Kalkerli fosil foraminifer, yaşadıkları eski denizlerde bulunan elementlerden oluşur.Calcareous fossil Foraminifera are formed from elements found in the ancient seas where they lived.
Ħaġar Qim'in inşaatçıları tapınağın yapımında globigerina kalker kullandı.Ħaġar Qim's builders used globigerina limestone in the temple's construction.
Ölü Şehirler, Kalker Masifi olarak bilinen yüksek bir kalker alanında yer almaktadır.The Dead Cities are situated in an elevated area of limestone known as Limestone Massif.
Kalker taşlı yamaçlarda da sık görülür.They are often seen in the fox hunting field as well.
Büyük Britanya'da genellikle kalkerli otlaklardaki alçak boylu bitkilerde ağ örerler.In Britain it is frequent in sheep-grazed calcareous grasslands.
Gönüllü ceylan kumlara ve çakıl ovalarına ve kalker platosuna yerleşir.The goitered gazelle inhabits sands and gravel plains and limestone plateau.
Dall, balıkçılık ve kalker ocağı işletmeciliği için kullanılmaktadır.Dall is used economically for fishing and limestone quarrying.
Litolojik olarak, bu çökeltiler kristal kalkerler ve bazen de dolomitlerdir.Lithologically, these sediments are crystal limestones and on occasion dolomites.
Bölgenin toprağı çoğunlukla kalker, çakıllı, balçık ve yoğun çatlakkilden oluşur.The soil of the region is composed mainly of limestone, gravelly loam and dense cracking clay.
Burada bulunan toprak çakıllı killi balçıktan kalkerli tebeşirlere kadar değişir.The soil found here varies from pebbly clay loam to calcareous chalks.
Mağara bir kalker masifinin içinde yer almaktadır.The cave is located in a limestone massif.
Var olan 15.000 kadar Porifera türünden sadece 400'ü kalkerdir.Of the 15,000 or so species of Porifera that exist, only 400 of those are calcareans.
Kohat Oluşumu, kalkerli şeyl ve açık gri kalkerden oluşur.The Kohat formation consists of calcareous shale and light grey limestone.
Oluşumun, tip kesitinin %72'sini oluşturan çoğunlukla kalkerli kırmızımsı-kahverengi silttaşıdır.The formation is mostly calcareous reddish-brown siltstone, which makes up 72% of the type section.
Deniz seviyesinden 2000 ila 2500 m yükseklikteki kalkerli çayırlarda yaşar.The habitat is calcareous grasslands at 2000–2500 m above sea level.
Tomorr, kalker ve karsttan oluşan bir antiklinaldir.Tomorr is an anticline composed of limestones and karst.
Yapının malzemesi beyaz kalkerdir.The material of the structure is white limestone.
Kalkerli mikrofosillerCalcareous microfossils
Bunlar kalker bakımından zengin olmalarına rağmen ilk oluşumlarındaki kalkerlerin bir kısmı erimiştir.Als sie dort fruchtbares Land vorfanden, ließen sie sich nieder und legten die ersten Reisfelder an.
Kalker madeni bakımından zengin bir mahalledir.Le département est une zone riche en minéraux.
Doğal yapı malzemesi kalker ve silis taşlarıdır.Elles sont faites de pierres naturelles et de verre.
Esasen söz konusu kalker tepenin adı Görüklük Tepe'dir.Al es una vieja flaca que, como su nombre indica, es ciega (Blind).
Türkiye’de kalker kabuklar pek fazla yaygın değildir.En la isla no eran infrecuentes los fusilamientos masivos.
Bunlar kalker bakımından zengin olmalarına rağmen ilk oluşumlarındaki kalkerlerin bir kısmı erimiştir.È una di quelle persone che, se fossero entrate prima nel cast, avrebbero certamente lasciato il segno.
Kalker, çimento yapımında kullanılır.Алеврит применяется в изготовлении цемента.
Torosların uzantısı olup kalkerli, dişli kütledir.(Поклонение) Держателю Рудракши и обладателю Мрига-мудры.
Kalkerli yamaçların ağacıdır.Он будет корнем дерева.
Klinker, kil ve kalker içeren hammaddenin öğütüldükten sonra pişirilmesiyle elde edilir.Позади из-за собственных ошибок вылетают Наср и Коладо.
Sıva, beyaz kalkerli, milli bir kil kullanılarak yapıldığı anlaşılmıştır.Было замечено, что белокрылый скалистый чекан употребляет в пищу термитов.
Torosların uzantısı olup kalkerli, dişli kütledir.غالبًا ما يضع في فمه، الخلال (أي عود الأسنان).
Ölü Şehirler, Kalker Masifi olarak bilinen yüksek bir kalker alanında yer almaktadır.As Cidades Mortas estão situadas em uma região elevada de pedra calcária conhecida como Maciço de Belus.
Daha ziyade kayalık kalkerli yamaçlarda yetişirler.Overdag wordt op de rotsen gezond.
Etine gömülü olan kalkerli kabuğu, kafes kuşlarına kireç kaynağı olarak verilir.De grondsoort is daarom stevig genoeg voor begrazing door vee.
Bu alanın büyük bir kısmı mermerleşmiş beyaz kalker ile kaplıdır.Een groot deel van Nederland is bedekt met een witte laag.
Ölü Şehirler, Kalker Masifi olarak bilinen yüksek bir kalker alanında yer almaktadır.De glömda städerna ligger i ett höglandsområde kallat Kalkstensmassivet.
Gölün bulunduğu alan kalkerli yapıdadır.Центр якого утворює озеро.
Kitonların sekiz köşeli kalker kabukları vardır.Există 8! moduri de aranjare a pieselor din colț.
Sıva, beyaz kalkerli, milli bir kil kullanılarak yapıldığı anlaşılmıştır.Un lichid foarte alb înseamnă că a fost folosit un aniset de bună calitate.
Doğal yapı malzemesi kalker ve silis taşlarıdır.A természetes építőanyagok, kövek.
Kalker: Mercanlarda bulunur.Voltaire: Kaupoissa olemisesta.
Ölü Şehirler, Kalker Masifi olarak bilinen yüksek bir kalker alanında yer almaktadır.Các thành phố chết nằm trong một khu vực cao của đá vôi được gọi là cao nguyên đá vôi Massif.
Torosların uzantısı olup kalkerli, dişli kütledir.外唇と底唇は鋭い。
Esasen söz konusu kalker tepenin adı Görüklük Tepe'dir.戒名は厳浄院釈尼鏡照。
Kalkerli fosil foraminifer, yaşadıkları eski denizlerde bulunan elementlerden oluşur.石灰質的有孔蟲門生物化石由其生活的古代海洋元素組成。
Torosların uzantısı olup kalkerli, dişli kütledir.權居昭陽宮,倦暑,乃褰紫綃之帷。
Kalsiyum karbonat, kile göre daha fazla ise buna kalker denir.פירוליזה המתקדמת עד למצב בו השארית המוצקה היא בעיקר פחמן נקראת פחמון.
Kalker madeni bakımından zengin bir mahalledir.הקרקע באזור עשירה במינרלים.
Kalker: Mercanlarda bulunur.Метална – в товарните.
Kitonların sekiz köşeli kalker kabukları vardır.Elektráreň má 8 chladiacich veží.
Kalker veya dolomit mineralleri içinde bulunurlar.Razen glinenih mineralov vsebuje tudi kalcit ali dolomit.
Şehir yakınlarında bakır, kalker ve kurşun madenleri çıkarılarak işlenir.Linna ümbruses kaevandatakse nikli-, koobalti- ja tsingimaaki.
(Görüntü) Ray: Kalker kireçtaşıydı bu.3.5億年前の
(Görüntü) Ray: Kalker kireçtaşıydı bu.(영상) 레이 : 이곳은 주름진 석회암지대였어요.
(Görüntü) Ray: Kalker kireçtaşıydı bu.(סרטון) ריי: זו היתה אבן-גיר.
(Görüntü) Ray: Kalker kireçtaşıydı bu.(ملف فيديو ) راي : انها تموجات من الحجر الجيري
Kalker kireçtaşıydı bu.C'était de la pierre à chaux.
Kalker kireçtaşıydı bu.Đây là những nếp đá vôi.
Kalker kireçtaşıydı bu.Era Calcare Carbonifero.
Kalker kireçtaşıydı bu.Este vorba de calcar.
Kalker kireçtaşıydı bu.Es war gefalteter Kalkstein.