Erken kalkanlar uzun yaşarlar.Those who keeps early hour will live long.
İnsanlar hemen bu yeni kalkanları savaş gemilerine ve zemindeki çoğu güce kurarlar.The human forces start installing these new shields on their battleships and most ground forces.
Doktor, Oswin'in kalkanları kapatmasını söyler.Tell Newt to Shut Up.
Güçlü kalkanlara sahiptir.It possesses important potteries.
Savaş araç gereçleri buluyorsunuz, miğferler, kalkanlar.You find objects of warfare, you find swords, you find this man's helmet, shields.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.If you don't agree with this, we probably have nothing to say to each other.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Prepare the buckler and shield, and draw near to battle!
Bakmaz mısın şimdi Allah'ın âyetleri hakkında mücadeleye kalkanlara! (Haktan) nasıl döndürülüyorlar?Have you not seen how those who dispute the signs of God are turned away?
Bakmaz mısın şimdi Allah'ın âyetleri hakkında mücadeleye kalkanlara!Did you not see those who dispute concerning the signs of Allah?
İnsanlar hemen bu yeni kalkanları savaş gemilerine ve zemindeki çoğu güce kurarlar.The human forces start installing these new shields on their battleships and most ground forces.
16 inçlik silahlar büyük kasatlar, 6 inçlik silahlar kalkanlarla korunuyordu. [2]The 16-inch guns were protected by large casemates, the 6-inch guns by shields.[6]
Ana silahlar 76 mm kalınlığında silah kalkanları tarafından korunuyordu.[1]The main guns were protected by 76 mm (3 in) thick gun shields.[1]
Kalkanlar, savunma amaçları kadar dekoratif ve manevi bir role sahiptir.Shields have a decorative and spiritual role just as important as their defensive purposes.
En eski Kara Orman örneklerinde kağıtla süslenmiş kalkanlar vardı.[2]The earliest Black Forest examples had shields decorated with paper.[11]
Kalkanlarını bir araya getirerek itmeye, savaşmaya, öldürmeye ve ölmeye başladılar.Throwing together their shields, they began shoving, fighting, killing, and dying.
Arktika Kalkanların ve kratonların listesiArctica List of shields and cratons
İksa, hendek kalkanları aracılığıyla kalkanlama ile karıştırılmamalıdır.Shoring should not be confused with shielding by means of trench shields.
Erken Miken orduları, neredeyse tüm vücudu kaplayan bir kalkan olan "kule kalkanları" kullandılar.Early Mycenaean armies used "tower shields", large shields that covered almost the entire body.
Beyninden elektrik çıkarabilir ve elektrik kalkanları yapar.Süper zekaya sahiptir.Er verfügt über die Kraft, Energie auszusaugen und kann mit seinen Blitzen die Schwerkraft kontrollieren.
Bu kalkanların içinde kılcal damarlar vardır.In den Tälern befinden sich Quelltöpfe.
Diodorus, Greklerin büyük kalkanlarının gerisinde omuz omuza dövüştüğünü yazmaktadır.Dietrich nahm auf der Seite des Deutschen Ordens an den Feldzügen gegen die Prußen teil.
Doktor, yer çekimi kalkanlarını devre dışı bırakır.Der Doktor entfernt die Gräte.
Çünkü Anglosaksonların geniş kalkanları onları korumaktaydı.I coloni anglosassoni vi arrivarono tardi.
Stegosaurus, sırtındaki kemik kalkanlarıyla bilinir.Стегозавр известен своими костяными пластинами на спине.
Kollarında küçük kalkanlar vardı, yaylar kullanabiliyor ve pala ile balta taşıyorlardı.Na ramionach mieli zamontowane małe tarcze, mogli korzystać z łuków i mieli przy sobie miecz oraz topór.
Kalkanlar önlerine flama asılarak çeşitli desenlerle üretilebilirler.Klingorna kan svingas offensivt i olika manövrar.
Obi-Wan geminin kalkanlarını kaldırmak için diğerlerinden ayrılır.Боумен приймає рішення пробудити решту екіпажу.
Çünkü Anglosaksonların geniş kalkanları onları korumaktaydı.Az ostromló angolszászokat a védők megfutamítják.
Ekstranetlerde erişim güvenliği için güvenlik kalkanları kullanılmaktadır.Dørene er af sikkerhedsgrunde automatiserede.
Ayrıca özel yapım koruyucu kalkanlar pencere camlarının karlanmasını önler.Noen ville endog ha glassmalerier i alle vinduene.
Bu gerçekleşir ve Eli ile birlikte kalkanları tam maksimun güce sokarlar.これはアッパーで浮かせた相手をそのまま逆の手でアッパーするもの。
Kalkanlar önlerine flama asılarak çeşitli desenlerle üretilebilirler.その蝶は行く先々で紅に様々な助言をくれる。
Güçlü kalkanlara sahiptir.大きめなクレーターがある。
Ancak, yarı kapalı kalkanlar bile koukları uzun süre yaşatmayacaktır.9. 世間追逐五欲所生樂,無法從今世一直保持並帶往後世。
Argonautlar kalkanlarıyla kendilerini korumaya çalışsalar dahi bir arkadaşlarını yitirmekten kurtulamazlar.만약 오리온이 전갈로부터 살아남는다면 더이상 두사람의 사랑을 방해하지 않겠다는 것이다.
Koruma kalkanları kalktığında Asi Birliği Yeni Ölüm Yıldızı'na saldırarak bunu da yok etmeyi planlamaktadır.בעקבות הגילויים על כוכב המוות החדש, ברית המורדים מתכננת התקפה על הכוכב כאשר הוא עדיין בשלבי בנייה.
Silah mürettebatı zırhlı kalkanlar ile korunurlar.הצוות אימן את הימאים בתותחנות.
Schürzen adını verdikleri bu zırh ince çelik levha veya kalkanlardan oluşuyordu.Medzi materiály, z ktorých svoje diela tvoril, patrilo napríklad plexisklo alebo nehrdzavejúca oceľ.
İnsanlar hemen bu yeni kalkanları savaş gemilerine ve zemindeki çoğu güce kurarlar.Nuo tų laikų daugelio šalių karo laivuose ir karinio laivyno bazėse pamaldų metu iškeliami šie vimpelai.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davide prese gli scudi d'oro agli ufficiali di Hadad-Ezer e li portò in Gerusalemme
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davide tolse ai servitori di Hadad-Ezer i loro scudi d'oro e li portò a Gerusalemme
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tok de gullskjold som Hadadesers tjenere hadde båret, og førte dem til Jerusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tok de gullskjold som Hadaresers tjenere hadde båret, og førte dem til Jerusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tomó los escudos de oro que llevaban los servidores de Hadad-ezer y los trajo a Jerusalén
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða - vít đoạt những khiên vàng của các đầy_tớ Ha-đa-rê-xe , rồi đem về Giê-ru-sa-lem .
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða-vít đoạt những khiên vàng của các đầy tớ Ha-đa-rê-xe, rồi đem về Giê-ru-sa-lem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða - vít lấy những thuẫn bằng vàng của các đầy_tớ Ha-đa-đê-xe mang , mà gởi đến Giê-ru-sa-lem .
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða-vít lấy những thuẫn bằng vàng của các đầy tớ Ha-đa-đê-xe mang, mà gởi đến Giê-ru-sa-lem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davi tomou os escudos de ouro que tinham sido dos servos de Hadadézer, e os trouxe a Jerusalém.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.De gouden schilden van koning Hadadezers officieren bracht David naar Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.E Davi tomou os escudos de ouro que os servos de Hadadézer usavam, e os trouxe para Jerusalém.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.És elvevé Dávid az arany paizsokat is, melyek Hadadézer szolgáin valának, és bevivé azokat Jeruzsálembe.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.És vevé Dávid az arany paizsokat, a melyeket a Hadadézer szolgái viselének, és vivé Jeruzsálembe.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Et David prit les boucliers d`or qu`avaient les serviteurs d`Hadadézer, et les apporta à Jérusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Et David prit les boucliers d`or qu`avaient les serviteurs d`Hadarézer, et les apporta à Jérusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Hij bracht de gouden schilden van koning Hadadezer naar Jeruzalem,
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.In David je vzel ščite iz zlata, ki so jih imeli hlapci Hadarezerjevi, in jih je prinesel v Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.In David je vzel zlate ščite, ki so jih imeli hlapci Hadadezerjevi, in jih je prinesel v Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ja Daavid otti ne kultavarustukset, jotka Hadadeserin palvelijoilla oli, ja vei ne Jerusalemiin.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ja Daavid otti ne kultavarustukset, jotka Hadareserin palvelijoilla oli yllään, ja vei ne Jerusalemiin.