kalktı ile cümle
kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Am zwanzigsten Tage im zweiten Monat des zweiten Jahres erhob sich die Wolke von der Wohnung des Zeugnisses.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Den tyvende Dag i den anden Måned af det andet År løftede Skyen sig fra Vidnesbyrdets Bolig.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.El 20 del mes segundo del segundo año se levantó la nube de encima del tabernáculo del testimonio
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.I andra året, i andra månaden, på tjugonde dagen i månaden höjde sig molnskyn från vittnesbördets tabernakel.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Il secondo anno, il secondo mese, il venti del mese, la nube si alzò sopra la Dimora della testimonianza
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.În ziua a douăsprezecea a lunii a doua a anului al doilea, s'a ridicat norul de pe cortul întîlnirii.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.I stalo se léta druhého, dvadcátý den měsíce druhého, že se vyzdvihl oblak z příbytku svědectví.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.제 이년 이월 이십일에 구름이 증거막에서 떠오르매
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Le vingtième jour du second mois de la seconde année, la nuée s`éleva de dessus le tabernacle du témoignage.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Toisen vuoden toisen kuukauden kahdentenakymmenentenä päivänä pilvi kohosi lain asumuksen päältä.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Xảy trong ngày hai mươi tháng hai, năm thứ hai, thì trụ mây cất lên khỏi đền tạm chứng cớ.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Xảy trong ngày hai_mươi tháng hai , năm thứ_hai , thì trụ mây cất lên khỏi đền tạm chứng_cớ .
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Και την εικοστην του δευτερου μηνος του δευτερου ετους ανεβη η νεφελη απο της σκηνης του μαρτυριου.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.Во второй год, во второй месяц, в двадцатый день месяца поднялось облако от скинии откровения;
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.ויהי בשנה השנית בחדש השני בעשרים בחדש נעלה הענן מעל משכן העדת׃
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.وفي السنة الثانية في الشهر الثاني في العشرين من الشهر ارتفعت السحابة عن مسكن الشهادة.
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.第 二 年 二 月 二 十 日 、 雲 彩 從 法 櫃 的 帳 幕 收 上 去
İkinci yılın ikinci ayının yirminci günü bulut Levha Sandığının bulunduğu konutun üzerinden kalktı.第二 年 二月 二十日 、 雲彩從 法櫃 的 帳幕 收 上去
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Deux avions ont décollé du même aéroport dans des directions opposées.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Dos aviones salieron del mismo aeropuerto viajando en direcciones opuestas.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Dua pesawat meninggalkan bandara yang sama ke arah yang berlawanan
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Due aeroplani hanno lasciato lo stesso aeroporto viaggiando in opposte direzioni
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Dvě letadla vyletěla ze stejného letiště každé opačným směrem
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Dve lietadla opustili to iste letisko a letia opacnymi smermi.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Dwa samoloty opuszczają to samo lotnisko, kierując się w przeciwne strony.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Hai chiếc máy bay cùng cất cánh từ 1 sân bay và bay ngược chiều nhau và bay ngược chiều nhau
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Kaksi lentokonetta lähtee samalta lentokentältä ja lähtee kulkemaan vastakkaisiin suuntiin.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Két repülőgép elhagyta ugyanazt a repteret, egymástól ellenkező irányban.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.두 비행기가 같은 공항에서 서로 다른 방향으로 이륙했습니다.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.To fly forlader den samme lufthavn i hver modsat retning.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Två flygplan lyfter från samma flygplats, men flyger åt olika håll.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Twee vliegtuigen vertrekken van hetzelfde vliegveld in tegengestelde richting.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Zwei Flugzeuge verlassen den selben Flughafen und fliegen in entgegengesetzte Richtungen
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Два літаки відлетіли з аеропорту в протилежних напрямках.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.Два самолета покинули же аэропорт путешествия в противоположность направления.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.שני מטוסים עוזבים את אותו נמל תעופה בכיוונים הפוכים
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.أقلعت طائرتان من نفس المطار في اتجاهين متعاكسين.
İki uçak aynı havaalanından, birbirine zıt yönde kalktı.二機の飛行機が同じ空港から逆方向に飛び立ちました。 一方の飛行機の平均時速が400マイル毎時、
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Előretolta a gázadagolót. Végigpattogtunk a kifutón. Felszálltunk.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Empurrou-o para a frente, avançou pela pista e descolou.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.I-a dat bătaie. Am săltat puţin pe pistă, apoi am decolat.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Ils l'ont poussé à fond. On a rebondi sur la piste. Et on a décollé tout juste.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.스로틀 레버를 앞으로 콱 미니까 비행기가 활주로 위로 튕기며 질주하더니 공중으로 뜨기 시작했는데
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Lo lanzó hacia delante. Botando por la pista. Despegamos.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Máy bay chạy về phía trước. Ra ngoài đường băng và cất cánh.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Menabrak ke depan. Memantul di landasan. Akhirnya lepas landas.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Przesunął wprzód, kolebiąc po pasie startowym. Wystartowaliśmy.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Ramde hem vooruit. We bonkten over de startbaan en stegen op.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Si è lanciato in avanti, è rimbalzato sulla pista ed è decollato.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Sie stießen den Hebel nach vorn. Wir hüpften die Startbahn runter. Und hoben ab.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Газ вперёд. Разбег - и мы взлетелию
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Засилихме се напред, подскочихме по пистата и излетяхме.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Стрімко рухаючись уперед та розхитуючись на шляху, літак злетів.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.שועטים קדימה. קופצים על המסלול ולבסוף ממריאים.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.دفعها إلى الأمام، ارجعها إلى الاسفل للإقلاع.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.片方のスキーが滑走路の端にある氷丘脈を打ちつけ、飛行機が傾きました
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.A vstav, jedl a pil, a šel v síle pokrmu toho čtyřidceti dní a čtyřidceti nocí, až na horu Boží Oréb.
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.이에 일어나 먹고 마시고 그 식물의 힘을 의지하여 사십주 사십 야를 행하여 하나님의 산 호렙에 이르니라
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.Vtedy vstal, pojedol a vypil a išiel v sile toho pokrmu štyridsať dní a štyridsať nocí až na vrch Boží Horeb.
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.И встал он, поел и напился, и, подкрепившись тою пищею, шел сорок дней и сорок ночей до горы Божией Хорива.
İlgili Sayfalar