap için ayağa kalktı.Он встал, чтобы ответить ей.
Ona cevap için ayağa kalktı.Той стоеше до нея отговор.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A dievčatko hneď vstalo a chodilo, lebo malo dvanásť rokov. A žasli prenáramne.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A hned vstala děvečka, a chodila; nebo byla ve dvanácti letech. I zděsili se divením převelikým.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A zaraz dzieweczka wstała, i chodziła; albowiem była w dwunastym roku. I zdumieli się zdumieniem wielkiem.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.És a leányka azonnal fölkele és jár vala. Mert tizenkét esztendõs vala. És nagy csodálkozással csodálkozának.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Îndată fetiţa s'a sculat, şi a început să umble; căci era de doisprezece ani. Ei au rămas încremeniţi.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Ja heti tyttö nousi ja käveli. Sillä hän oli kaksitoistavuotias. Ja he joutuivat suuren hämmästyksen valtaan.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.소녀가 곧 일어나서 걸으니 나이 열 두살이라 사람들이 곧 크게 놀라고 놀라거늘
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod Pigen op og gik omkring; thi hun var tolv År gammel. Og de bleve straks overmåde forfærdede
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod piken op og gikk omkring; for hun var tolv år gammel. Og de blev storlig forferdet.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Subito la fanciulla si alzò e si mise a camminare; aveva dodici anni. Essi furono presi da grande stupore
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức thì đứa gái chờ dậy mà bước đi, vì đã lên mười hai tuổi. Chúng rất lấy làm lạ.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức_thì đứa gái chờ dậy mà bước_đi , vì đã lên mười_hai tuổi . Chúng rất lấy_làm lạ .
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Y en seguida la niña se levantó y andaba, pues tenía doce años. Y quedaron atónitos
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Και ευθυς εσηκωθη το κορασιον και περιεπατει διοτι ητο ετων δωδεκα. Και εξεπλαγησαν με εκπληξιν μεγαλην.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И девица тотчас встала и начала ходить, ибо была лет двенадцати. Видевшие пришли в великое изумление.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И момичето веднага стана и ходеше, защото беше на дванадесет години. И внезапно те се смаяха твърде много.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.І зараз устало дівча, й ходило, бо було дванайцяти років. І дивувались дивом великим.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.ומיד קמה הילדה ותתהלך והיא בת שתים עשרה שנה וישמו שמה גדולה׃
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.وللوقت قامت الصبية ومشت. لانها كانت ابنة اثنتي عشر سنة. فبهتوا بهتا عظيما.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨 女 立 時 起 來 走 . 他 們 就 大 大 驚 奇 . 閨 女 己 經 十 二 歲 了
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨女 立時 起 來走 . 他 們就 大大 驚奇 . 閨女 己經 十二 歲 了
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.Il y en a un qui s'est levé, détendez-vous.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.Jeden się podniósł, spokojnie.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.한 분이 일어서셨네, 진정하세요.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.Qualcuno si è appena svegliato, tranquillo.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.Uno se incluso se levantó, tranquilo.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.Unul dintre ei tocmai s-a ridicat, relaxează-te.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.אז כמו שאמרתי, כולנו ביצים שוות.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.بل أنني سأبدأ
Ortadan kalktı.Acabou.
Ortadan kalktı.A dispărut.
Ortadan kalktı.Desapareció.
Ortadan kalktı.Elle a disparu.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Als we die niet hebben, is dat een drempel.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.E se mancano si creano barriere.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Gdy ich zabraknie, tworzy się bariera.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Iar lipsa lor, constituie un obstacol.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Khi chúng bị khiếm khuyết, thì đó là một rào cản.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.손을 잃으면 이런일을 할 수 없게 되지요.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Quand on ne les a plus, c'est une barrière.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Wenn sie fehlen, gibt es eine Beschränkung.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Y si no las tenemos, hay una barrera.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.Και όταν αυτά απουσιάζουν, είναι ένα εμπόδιο.
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.А когато тях ги няма, сме изправени пред бариера.
İlgili Sayfalar